Sonu ANDO ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ando" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ando ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ando olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ando olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ANDO

Karanlık, izbe yer.

BANDO

Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genel olarak geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu veya takımı, mızıka. Takım, topluluk.

TEKVANDO

El ve kol vuruşlarından çok, ayak ve tekme tekniklerine önem veren, Uzak Doğu'ya özgü dövüş sanatı.

LANDO

Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş karşılıklı iki oturma sırası bulunan, üstü açılıp kapanabilen çift körüklü binek arabası.

KOMANDO

Özel yetiştirilmiş askerlerden oluşan birlik. Vurucu kuvvet. Bu birlikte görevli asker.

ACCELERANDO

Gittikçe hızlanarak.

  -   -   -  

Anlamında ANDO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANDO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LİBRETTO

Bir operanın sözlerinin yazılı bulunduğu kitap. Bir pandomimi veya baleyi açıklayan kitap.

GÜDEN

Çoban, sığırtmaç. Testi. Bandoyu yöneten adam. Kalınbağırsak. Çoban.

POYRADELİĞİ

Evlerde serinlik sağlamak amacıyla duvarlarda, poyraz yelinin esintisi doğrultusunda açılan delik. (Arslandoğmuş Şarkikaraağaç Isparta).

BOMBARDON

Bandoda en kalın sesi veren, pistonlu, nefesli çalgı.

MIÇI

Yabandomuzu yavrusu. Ortaya konulan para ya da bilyeye, kayrak taşlarıyla vurarak oynanan bir çocuk oyunu.

PASKAL

Pandomim oyununda palyaço gibi boyanmış komik.

KÖRSÜDÜMBEĞİ

Yeni dikilmiş olan asma çubuğunun üzerine yığılan toprak. (Arslandoğmuş Şarkikaraağaç Isparta).

MIZIKA

Bando. Armonika.

TAMÇALDI

Bando.

MANDOLİNCİLİK

Mandolincinin yaptığı iş.

SAKSAFON

Genellikle pirinçten yapılmış, metal tuşlara basılarak çalınan, çoğunlukla bandolarda ve caz topluluklarında kullanılan bir tür üflemeli çalgı.

BANDOCU

Bandoda görevi olan kimse, mızıkacı.

BANDOCULUK

Bandocunun yaptığı iş.

TİFİN

Karamandol da denilen bir çeşit kumaş.

SAVRUKLAMA

Güldürü filmlerinin en yalınç, en ilkel ve özellikle sinemanın ilk yıllarından sessiz sinemanın sonuna dek büyük bir gelişme gösteren çeşidi. Sinemadaki savruklama, 1. yüzyılda İtalya'da ortaya çıkan "commedia dell'arte"ye, Orta Çağ farslarının geleneğine, İngiliz müzikhollerindeki pandomimaya dayanır. Savruklamada gülüt denilen gülünç buluşlar birbirini hızla izler; sopalama, kovalama, tekme atma, kremalı pasta fırlatma, beklenmedik rastlaşma gibi kaba güldürme öğeleri bol bol kullanılır. Bütün bunlar sağlam bir mantık dizisi içinde, baş döndürücü bir hızla gelişir; izleyiciye hemen hemen soluk alma fırsatı verilmez. Bazen bunun yanı sıra saçmanın, mantık dışının, gerçek dışının da yer aldığı görülür. Savruklamanın belli tipleri vardır; bunlar kalıp tiplerdir; kaba makyajlıdır; davranışları abartmalıdır. Savruklamada dizem çok hızlıdır; hatta çoğunlukla hızlandırılmış devinime başvurulur, film hilelerinden büyük ölçüde yararlanılır. Savruklama, öbür güldürü filmleri çeşitlerine temel olmuş, bu çeşitler içinde sav-ruklama örneklerine de zaman zaman yer verilmiştir.

AVGAS

I. Bahçe duvarlarının dip kesimlerindeki su geçiti. (Arak Şarkikaraağaç Isparta). Su arklarının kenarlarında bulunan açılıp kapanabilen su ağızları. (Arslandoğmuş Şarkikaraağaç Isparta).

MANDOLİNCİ

Mandolin yapan, satan veya çalan kimse.

MIZIKACI

Bandocu. Armonika çalan kimse.

IŞIN

Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua. Işın etkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri. Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri. Belli bir doğrultuda giden tanecikler ya da erke demeti. Isı ya da ışık erkesinin yayılma doğrultusunu gösteren çizgi. Bir çemberin ya da bir yuvarın özeğinden dışa doğru uzanan çizgilerden her biri. Belli bir doğrultuda,giden parçacıklar ya da erke demeti. Bir doğru üzerindeki bir P noktası ile söz konusu doğru üzerinde P nin bir yanında kalan tüm noktaların oluşturduğu küme. Anlamdaş. yandoğru. Herhangi bir ışınım kaynağından çıkarak herhangi bir yöne giden bir ışınımın izlediği doğru. Bu ışınımın kendisi. Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne dağılıp giden ışık demeti.

MALE

Yabandomuzunun yattığı yer. Mahalle. Mahalle (bk. çaymâle).