Kelimeler arşivi içinde; sonunda "anda" olan, toplam 44 adet kelime bulunmaktadır. Sonu anda ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında anda olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde anda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ANTİPROPAGANDA
CAMİLİMANDA
PROPAGANDA
OLMİYANDA, İBOLLANDA, BİDAHANDA
ALABANDA, TURVANDA, TIRMANDA, TAFRANDA, MISRANDA, KISMANDA, HARMANDA, ALAVANDA, ALAMANDA, TURFANDA, MEYDANDA
HARANDA, MAGANDA, NAHANDA, MARANDA, LOĞANDA, KURANDA, RAVANDA, KUMANDA, PAYANDA, HAÇANDA, BOZANDA, BAYANDA, ARBANDA, VERANDA
BRANDA, AJANDA, ORANDA, AKANDA
YANDA, VANDA, MANDA, KANDA, PANDA, HANDA, CANDA, RANDA
ANDA
ANDA
Kardeş. Fındık, bir fındık türü. Orada. Onda, o Hususta, o mevzuda. Oraya. O zaman.
ALABANDA
Deniz teknelerinin iç yanları, borda karşıtı.
CAMİLİMANDA
İçel ili, Yenice bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
PROPAGANDA
Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca.
HARMANDA
Hizmetçi, uşak. At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak.
İBOLLANDA
Eyüp oğullarında.
ALAMANDA
Hiddetli azar, paylama. Komut.
ANTİPROPAGANDA
Karşı propaganda.
TURVANDA
Turfanda.
ALAVANDA
Gürültü, patırtı, şamata. Şiddetli paylama, haşlama, tekdir. Kibir, gösteriş. Fındık bahçelerinde, ağaç sıralarının arası: Bu alavanda genişmiş.
TIRMANDA
Başkasının sırtından geçinen, asalak.
OLMİYANDA
Olmayınca, olmadığı zaman.
TAFRANDA
Yeni, taze, turfanda.
MISRANDA
Sergen.
KISMANDA
Pantalon.
BİDAHANDA
Gelecek sefer.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.
ANDAVALLIK
Andavallılık.
ALMANCI
Almanya yanlısı olan kimse. Avrupa'da genellikle de Almanya'da çalışan Türk vatandaşı.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
ANDAVAL
Andavallı.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
ANDANTE
Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak).
ANDAVALLI
Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz (kimse), andaval.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
ALENİ
Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan.
ANINDA
Çabucak. Aynı anda, o anda yapılan, simultane.
ANDAÇ
Ajanda. Yadigâr.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ANDAVALLILIK
Andavallı olma durumu.
ANDANTİNO
Andanteden daha canlı, daha hızlı bir biçimde (çalınmak).