Kelimeler arşivinde; içinde "alça" olan, toplam 70 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alça bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu alça ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alça olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ALÇAKLAŞABİLMEK
YALIMALÇAHLIĞI, ALÇAKLAŞTIRMAK, ALÇAKLAŞABİLME
ALÇALTIVERMEK, ALÇAKLAŞTIRMA, ALÇALTABİLMEK
ALÇALTIVERME, ALÇALTABİLME, ALÇALIVERMEK, ALÇALABİLMEK
ALÇAĞRITMAK, ALÇALTILMAK, ALÇALIVERME, ALÇALABİLME, SALÇALANMAK, ALÇAKLAŞMAK
SALÇALAMAK, ALÇAKLAMAK, ALÇAĞIRMAK, FALÇATASIZ, SALÇALANMA, ALÇAKLAŞMA, ALÇALTILIŞ, ALÇALTILMA, TOPALÇAVUŞ
ALÇALAMAK, SALÇALAMA, FALÇATALI, DANDALÇAK, ALÇALTMAK, ALÇAKDERE
ALÇALMAK, ALÇATMAK, ALÇAĞRAK, ALÇAKLIK, ALÇALTIŞ, ALÇALTMA, ALÇAKBEL, ÇATALÇAM, ÇUVALÇAN, SALÇALIK, NALÇASIZ, KALÇASIZ, KALÇALIK, SUVALÇAN
FALÇATA, LALÇABA, NALÇAPA, ALÇAKÇA, SUALÇAN, UYALÇAK, ALÇALMA, ALÇALTI, ALÇALIŞ, ALÇACIK, SALÇALI, ALÇARAK, KALÇALI, NALÇALI
BALÇAK, KALÇAK
ALÇAK, KALÇA, NALÇA, SALÇA, HALÇA, GALÇA, ALÇAH
ALÇA
ALÇA
Alın. Ayakkabı kalıplarının ön tarafına konulan üç köşeli mukavva, vaketa veya meşin parça. Erkeğin nişanlısına verdiği hediye. Erik. Kalıpları ayakkabıya uydurmak amacıyla kalıpların üzerine konulan meşin parçalar. (Aksaray Niğde) (alçı) : (Ankara).
ALÇALTABİLME
Alçaltabilmek işi.
ALÇAKLAŞTIRMAK
Alçaklaşmasına sebep olmak.
ALÇALTIVERME
Alçaltıvermek işi.
ALÇALTILMAK
Alçak duruma getirilmek.
ALÇALTABİLMEK
Alçaltma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YALIMALÇAHLIĞI
Eksiklik.
ALÇALIVERME
Alçalıvermek işi.
ALÇAKLAŞTIRMA
Alçaklaştırmak işi.
ALÇALTIVERMEK
Çabucak alçaltmak.
ALÇALIVERMEK
Beklenmedik bir anda ve kısa sürede alçalmak.
ALÇAĞRITMAK
Alçaltmak, hafifletmek.
ALÇALABİLMEK
Alçalma eğilimi veya olasılığı bulunmak.
ALÇAKLAŞABİLMEK
Alçaklaşma eğilimi veya olasılığı bulunmak.
ALÇALABİLME
Alçalabilmek işi.
ALÇAKLAŞABİLME
Alçaklaşabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALÇA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALÇAKLAŞMAK
Alçak duruma gelmek.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
ALÇAKÇA
Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.
AŞAĞI
Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.
ALÇALMAK
Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek. İnsanın değeri azalmak.
ALÇALTIŞ
Alçaltma işi.
BASEN
Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü. Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 metre derinliği olan deniz dibi.
BASIK
Basılmış, yassılaşmış. Çok yüksek olmayan, alçak. Kısık.
ALÇARAK
Az alçak.
BAHRİ
Denizle ilgili. Uzun boyunlu, sivri gagalı, boynunun önü ve göğsü parlak beyaz olan, alçaktan ve hızlı uçan, suya bağımlı bir tür kuş (Podiceps cristatus).
ALÇAKLIK
Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
ALÇALTMA
Alçaltmak işi.
ALÇACIK
Çok alçak.
ALÇAKLAŞMA
Alçaklaşmak durumu.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
ALÇALIŞ
Alçalma işi.
ALÇALTMAK
Alçak duruma getirmek. Değerini azaltmak.