ANDİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "andi" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. andi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu andi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde andi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ANDİYATLI

7 harfli kelimeler

ANDİKAS, ANDİLİK, ANDİRAZ

5 harfli kelimeler

ANDİÇ, ANDİL

4 harfli kelimeler

ANDİ

Bazı kelimelerin anlamları

ANDİ

Tezgâh. Çok akıllı, kurnaz.

ANDİLİK

Kadınların, bilhassa kızların bir çeşit yemeni bağlama şekli ki yemeninin bağları saçın altından, kulakların ardından geçirilerek alında düğümlenir: Şu koca koknaya bakın gençler gibi andilik bağlamış.

ANDİYATLI

Çeşitli, tuhaf: Bu ne ândiyatlı iş.

ANDİÇ

"Ant iç, yemin et" anlamında kullanılan bir isim".

ANDİRAZ

Kiraz aşılanan, acı kabuklu, küçük meyvalı bir ağaç.

ANDİKAS

Sıcak bir sıvıya aynı cins soğuk sıvı katarak ılıklaştırma, eşitleme.

ANDİL

Ölüden kalan eşya, sahipsiz kalan eşya, soyka. Sümüklü: Bu çocuk mahallenin andilidir.

  -   -   -  

Anlamında ANDİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İSKANDİNAV

Kuzey Avrupa yarımadalarının bütünü. İskandinavyalı.

CİVANPERÇEMİ

Birleşikgillerden, birçok türü olan bir kır bitkisi, kandil çiçeği (Achillea millefolium).

ÇOBANTARAĞI

Maydanozgillerden, tarlalarda çok rastlanılan, beyaz çiçekli bir bitki (Scandix).

BÜYÜLTME

Büyültmek işi. Fotoğraf ve resimlere boyut kazandırma işlemi, agrandisman.

KANDİLCİ

Cami ve minarelerin kandillerini yakan kimse. Kandil yapan veya satan kimse.

IŞITIM

İçine yağ konularak ucundaki fitil sayesinde ışık elde edilen kandil.

AKPAS

Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).

ÇÖRDEK

Gabya mantileri üzerine bağlanan palanga, flok ve yan yelkenleri kandilisası.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

APANDİSİT

Apandisin iltihaplanması.

FİTİL

Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.

FİNLANDİYALI

Finlandiya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

GOLFSTRİM

Atlas Okyanusu'nda, Meksika Körfezi'nden başlayarak Britanya ve İskandinavya kıyılarına kadar ulaşıp Avrupa Rusyası'nın kuzey kıyılarına kadar gelen ve Batı Avrupa'nın deniz iklimini yumuşatan sıcak su akıntısı.

KANDİLCİLİK

Kandilcinin yaptığı iş.

FİN

Finlandiyalı.

İDARE

Yönetme, yönetim, çekip çevirme. Hoş görme, göz yumma. Yetinme. Tutum. Bir kurum ya da kuruluşun yönetildiği yer veya makam. İdare kandili veya lambası. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Bir kurumun işlerini yürüten kurul.

BÜYÜLTEÇ

Fotoğraf ve resim büyültmeye, büyültüp basmaya yarayan aygıt, agrandisör.

KANDİL

İçinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracı. Kandil gecesi. Çok sarhoş.

ENGEL

Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.

AKZAMBAK

Zambakgillerden, süs bitkisi olarak yetiştirilen, çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki (Lilium candidum).