AHE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ahe" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. ahe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ahe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ahe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AHE

Arkadaş, kardeş: Gel seninle âhe olalım.

AHENGEÇ

Sesi istenen oranda incelttikten veya kalınlaştırdıktan sonra asıl sese ekleyen veya eklemeksizin değişik akort sisteminde çıkartan efekt ve bunu sağlayan cihaz.

AHET

Pazar günü.

AHENKLİLİK

Ahenkli olma durumu, uyumluluk.

AHENKLEŞTİRME

Ahenkleştirmek işi.

AHESTE

Yavaş, ağır. Yavaş, ağır bir biçimde.

AHENKSİZLİK

Uyumsuzluk, düzensizlik.

AHENKTAR

Ahenkli.

AHENKLEŞTİRMEK

Ahenk sağlamak.

AHENK

Uyum. Uzlaşma. Ezgi.

AHESTELİK

Aheste olma durumu.

AHEN

Demir.

AHER

Gurbet, dışarı yer.

AHENKSİZ

Uyumsuz, düzensiz. Eğlencesiz.

AHENKLİ

Uyumlu, düzenli. Eğlenceli.

  -   -   -  

Anlamında AHE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AHE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TANRIÇA

Çok tanrıcılıkta kadın tanrı, ilahe.

NEVA

Ses, ahenk, nağme. Klasik Türk müziğinde bir makam adı ve yegâhtan bir oktav tiz olan "re" perdesi.

BAŞESER

Şaheser.

ARKALAMAK

Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.

ALIKLIK

Alık olma durumu, belahet.

UYAK

Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye.

ARKALAMA

Arkalamak işi, müzaheret.

BAŞYAPIT

Şaheser.

GÖZLEM

Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.

BELLİLİK

Belli olma durumu, bedahet, muayyeniyet.

FESAHAT

Kurallı, etkileyici, heyecan verici, inandırıcı, sanatlı söz söyleme. Söz diziminin kelimeleriyle birlikte ahenkli, kolay anlaşılır ve dil kurallarına uygun olması hâli.

UYUM

Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk. Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat. Toplumsal çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama, intibak, entegrasyon. Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni.

MABUDE

Çok tanrılı dinlerde kendisine tapınılan dişi tanrı, tanrıça, ilahe. Tapınırcasına sevilen kadın, sevgili.

HARMONİ

Uyum, düzen, ahenk. Armoni.

TINLAMALI

"Tın" sesi çıkaran. Ahenkli, ritmik.

GÖZLEMLEMEK

Bir nesneyi, olayı veya bir gerçeği, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelemek, müşahede etmek. Gözlemek.

ANTLAŞMA

İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.

ISLAHHANE

Islahevi.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

DESTEKLEMEK

Destek koymak. Bir kimse veya kuruluşa yardım sağlamak, müzaheret etmek. Arka olmak, arka çıkmak.