AHD ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ahd" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. ahd ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ahd ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ahd olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

AHDARACAH, AHDARACAK

8 harfli kelimeler

AHDETMEK, AHDARMAK, AHDARMAH

7 harfli kelimeler

AHDİYAR, AHDIRIK, AHDIMAN, AHDETME, AHDARAÇ

6 harfli kelimeler

AHDARI, AHDANA, AHDAFA

5 harfli kelimeler

AHDES, AHDAM

4 harfli kelimeler

AHDE, AHDA, AHDİ

3 harfli kelimeler

AHD

Bazı kelimelerin anlamları

AHD

Söz. Nikâh - ahd etmek. sözleşmek, anlaşmak; önceden bir söz üzerine yemin etmek. nikahlamak.

AHDARI

Beyaz, parlak ve kaygan tanelerinin kabuklarını ayırdıktan sonra çorbası ve yemeği yapılan bir bitki.

AHDARMAK

Aramak.

AHDIRIK

Denge durumu bozuk, eğik: Yüklü eşekleri ahdırıklı ahdırıklı ine getirdim.

AHDİYAR

Yaşlı.

AHDARAÇ

Saç üzerinde pişirilen yufkayı çevirmeye yarıyan, tahta veya demirden yapılan aygıt.

AHDES

Abdest, karşılığı abdaz, abdez.

AHDARACAH

Saç üzerinde pişirilen yufkayı çevirmeye yarıyan, tahta veya demirden yapılan aygıt.

AHDARACAK

Saç üzerinde pişirilen yufkayı çevirmeye yarıyan, tahta veya demirden yapılan aygıt.

AHDAFA

İbrik.

AHDIMAN

Kuvvetli istek: Şu maden işinde ahdımanım kaldı. Öç.

AHDANA

Evin zemin katındaki temel üstü duvarı: Evin ahdanası yıkıldı. Taş duvar.

AHDARMAH

Devşirmek, toplamak. Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Çağırmak: Ahmedi ahdar, buraya gelsin. Tarlayı ilk defa sürmek. Tarlayı ikinci veya üçüncü defa sürmek. Baştan sona okumak, hatim etmek.

AHDETME

Ahdetmek işi.

AHDAM

Beyaz mısır.

AHDETMEK

Bir şeyi yapmak için kendi kendine söz vermek.

  -   -   -  

Anlamında AHD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AHD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALUSTAH

Tavan: Alustahdaki örümcekleri alıverin.

DESBAHA

Hemen, birdenbire: Hasan Osman'a ağız burun elledi, Osman desbaha gahdı getti.

SAYILI

Herhangi bir sayısı olan. Az görülen, önemli, mahdut. Sayısı belli olan, sayılmış olan.

BİRLİK

Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

TEVRAT

Hz. Musa'ya indirilen ve Tanrı buyruklarını kapsayan, Musevilerin din kitabı, Ahd-i Atik.

AHDE

Bosuboşuna, yok yere: Ahde çalıştığın ne oldu ya?.

ÇEVRELEMEK

İçine almak. Bir konunun sınırlarını çizmek, tahdit etmek. Kuşatmak, sarmak, ihata etmek.

EHDETMEK

Arapça kökenli ahd: ahdetmek; aklına koymak; yerine getirmek.

ODACI

Resmî kuruluşlarda, iş yerlerinde temizlik ve getir götür işlerine bakan görevli, hizmetli, hademe, müstahdem.

LAHDALANMAK

Katılaşmak, pıhtılaşmak : Elimi kestim, gan lahdalandı.

ÇEVRELENMEK

Kuşatılmak, sınır içine alınmak, tahdit edilmek. Örtülmüş.

BEKLİK

Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.

KAHDİRİ

İyice, esaslı: Kahdiri bak.

GADANMAK

Takılmak, anahdar gadandı. Takılıp kalmak; karşı almak; dayanmak.

ABDAZ

Abdest, karşılığı abdez, ahdes, avdaz.

İNCİL

Hz. İsa'ya indirilen kutsal kitap, Ahd-i Cedit.

MÜSDEHDEM

Arapça kökenli müstahdem: müstahdem.

KISITLAMAK

Önceden verilmiş olan hak ve hürriyetlerin sınırlarını daraltmak, tahdit etmek. Sınırlamak, daraltmak. Birini yasal yoldan mallarını kullanmaktan yoksun bırakmak, kısıt altına almak, hacir altına almak.

ODACILIK

Odacı olma durumu, hademelik, hizmetlilik, müstahdemlik.

KALGAY

Kırım'da, hanın vekili anlamında bir orun. İzci kumandanı. Tarihte Kırım veliahdına verilen san.