İçinde AHD geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ahd" olan, toplam 76 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ahd bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ahd ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ahd olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

VAHDETİVÜCUT

11 harfli kelimeler

GAYRİMAHDUT, LAHDALANMAK, DAHDÖSLEMEK

10 harfli kelimeler

TAHDİREVAN, TAHDADELAN, TAHDADELEN, VAHDANİYET, FETTAHDERE, TAHDAPABIÇ

9 harfli kelimeler

MAHDUMLAR, AHDARACAH, HAHDARLIH, DAHDETMEK, ÇAHDURMAH, ÇAHDIRMAH, BAYRAHDAR, AHDARACAK, TAHDABİTİ, TAHDETMEK, TAHDİBİNK, TAHDİKOTU, MÜSTAHDEM, VAHDETTİN

8 harfli kelimeler

SABAHDAN, MAHDÜVER, DAHDİLEN, MAHDIBAN, GIRAHDAN, TAHDIBEK, ESSAHDAN, YAHDULUH, BOYAHDAN, BAYAHDAN, AYAHDAŞI, AHDETMEK, ANCAHDAN, TAHDİDAT, AHDARMAH, AHDARMAK

7 harfli kelimeler

CİRAHDA, UZAHDAN, TAHDİDİ, ŞAHDANE, AHDARAÇ, LAHDERE, KAHDİRİ, İNAHDAR, AHDETME, DAHDİLİ, AHDIMAN, AHDIRIK, AHDİYAR, DAHDİRİ

6 harfli kelimeler

DAHDAH, MAHDUM, MAHDUT, TAHDİK, TAHDİT, TAHDİD, VAHDET, AHDAFA, AHDANA, ŞAHDAR, AHDARI, MAHDUD

5 harfli kelimeler

AHDAM, TAHDA, ŞAHDA, AHDES, YAHDU, KAHDA

4 harfli kelimeler

AHDA, AHDİ, AHDE

3 harfli kelimeler

AHD

Bazı kelimelerin anlamları

AHD

Söz. Nikâh - ahd etmek. sözleşmek, anlaşmak; önceden bir söz üzerine yemin etmek. nikahlamak.

DAHDETMEK

Gitmek, yapmak.

DAHDÖSLEMEK

Elma, ayva, kabak gibi yiyecekleri vurarak ezmek. Bir kimseyi dayakla bitkin duruma sokmak.

TAHDAPABIÇ

Terlik.

AHDARACAH

Saç üzerinde pişirilen yufkayı çevirmeye yarıyan, tahta veya demirden yapılan aygıt.

LAHDALANMAK

Katılaşmak, pıhtılaşmak : Elimi kestim, gan lahdalandı.

HAHDARLIH

Bir hak karşılığı çalışma.

VAHDETİVÜCUT

Varlık birliği.

MAHDUMLAR

Sakarya şehrinde, Taraklı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

GAYRİMAHDUT

Sınırsız, sonsuz, uçsuz.

TAHDADELAN

Ağaçkakan.

TAHDADELEN

Ağaçkakan.

ÇAHDURMAH

Fark ettirmek.

VAHDANİYET

Tanrı'nın birliği, bir olması.

TAHDİREVAN

Tahtırevan; padişahların gezinti vasıtası.

FETTAHDERE

Kayseri kenti, Sarız ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında AHD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AHD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİRLİK

Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

AHDIMAN

Kuvvetli istek: Şu maden işinde ahdımanım kaldı. Öç.

EHDETMEK

Arapça kökenli ahd: ahdetmek; aklına koymak; yerine getirmek.

TEVRAT

Hz. Musa'ya indirilen ve Tanrı buyruklarını kapsayan, Musevilerin din kitabı, Ahd-i Atik.

AHDETME

Ahdetmek işi.

ÇEVRELEMEK

İçine almak. Bir konunun sınırlarını çizmek, tahdit etmek. Kuşatmak, sarmak, ihata etmek.

ABDAZ

Abdest, karşılığı abdez, ahdes, avdaz.

ALUSTAH

Tavan: Alustahdaki örümcekleri alıverin.

AHDIRIK

Denge durumu bozuk, eğik: Yüklü eşekleri ahdırıklı ahdırıklı ine getirdim.

ODACILIK

Odacı olma durumu, hademelik, hizmetlilik, müstahdemlik.

İNCİL

Hz. İsa'ya indirilen kutsal kitap, Ahd-i Cedit.

AHDANA

Evin zemin katındaki temel üstü duvarı: Evin ahdanası yıkıldı. Taş duvar.

AHDE

Bosuboşuna, yok yere: Ahde çalıştığın ne oldu ya?.

AHDARMAH

Devşirmek, toplamak. Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Çağırmak: Ahmedi ahdar, buraya gelsin. Tarlayı ilk defa sürmek. Tarlayı ikinci veya üçüncü defa sürmek. Baştan sona okumak, hatim etmek.

KISITLAMAK

Önceden verilmiş olan hak ve hürriyetlerin sınırlarını daraltmak, tahdit etmek. Sınırlamak, daraltmak. Birini yasal yoldan mallarını kullanmaktan yoksun bırakmak, kısıt altına almak, hacir altına almak.

ÇEVRELENMEK

Kuşatılmak, sınır içine alınmak, tahdit edilmek. Örtülmüş.

DESBAHA

Hemen, birdenbire: Hasan Osman'a ağız burun elledi, Osman desbaha gahdı getti.

BEKLİK

Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.

SAYILI

Herhangi bir sayısı olan. Az görülen, önemli, mahdut. Sayısı belli olan, sayılmış olan.

ODACI

Resmî kuruluşlarda, iş yerlerinde temizlik ve getir götür işlerine bakan görevli, hizmetli, hademe, müstahdem.