Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akak" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında akak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
ÇAKAK
Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Çakıllı yer. Yere çakılan kalın kısa kazık.
KAKAK
Çivi. Çekiç.
MAKAK
Güneydoğu Asya'da yaşayan kuyruklu bir maymun (Macacus).
SAKAK
Çene altı.
ŞAKAK
Göz, alın ve yanak arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan çukurumsu bölge.
CAKAK
Saksağan.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DULUKLUK
Kadın başlıklarının iki tarafına şakakların üstüne gelmek üzere takılan süs.
DULUM
Köşe, köşe başı. Şakak. Şakaklardaki saç, zülüf. Komşu, yakın çevre. Kare: Karşıki bahçeler dulum dulum yapılmış. Yufkanın arasına peynir konulup bükülmüşü.
HUDU
Üzüm ezmeye yarayan tahta tekne. Şurada. Üzüm çiğneme teknesi. (Yakaköy Gelendost Isparta).
DÜNEKAVI
Bir yere gizlenmek suretiyle yapılan av. (Yakaköy Gelendost Isparta).
DULUH
Duvar dibi. Şakak. Avurt.
BÜYÜKKIRIK
Samsun ili, Yakakent ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ZÜLÜF
Şakaklardan sarkan saç lülesi. Sevgilinin saçı, zülfüyâr.
İNCEÇALGI
Davul ile zurnanın dışında kalan çalgılar. (Yakaköy Gelendost Isparta.
DULUN
Şakak. Çene kemikleri. Siper, kuytu yer. Arka taraf. Yan, yan taraf. Deve yavrusu.
BAĞCAK
1.Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kadınların kullandıkları renkli yün, sırma veya iple örülmüş kuşak, bel bağı. Çocuğun kundağını sarmaya yarayan ip, yünden örülen kuşak. Kundaklı çocuğu sırta bağlamaya yarayan ip. Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Çobanların gece yatısında kollarına koyun bağladıkları örme ip (Çopraşık k.), karşılığı bağırcak. Koyun sürüsünün geceleri, yattığı yeri terk edip etmediğini anlamak amacıyla çobanın bileğini bir koyunun boynuna bağladığı ip. (Çaltı Gelendost, Kusarı Yalvaç, Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta) (bağacak) : (Yenikent Aksaray Niğde) (bağecik) : (Yakaköy Gelendost Isparta).
BELURMEK
Ansızın korkmak, korku ile bakakalmak, gözlerini açıp bakakalmak. Belirmek, meydana çıkmak. Açılmak, gelişmek.
PÜRÇEK
Şakaklardan sarkan saç, zülüf. Bitkilerin saçaklı kökü veya püskülü, pürçük.
AHAH
İşte, orada, hemen şurada, bu. Hayret, korku, keder, sevinç, kızgınlık, alay bildiren ünlem. Akak, su yatağı. Suyun akış yönü.
YATAK
Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer.
HAMKAZANI
Şıranın pekmez toprağı ile kaynatıldığı kazan. (Yakaköy Gelendost Isparta).
KARAABA
Samsun şehri, Yakakent ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
BAKAKALMA
Bakakalmak işi.
BAKAKALIŞ
Bakakalma işi.
DULUK
Yüz. Şakak. Yüzün şakakla çene arasındaki yanı. Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori.