Kelimeler arşivi içinde; başında "ahı" olan, toplam 52 adet kelime bulunmaktadır. ahı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ahı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ahı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AHIRLAMADIK
AHIRLATMAK, AHIRLANMAK, AHIRISINDA, AHIRLIKUYU, AHIRCIBAŞI
AHIRLAMAK, AHIRHİSAR, AHINDIRIK, AHINDIRUK, AHINDURUK
AHITMALI, AHIRLAMA, AHIRBEYİ, AHIRALTI, AHIRAKLI, AHILAMAK
AHIRMAK, AHIRLIH, AHITMAK, AHILGAN, AHIRKÖY, AHILKAN, AHIRŞAK, AHIROTU, AHIRSIZ, AHIRDAŞ, AHIRCIK, AHIRVEN, AHIRVAN, AHINMAK, AHIRTAŞ
AHISGA, AHISKA, AHITMA, AHIRIH, AHIRLI, AHIRIK, AHIREV, AHIRET, AHIRAK, AHILLI, AHILIK, AHILAR
AHICI
AHIR, AHIN, AHIM, AHIS, AHIT, AHIL
AHI
AHI
Zehir. Oysa ki: Ahı ben sana gitme demiştim. Oh olsun anlamında kullanılır: Ahı iyi oldu, sen misin söz dinlemiyen. Bir ünlem.
AHIRLANMAK
Evcilleşmek: Bu tay henüz ahırlanmadığı için huysuz.
AHINDURUK
Çamsakızı, reçine.
AHIRCIBAŞI
Hayvanların bakımından sorumlu baş kişi.
AHIRLAMADIK
Ahıra alışık olmıyan hayvan: Aldığım beygir ahırlamadık çıktı, zayıfladı.
AHIRHİSAR
Afyon ili, Hocalar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
AHIRALTI
Ahırın ön kısmı.
AHIRLAMA
Ahırlamak işi.
AHITMALI
Alnından burnuna doğru beyaz leke olan hayvan.
AHIRLATMAK
Hayvanı ahıra alıştırmak.
AHINDIRUK
Çamsakızı, reçine.
AHIRISINDA
Sonunda.
AHIRBEYİ
Hasahırlara ve onlarla ilgili gereçlere bakmakla yükümlü yüksek aşamalı görevli.
AHINDIRIK
Çamsakızı, reçine.
AHIRLAMAK
Hayvan ahırda uzun süre kalıp hamlaşmak.
AHIRLIKUYU
Ankara ilinde, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde AHI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOZA
Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek.
ALAZA
Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.
ÇEKİMLEMEK
Bir cisim genel çekim yasasına göre başka bir cismi çekmek. Bir fiili zaman, kip ve kişilere, bir ismi ise çokluk, şahıs, iyelik ve durum eklerine göre biçimlendirmek.
ÇEVRİNTİ
Bir şeyin kendi ekseni çevresinde sürekli dönmesi. Çeşitli tahıl karışığı.
BALİSTİK
Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
CERRAHLIK
Cerrah olma durumu. Cerrahın mesleği. Cerrahı ilgilendiren, cerrah gerektiren.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
BAŞMAKLIK
Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.
BARBUNYA
Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık, barbun (Mullus barbahıs). Taneleri yuvarlak, oval veya yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye.
BÖCELENMEK
Tahıl böceklenmek.
CAMBAZ
Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.
ÇORBA
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek. İçinden çıkılmaz durum.
ÇALKAR
Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.
BADAS
Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
ÇALKAMAK
Çalkalamak. Tahıl elemek.
ÇEÇ
Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.