Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akaç" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akaç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında akaç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akaç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SARIKAKAÇ
ALAKAKAÇ, ALATAKAÇ
BİRAKAÇ
BAKAÇ, KAKAÇ, DAKAÇ, GAKAÇ, HAKAÇ, TAKAÇ
AKAÇ
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
ALATAKAÇ
Ağaçkakan.
TAKAÇ
İleri çıkık (alın için). Ağaçkakan. Kirli giysileri yıkamaya yarayan tahta tokmak.
BAKAÇ
Dürbün. Vizör.
DAKAÇ
Ağaç destek, dayak.
GAKAÇ
Donma.
HAKAÇ
Tuzlanarak güneşte kurutulmuş pastırma parçası.
KAKAÇ
Tuzlanıp kurutulmuş yiyecek. Manda pastırması.
ALAKAKAÇ
Gelincik çiçeği.
SARIKAKAÇ
Büyük kertenkele.
BİRAKAÇ
Beş, altı litre oylumunda kova, bakraç.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKAÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAÇLATMA
Akaçlatmak işi.
AKAÇLAMA
Akaçlamak işi, tefcir, drenaj.
DRENAJ
Toprakta bitkilerin yetişmesine zararlı olan fazla suların akıtılması, akaçlama. Yarada biriken sıvıyı akaçla boşaltma.
MERCEKTEN
Alıcının merceği ardında yer alan, dolayısıyla, filmle aynı ölçüde ışık alabilen ışıkölçer. (Özdevinimli alıcılardaki bu ışıkölçer, ışık düzengecinin ayar koluna bağlı olarak, bu düzengeci, ışığın yeğinliğine göre kendi kendine düzenler). Bazı alıcılarda, doğrudan doğruya alıcı merceğinden gelen görüntüyü alan yansımalı bakaç.
EŞEK
Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.
VİZÖR
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek, bakaç.
DÜRBÜN
Uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet, bakaç. Gözetleme deliği.
AKAÇLAMAK
Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.
TEFCİR
Akaçlama.
AKAÇLATMAK
Akaçlama işini yaptırmak.