Kelimeler arşivinde; içinde "akaç" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akaç bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu akaç ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akaç olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAKAÇİFTLİKKÖYÜ
KULAĞAKAÇANLAR
SAKAÇİFTLİĞİ, FALAKAÇARIĞI
TUMANAKAÇAN, KAKAÇLANMAK, KULAĞAKAÇAN
YAPRAKAÇAN, TAKAÇLAMAK, AKAÇLATMAK
AKAÇLAMAK, AKAÇLATMA, SUYAKAÇAN, SARIKAKAÇ, KARAKAÇAN, KULAKAÇAN, KARAKAÇAK
ALATAKAÇ, AKAÇLAMA, ALAKAKAÇ
ÇAKAÇAK, BİRAKAÇ, BAKAÇAK
KAKAÇI
KAKAÇ, BAKAÇ, HAKAÇ, GAKAÇ, DAKAÇ, TAKAÇ
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
KULAĞAKAÇANLAR
Yarıbaşkalaşım gösteren ve genellikle hayvansal maddelerle beslenen, seyrek olarak otçul, gececi, kemirici, kısa kanatlı böcekler takımı.
KARAKAÇAN
Eşek.
TUMANAKAÇAN
Kapsül.
KULAĞAKAÇAN
Düz kanatlılardan, karnında çatal biçiminde iki uzantı bulunan, meyve ve sebzelere zarar veren otçul bir böcek (Forficula auricularia).
AKAÇLATMA
Akaçlatmak işi.
KAKAÇLANMAK
Soğuktan donup kaskatı olmak. Bitki kurumaya yüz tutmak. Bitki kuruyarak sertleşmek. Donan nesne sertleşmek.
YAKAÇİFTLİKKÖYÜ
Antalya şehrinde, Elmalı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SARIKAKAÇ
Büyük kertenkele.
AKAÇLATMAK
Akaçlama işini yaptırmak.
TAKAÇLAMAK
Ham meyveleri sırıkla düşürmek.
SUYAKAÇAN
Hamur çorbası.
FALAKAÇARIĞI
Falakayı tutan demir. (Bor Niğde).
YAPRAKAÇAN
Mart başında esen yel.
AKAÇLAMAK
Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.
SAKAÇİFTLİĞİ
Kütahya ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKAÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VİZÖR
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek, bakaç.
TEFCİR
Akaçlama.
MERCEKTEN
Alıcının merceği ardında yer alan, dolayısıyla, filmle aynı ölçüde ışık alabilen ışıkölçer. (Özdevinimli alıcılardaki bu ışıkölçer, ışık düzengecinin ayar koluna bağlı olarak, bu düzengeci, ışığın yeğinliğine göre kendi kendine düzenler). Bazı alıcılarda, doğrudan doğruya alıcı merceğinden gelen görüntüyü alan yansımalı bakaç.
DRENAJ
Toprakta bitkilerin yetişmesine zararlı olan fazla suların akıtılması, akaçlama. Yarada biriken sıvıyı akaçla boşaltma.
DÜRBÜN
Uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet, bakaç. Gözetleme deliği.
EŞEK
Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.
AKAÇLAMA
Akaçlamak işi, tefcir, drenaj.