Kelimeler arşivinde; içinde "akad" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akad bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu akad ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akad olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAKADEMİRCİLER
AKADEMİCİLİK, MAKADAMLAMAK
AKADEMİSYEN, ALAKADARLIK, MAKADAMLAMA, ABRAKADABRA, KARAKADILAR
BAKADURMAK, AKADEMİSEL, KONAKADÜZÜ
PAŞAKADIN, BAKADURMA, AYŞAKADIN, ANŞAKADIN, TAYAKADIN, AKADEMİCİ
MANAKADI, KARAKADI, KARAKADA, ANAKADIN, YAKADERE, YAKADİBİ, TAKADDÜM, ALAKADAR, AKADEMİK
KAKADAK, ALAKADI, ŞAKADAN, TAKADON, MAKADAM, AKADEMİ
AKAD
Doğruluğuyla, dürüstlüğüyle tanınmış kimse.
YAKADEMİRCİLER
Zonguldak kenti, Çaycuma ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
AKADEMİCİLİK
Akademici olma durumu.
AKADEMİSEL
(Resim, Heykel) Geleneksel bir görüş içinde yapılmış, kişilikten yoksun (resim ya da heykel çalışması).
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AYŞAKADIN
Ayşekadın fasulyesi.
ANŞAKADIN
Bir çeşit fasulye.
KARAKADILAR
Çanakkale şehri, Etili bucağına bağlı bir bölge.
MAKADAMLAMA
Makadamlamak işi.
BAKADURMA
Bakadurmak işi.
KONAKADÜZÜ
Muş şehri, Korkut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BAKADURMAK
Bakma işini sürdürmek.
MAKADAMLAMAK
Makadamla kaplamak.
ALAKADARLIK
İlgililik.
AKADEMİSYEN
Öğretim elemanı.
PAŞAKADIN
Eskişehir kenti, Kaymaz nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKAYAZMAK
Bakacak gibi olmak. Bakadurmak.
DOKTOR
Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.
ÖNCELİK
Bir şeyin öbüründen önce olması durumu, takaddüm.
İLGİLİLİK
İlgili olma durumu, alakadarlık, alakalılık.
ŞAKACIKTAN
Şakadan.
DURMAK
Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.
AKADEMİK
Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.
YÜKSEKOKUL
Üst düzeyde uygulayıcı meslek elemanı yetiştiren yükseköğretim kurumu, akademi.
MAHSUS
Özgü. Şakadan. Özel. Özellikle. Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır. Belli, ortada, aşikâr. Duyulan, anlaşılan, hissedilen. Bilerek, isteyerek, kasten.
İLGİLİ
İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.
KURMAY
Harp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla bitirmiş subay, erkânıharp. Kurmaylık yetkisi ve niteliği olan (subay).
MANTAR
Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.
ÇAPAR
Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.
LİSANS
Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi. Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Bir malı yabancı firma adına üretme izni. Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni. Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı.
KONUŞU
Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.
YÜKSEKÖĞRETİM
Üniversiteleri yönetmek görevini ve sorumluluğunu taşıyan birimlerden oluşan kuruluş. Ortaöğretimi bitirenlere, üniversite, akademi vb. eğitim kurumları tarafından planlanıp uygulanan öğretim.
IŞIKLILIK
Bir optik cihazda, cisme çıplak gözle veya cihazla bakıldığında ağ tabakadaki birim yüzeyi etkileyen ışık miktarları arasındaki oran.
TRAHOM
Göz kapaklarının altında birtakım kabarcıkların belirmesiyle başlayan, tedavi edilmediğinde kirpiklerin içeriye kıvrılması, saydam tabakada yaralar çıkması nedeniyle körlükle sonuçlanabilen bulaşıcı hastalık.
BLASTOSÖL
Embriyonun erken evresinde, dış tabakadaki hücrelerin içeriye doğru bir girinti yapması sonucu oluşan, ilk vücut boşluğu, birinci karın boşluğu. Embriyoda morula evresinden sonra gelişen içi sıvı dolu boşluk.
DERİ
İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.