Kelimeler arşivinde; içinde "anda" olan, toplam 300 tane kelime bulunuyor. İçerisinde anda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu anda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında anda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
STANDARTLAŞTIRMAK, PAYANDALAYABİLMEK
STANDARTLAŞTIRMA, TRANSANDANTALİZM, PAYANDALAYABİLME, TRANSANDANTALİST
PROPAGANDACILIK, STANDARDİZASYON
ANTİPROPAGANDA, BAŞKUMANDANLIK, ÇOBANDAĞARCIĞI, STANDARTLAŞMAK, STANDARTSIZLIK, HOBANDANİŞMENT, KUMANDANSIZLIK, YAYLAMARANDASI, YENİHARMANDALI
SANDALYECİLİK, STANDARTLAŞMA, TRANSANDANTAL, TURFANDACILIK, ZAMANDAŞÇILIK
ANDAVALLILIK, BANDAJLATMAK, MANDALLANMAK, MİHMANDARLIK, PAYANDALAMAK, PROPAGANDACI, SANDALGİLLER, KUŞVURANDAŞI
BANDAJLAMAK, BANDAJLATMA, BAŞKUMANDAN, JANDARMALIK, KUMANDANLIK, KUMANDANSIZ, MANDALLAMAK, MANDALLANMA, MANDARİNLİK, PAYANDALAMA, SANDALCILIK, SANDALYELİK, SANDALYESİZ, STANDARTLIK, TURFANDALIK, VATANDAŞLIK, ZAMANDAŞLIK, ANDALLANMAK, CAMİLİMANDA, ÇANDALLAMAK, DANDANNAMAK, DANDAZLAMAK, GANDAKLAMAK, KANDAHLAMAK, KAPIMANDALI, SANDALAĞACI, STANDARTSIZ, YABANDARISI
ANDAVALLIK, HOLLANDACA, HOLLANDALI, KUMANDANLI, MAGANDALIK, MANDACILIK, MANDALLAMA, PAYANDALIK, PROPAGANDA, SANDALYECİ, SANDALYELİ, SULTANDAĞI, TURFANDACI, HARMANDALI, KANDAMLASI, ANDALLAMAK, ARDARANDAN, BATISANDAL, ÇANDALLAMA, DANDANNAMA, DANDARLIĞI, DOĞUSANDAL, HANIHANDAN, KANDALAYAN, KATRANDAĞI, KUMANDASIZ, MANDAERİĞİ, MEYDANDAĞI, PAYANDASIZ, SANDALKUŞU, Devamını Oku »»
ANDANTİNO, ANDAVALLI, CANDANLIK, İRLANDALI, KANDAŞLIK, MANDAGÖZÜ, MANDALİNA, MANDALSIZ, MANDAPOST, MİHMANDAR, PANDANTİF, PAYANDALI, VANDALİZM, YANDAŞLIK, ABAHANDAN, AMADANDAN, ASLANDAMI, BİDAHANDA, BOZKANDAK, CANDAŞLIK, ÇOBANDAĞI, DABANDARI, DANDALÇAK, DANDANİÇA, DOKSANDAN, GIRMANDAL, HARMANDAL, HASANDAĞI, İBOLLANDA, KANDADUĞU, Devamını Oku »»
ALABANDA, JANDARMA, KUMANDAN, MANDALLI, MANDARİN, MANDATER, MEYDANDA, SANDALCI, SANDALET, SANDALYE, STANDART, TURFANDA, UGANDALI, VATANDAŞ, YALANDAN, ZAMANDAŞ, ALAMANDA, ALAVANDA, ANDAÇLIK, ANDALMAK, ANDATIKA, BAYANDAN, BULANDAÇ, CAMANDAR, CANDANER, CANDARMA, CİHANDAR, ÇANDARLI, ÇANDAVUL, GAMANDAR, Devamını Oku »»
ANDANTE, ANDAVAL, BANDANA, KUMANDA, MAGANDA, MANDACI, PAYANDA, SKANDAL, VERANDA, ANDAÇLI, ANDALLI, ANDASIZ, ANDAVAT, ARBANDA, BAYANDA, BOZANDA, CANDAMA, ÇANDAĞI, ERANDAÇ, GANDARA, HAÇANDA, HANDAĞI, HANDASA, HARANDA, KANDAĞI, KANDAKİ, KANDARA, KANDASA, KURANDA, LOĞANDA, Devamını Oku »»
AJANDA, BANDAJ, BRANDA, CANDAN, HANDAN, KANDAŞ, MANDAL, MANDAR, SANDAL, VANDAL, YANDAŞ, AKANDA, ANDAĞI, ANDANA, ANDANÇ, ANDAŞI, CANDAR, CANDAŞ, ÇANDAR, DANDAL, DANDAN, GANDAK, GANDAN, GANDAR, HANDAL, KANDAĞ, KANDAK, KANDAL, KANDAN, KANDAY, Devamını Oku »»
ANDAÇ, MANDA, PANDA, RANDA, ANDAH, ANDAK, ANDAL, ANDAN, ANDAŞ, ANDAT, CANDA, HANDA, KANDA, VANDA, YANDA
ANDA
ANDA
Kardeş. Fındık, bir fındık türü. Orada. Onda, o Hususta, o mevzuda. Oraya. O zaman.
TRANSANDANTALİZM
Deneyüstücülük.
PROPAGANDACILIK
Propaganda yapma işi.
STANDARTSIZLIK
Standartsız olma durumu.
BAŞKUMANDANLIK
Başkomutanlık.
PAYANDALAYABİLMEK
Payandalama olasılığı bulunmak.
PAYANDALAYABİLME
Payandalayabilmek işi.
STANDARDİZASYON
Standartlaşma.
KUMANDANSIZLIK
Kumandansız olma durumu.
ÇOBANDAĞARCIĞI
Kuşekmeği.
STANDARTLAŞTIRMA
Standartlaştırmak işi. Nitelikte belirli düzeyi, kaliteyi, pazarlamada kolaylığı ve değer birliğini sağlamak amacıyla her tür üründen benzer nitelikte bulunanı ayırma.
HOBANDANİŞMENT
Bursa şehri, Harmancık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
STANDARTLAŞMAK
Standart duruma gelmek.
ANTİPROPAGANDA
Karşı propaganda.
TRANSANDANTALİST
Deneyüstücü.
STANDARTLAŞTIRMAK
Standart duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ALENİ
Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan.
ANDAVALLILIK
Andavallı olma durumu.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
ANDAVAL
Andavallı.
ANDAVALLI
Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz (kimse), andaval.
ANDANTİNO
Andanteden daha canlı, daha hızlı bir biçimde (çalınmak).
ANINDA
Çabucak. Aynı anda, o anda yapılan, simultane.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
ALMANCI
Almanya yanlısı olan kimse. Avrupa'da genellikle de Almanya'da çalışan Türk vatandaşı.
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.
ANDAVALLIK
Andavallılık.
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).
ANDAÇ
Ajanda. Yadigâr.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
ANDANTE
Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak).