Sonu ANDA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "anda" olan, toplam 44 adet kelime bulunmaktadır. Sonu anda ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında anda olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde anda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ANTİPROPAGANDA

11 harfli kelimeler

CAMİLİMANDA

10 harfli kelimeler

PROPAGANDA

9 harfli kelimeler

OLMİYANDA, İBOLLANDA, BİDAHANDA

8 harfli kelimeler

ALABANDA, TURVANDA, TIRMANDA, TAFRANDA, MISRANDA, KISMANDA, HARMANDA, ALAVANDA, ALAMANDA, TURFANDA, MEYDANDA

7 harfli kelimeler

HARANDA, MAGANDA, NAHANDA, MARANDA, LOĞANDA, KURANDA, RAVANDA, KUMANDA, PAYANDA, HAÇANDA, BOZANDA, BAYANDA, ARBANDA, VERANDA

6 harfli kelimeler

BRANDA, AJANDA, ORANDA, AKANDA

5 harfli kelimeler

YANDA, VANDA, MANDA, KANDA, PANDA, HANDA, CANDA, RANDA

4 harfli kelimeler

ANDA

Bazı kelimelerin anlamları

ANDA

Kardeş. Fındık, bir fındık türü. Orada. Onda, o Hususta, o mevzuda. Oraya. O zaman.

PROPAGANDA

Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca.

ALAMANDA

Hiddetli azar, paylama. Komut.

ALABANDA

Deniz teknelerinin iç yanları, borda karşıtı.

BİDAHANDA

Gelecek sefer.

TIRMANDA

Başkasının sırtından geçinen, asalak.

OLMİYANDA

Olmayınca, olmadığı zaman.

ANTİPROPAGANDA

Karşı propaganda.

TURVANDA

Turfanda.

TAFRANDA

Yeni, taze, turfanda.

HARMANDA

Hizmetçi, uşak. At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak.

MISRANDA

Sergen.

İBOLLANDA

Eyüp oğullarında.

ALAVANDA

Gürültü, patırtı, şamata. Şiddetli paylama, haşlama, tekdir. Kibir, gösteriş. Fındık bahçelerinde, ağaç sıralarının arası: Bu alavanda genişmiş.

KISMANDA

Pantalon.

CAMİLİMANDA

İçel ili, Yenice bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında ANDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANLIK

Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.

ALAKARGA

Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.

ALMANCI

Almanya yanlısı olan kimse. Avrupa'da genellikle de Almanya'da çalışan Türk vatandaşı.

ANDAVALLIK

Andavallılık.

ADAMCIL

İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.

ANDAVALLILIK

Andavallı olma durumu.

ALENİ

Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan.

ANINDA

Çabucak. Aynı anda, o anda yapılan, simultane.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

ANDAVAL

Andavallı.

AĞIRŞAKLANMAK

Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.

AKKAVAK

Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).

ANDAÇ

Ajanda. Yadigâr.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ANDAVALLI

Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz (kimse), andaval.

ANDANTE

Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak).

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

AJANDA

Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.

ANDANTİNO

Andanteden daha canlı, daha hızlı bir biçimde (çalınmak).