Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ahd" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ahd ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ahd olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ahd olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AHD
Söz. Nikâh - ahd etmek. sözleşmek, anlaşmak; önceden bir söz üzerine yemin etmek. nikahlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AHD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHDARMAH
Devşirmek, toplamak. Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Çağırmak: Ahmedi ahdar, buraya gelsin. Tarlayı ilk defa sürmek. Tarlayı ikinci veya üçüncü defa sürmek. Baştan sona okumak, hatim etmek.
AHDIRIK
Denge durumu bozuk, eğik: Yüklü eşekleri ahdırıklı ahdırıklı ine getirdim.
AHDANA
Evin zemin katındaki temel üstü duvarı: Evin ahdanası yıkıldı. Taş duvar.
İNCİL
Hz. İsa'ya indirilen kutsal kitap, Ahd-i Cedit.
SAYILI
Herhangi bir sayısı olan. Az görülen, önemli, mahdut. Sayısı belli olan, sayılmış olan.
AHDETME
Ahdetmek işi.
ABDAZ
Abdest, karşılığı abdez, ahdes, avdaz.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
ODACI
Resmî kuruluşlarda, iş yerlerinde temizlik ve getir götür işlerine bakan görevli, hizmetli, hademe, müstahdem.
TEVRAT
Hz. Musa'ya indirilen ve Tanrı buyruklarını kapsayan, Musevilerin din kitabı, Ahd-i Atik.
KISITLAMAK
Önceden verilmiş olan hak ve hürriyetlerin sınırlarını daraltmak, tahdit etmek. Sınırlamak, daraltmak. Birini yasal yoldan mallarını kullanmaktan yoksun bırakmak, kısıt altına almak, hacir altına almak.
ÇEVRELENMEK
Kuşatılmak, sınır içine alınmak, tahdit edilmek. Örtülmüş.
ODACILIK
Odacı olma durumu, hademelik, hizmetlilik, müstahdemlik.
BEKLİK
Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.
ALUSTAH
Tavan: Alustahdaki örümcekleri alıverin.
AHDIMAN
Kuvvetli istek: Şu maden işinde ahdımanım kaldı. Öç.
AHDE
Bosuboşuna, yok yere: Ahde çalıştığın ne oldu ya?.
DESBAHA
Hemen, birdenbire: Hasan Osman'a ağız burun elledi, Osman desbaha gahdı getti.
ÇEVRELEMEK
İçine almak. Bir konunun sınırlarını çizmek, tahdit etmek. Kuşatmak, sarmak, ihata etmek.
EHDETMEK
Arapça kökenli ahd: ahdetmek; aklına koymak; yerine getirmek.