AKAD ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "akad" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. akad ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu akad ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde akad olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AKAD

Doğruluğuyla, dürüstlüğüyle tanınmış kimse.

AKADEMİCİLİK

Akademici olma durumu.

AKADEMİSEL

(Resim, Heykel) Geleneksel bir görüş içinde yapılmış, kişilikten yoksun (resim ya da heykel çalışması).

AKADEMİ

Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.

AKADEMİSYEN

Öğretim elemanı.

AKADAŞ

Arkadaş, bk. âgıdeş, âkıdeş, arkıdeş, arhadaş.

AKADEMİK

Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.

AKADLI

Doğruluğuyla ve dürüstlüğüyle ünlü kimse.

AKADEMİCİ

Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.

  -   -   -  

Anlamında AKAD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞAKACIKTAN

Şakadan.

MAHSUS

Özgü. Şakadan. Özel. Özellikle. Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır. Belli, ortada, aşikâr. Duyulan, anlaşılan, hissedilen. Bilerek, isteyerek, kasten.

İLGİLİLİK

İlgili olma durumu, alakadarlık, alakalılık.

KONUŞU

Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.

IŞIKLILIK

Bir optik cihazda, cisme çıplak gözle veya cihazla bakıldığında ağ tabakadaki birim yüzeyi etkileyen ışık miktarları arasındaki oran.

DOKTOR

Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.

MAKADAMLAMAK

Makadamla kaplamak.

ÇAPAR

Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.

ÖNCELİK

Bir şeyin öbüründen önce olması durumu, takaddüm.

BAKADURMA

Bakadurmak işi.

MANTAR

Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

TRAHOM

Göz kapaklarının altında birtakım kabarcıkların belirmesiyle başlayan, tedavi edilmediğinde kirpiklerin içeriye kıvrılması, saydam tabakada yaralar çıkması nedeniyle körlükle sonuçlanabilen bulaşıcı hastalık.

İLGİLİ

İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

DURMAK

Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.

KURMAY

Harp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla bitirmiş subay, erkânıharp. Kurmaylık yetkisi ve niteliği olan (subay).

DERİ

İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

LİSANS

Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi. Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Bir malı yabancı firma adına üretme izni. Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni. Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı.

YÜKSEKÖĞRETİM

Üniversiteleri yönetmek görevini ve sorumluluğunu taşıyan birimlerden oluşan kuruluş. Ortaöğretimi bitirenlere, üniversite, akademi vb. eğitim kurumları tarafından planlanıp uygulanan öğretim.

YÜKSEKOKUL

Üst düzeyde uygulayıcı meslek elemanı yetiştiren yükseköğretim kurumu, akademi.

MAKADAMLAMA

Makadamlamak işi.