ALÇA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alça" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. alça ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alça ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alça olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ALÇAKLAŞABİLMEK

14 harfli kelimeler

ALÇAKLAŞTIRMAK, ALÇAKLAŞABİLME

13 harfli kelimeler

ALÇALTABİLMEK, ALÇAKLAŞTIRMA, ALÇALTIVERMEK

12 harfli kelimeler

ALÇALTABİLME, ALÇALABİLMEK, ALÇALTIVERME, ALÇALIVERMEK

11 harfli kelimeler

ALÇALTILMAK, ALÇALIVERME, ALÇAĞRITMAK, ALÇALABİLME, ALÇAKLAŞMAK

10 harfli kelimeler

ALÇALTILIŞ, ALÇAKLAŞMA, ALÇALTILMA, ALÇAKLAMAK, ALÇAĞIRMAK

9 harfli kelimeler

ALÇALAMAK, ALÇAKDERE, ALÇALTMAK

8 harfli kelimeler

ALÇATMAK, ALÇALTIŞ, ALÇALTMA, ALÇALMAK, ALÇAKLIK, ALÇAKBEL, ALÇAĞRAK

7 harfli kelimeler

ALÇALMA, ALÇALTI, ALÇALIŞ, ALÇAKÇA, ALÇACIK, ALÇARAK

5 harfli kelimeler

ALÇAK, ALÇAH

4 harfli kelimeler

ALÇA

Bazı kelimelerin anlamları

ALÇA

Alın. Ayakkabı kalıplarının ön tarafına konulan üç köşeli mukavva, vaketa veya meşin parça. Erkeğin nişanlısına verdiği hediye. Erik. Kalıpları ayakkabıya uydurmak amacıyla kalıpların üzerine konulan meşin parçalar. (Aksaray Niğde) (alçı) : (Ankara).

ALÇALTABİLMEK

Alçaltma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ALÇAKLAŞABİLMEK

Alçaklaşma eğilimi veya olasılığı bulunmak.

ALÇALTIVERME

Alçaltıvermek işi.

ALÇALIVERMEK

Beklenmedik bir anda ve kısa sürede alçalmak.

ALÇAKLAŞTIRMAK

Alçaklaşmasına sebep olmak.

ALÇAĞRITMAK

Alçaltmak, hafifletmek.

ALÇALIVERME

Alçalıvermek işi.

ALÇALTABİLME

Alçaltabilmek işi.

ALÇALABİLMEK

Alçalma eğilimi veya olasılığı bulunmak.

ALÇAKLAŞTIRMA

Alçaklaştırmak işi.

ALÇALTIVERMEK

Çabucak alçaltmak.

ALÇAKLAŞMAK

Alçak duruma gelmek.

ALÇALABİLME

Alçalabilmek işi.

ALÇAKLAŞABİLME

Alçaklaşabilmek işi.

ALÇALTILMAK

Alçak duruma getirilmek.

  -   -   -  

Anlamında ALÇA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALÇA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALÇAKLIK

Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.

ALÇALTMA

Alçaltmak işi.

ADİ

Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ALÇARAK

Az alçak.

ALÇAKÇA

Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.

ARIZA

Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.

ALÇALMAK

Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek. İnsanın değeri azalmak.

ALÇACIK

Çok alçak.

BAHRİ

Denizle ilgili. Uzun boyunlu, sivri gagalı, boynunun önü ve göğsü parlak beyaz olan, alçaktan ve hızlı uçan, suya bağımlı bir tür kuş (Podiceps cristatus).

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

ALÇALIŞ

Alçalma işi.

BASIK

Basılmış, yassılaşmış. Çok yüksek olmayan, alçak. Kısık.

BASEN

Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü. Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 metre derinliği olan deniz dibi.

ALÇALTIŞ

Alçaltma işi.

AŞAĞI

Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.

ALÇALTMAK

Alçak duruma getirmek. Değerini azaltmak.

ALÇALMA

Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.

ALÇAKLAŞMA

Alçaklaşmak durumu.

BASMA

Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.