Kelimeler arşivinde; içinde "ahd" olan, toplam 76 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ahd bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ahd ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ahd olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VAHDETİVÜCUT
GAYRİMAHDUT, LAHDALANMAK, DAHDÖSLEMEK
TAHDİREVAN, TAHDADELAN, TAHDADELEN, VAHDANİYET, FETTAHDERE, TAHDAPABIÇ
MAHDUMLAR, AHDARACAH, HAHDARLIH, DAHDETMEK, ÇAHDURMAH, ÇAHDIRMAH, BAYRAHDAR, AHDARACAK, TAHDABİTİ, TAHDETMEK, TAHDİBİNK, TAHDİKOTU, MÜSTAHDEM, VAHDETTİN
SABAHDAN, MAHDÜVER, DAHDİLEN, MAHDIBAN, GIRAHDAN, TAHDIBEK, ESSAHDAN, YAHDULUH, BOYAHDAN, BAYAHDAN, AYAHDAŞI, AHDETMEK, ANCAHDAN, TAHDİDAT, AHDARMAH, AHDARMAK
CİRAHDA, UZAHDAN, TAHDİDİ, ŞAHDANE, AHDARAÇ, LAHDERE, KAHDİRİ, İNAHDAR, AHDETME, DAHDİLİ, AHDIMAN, AHDIRIK, AHDİYAR, DAHDİRİ
DAHDAH, MAHDUM, MAHDUT, TAHDİK, TAHDİT, TAHDİD, VAHDET, AHDAFA, AHDANA, ŞAHDAR, AHDARI, MAHDUD
AHDAM, TAHDA, ŞAHDA, AHDES, YAHDU, KAHDA
AHDA, AHDİ, AHDE
AHD
AHD
Söz. Nikâh - ahd etmek. sözleşmek, anlaşmak; önceden bir söz üzerine yemin etmek. nikahlamak.
DAHDETMEK
Gitmek, yapmak.
FETTAHDERE
Kayseri kenti, Sarız ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TAHDADELEN
Ağaçkakan.
VAHDETİVÜCUT
Varlık birliği.
TAHDİREVAN
Tahtırevan; padişahların gezinti vasıtası.
VAHDANİYET
Tanrı'nın birliği, bir olması.
TAHDAPABIÇ
Terlik.
MAHDUMLAR
Sakarya şehrinde, Taraklı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GAYRİMAHDUT
Sınırsız, sonsuz, uçsuz.
TAHDADELAN
Ağaçkakan.
DAHDÖSLEMEK
Elma, ayva, kabak gibi yiyecekleri vurarak ezmek. Bir kimseyi dayakla bitkin duruma sokmak.
AHDARACAH
Saç üzerinde pişirilen yufkayı çevirmeye yarıyan, tahta veya demirden yapılan aygıt.
ÇAHDURMAH
Fark ettirmek.
HAHDARLIH
Bir hak karşılığı çalışma.
LAHDALANMAK
Katılaşmak, pıhtılaşmak : Elimi kestim, gan lahdalandı.
Bu bölümde tanımı içerisinde AHD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALUSTAH
Tavan: Alustahdaki örümcekleri alıverin.
ODACI
Resmî kuruluşlarda, iş yerlerinde temizlik ve getir götür işlerine bakan görevli, hizmetli, hademe, müstahdem.
AHDIMAN
Kuvvetli istek: Şu maden işinde ahdımanım kaldı. Öç.
EHDETMEK
Arapça kökenli ahd: ahdetmek; aklına koymak; yerine getirmek.
SAYILI
Herhangi bir sayısı olan. Az görülen, önemli, mahdut. Sayısı belli olan, sayılmış olan.
ÇEVRELENMEK
Kuşatılmak, sınır içine alınmak, tahdit edilmek. Örtülmüş.
AHDARMAH
Devşirmek, toplamak. Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Çağırmak: Ahmedi ahdar, buraya gelsin. Tarlayı ilk defa sürmek. Tarlayı ikinci veya üçüncü defa sürmek. Baştan sona okumak, hatim etmek.
AHDETME
Ahdetmek işi.
DESBAHA
Hemen, birdenbire: Hasan Osman'a ağız burun elledi, Osman desbaha gahdı getti.
İNCİL
Hz. İsa'ya indirilen kutsal kitap, Ahd-i Cedit.
AHDIRIK
Denge durumu bozuk, eğik: Yüklü eşekleri ahdırıklı ahdırıklı ine getirdim.
ÇEVRELEMEK
İçine almak. Bir konunun sınırlarını çizmek, tahdit etmek. Kuşatmak, sarmak, ihata etmek.
ABDAZ
Abdest, karşılığı abdez, ahdes, avdaz.
ODACILIK
Odacı olma durumu, hademelik, hizmetlilik, müstahdemlik.
TEVRAT
Hz. Musa'ya indirilen ve Tanrı buyruklarını kapsayan, Musevilerin din kitabı, Ahd-i Atik.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
BEKLİK
Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.
AHDANA
Evin zemin katındaki temel üstü duvarı: Evin ahdanası yıkıldı. Taş duvar.
AHDE
Bosuboşuna, yok yere: Ahde çalıştığın ne oldu ya?.
KISITLAMAK
Önceden verilmiş olan hak ve hürriyetlerin sınırlarını daraltmak, tahdit etmek. Sınırlamak, daraltmak. Birini yasal yoldan mallarını kullanmaktan yoksun bırakmak, kısıt altına almak, hacir altına almak.