Kelimeler arşivinde; içinde "vet" olan, toplam 182 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu vet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KUVVETLENEBİLMEK
KUVVETLENDİRİCİ, KUVVETLENDİRMEK, KUVVETLENEBİLME
KİLOGRAMKUVVET, MÜRÜVVETSİZLİK, KUVVETLENDİRİŞ, KUVVETLENDİRME, SERVETİYEKARŞI
KASAVETLENMEK, SERVETİYECAMİ
KASAVETLENME, KASVETSİZLİK, KUVVETLENMEK, KUVVETSİZLİK, ŞEHVETPEREST, VETERİNERLİK, DEVETOPALAĞI, ŞEHVETSİZLİK
KUVVETLENİŞ, KUVVETLENME, KUVVETÖLÇER, MÜRÜVVETSİZ, RÜŞVETÇİLİK, KUVVETSİZCE
DAVETÇİLİK, HALVETHANE, KASAVETSİZ, KUVVETLİCE, MÜRÜVVETLİ, DEVETABANI, GRAMKUVVET, BÜVETLEMEK, EVETİLEMEK, EVETLENMEK, HELEVETSİZ, PELEVETSİZ, YİVETLEMEK
DAVETNAME, EVETLEMEK, HİCVETMEK, KASAVETLİ, KASVETSİZ, KUVVETSİZ, LAĞVETMEK, MAHVETMEK, ŞEHVETSİZ, TARAVETLİ, VETERİNER, DEVETURPU, EKSÜVETEK, ELEVETSİZ, EVETLENME, İVETLEMEK, KAHVETEPE, KANEVETÇİ, KAYABÜVET, OVETLEMEK, ÖVETLEMEK, SERVETİYE, SERVETKÖY, VAHVETMEK
DAVETİYE, DAVETKAR, DAVETSİZ, EVETLEME, FÜTÜVVET, HİCVETME, İLAVETEN, KASVETLİ, KUVVETLİ, MAHVETME, MÜRÜVVET, NÜBÜVVET, RÜŞVETÇİ, ŞEHVETLİ, TEVETTÜR, BÜVETMEK, DEVETAŞI, DEVETÜYÜ, DOVETAİL, GIVETMEK, GÖKBÜVET, HALVETER, KUVVETLE, LAĞVETME, SERVETTA, VETENDAŞ, VETOĞULA
DAVETÇİ, DAVETLİ, GABAVET, HALAVET, HALVETİ, KASAVET, KEREVET, REHAVET, SAHAVET, SÜVETER, ŞEKAVET, TARAVET, TİLAVET, UHUVVET, BÜVETLİ, DEVETAŞ, EVETİCİ, EVETİYE, EYVETEN, GEDAVET, GEDEVET, GEREVET, GİREVET, İVETMEK, KEDAVET, KİREVET, KUVETLİ, PİNEVET, SEHAVET, ŞERVETE, Devamını Oku »»
ADAVET, FORVET, HALVET, KASVET, KORVET, KUVVET, RÜŞVET, SATVET, SERVET, ŞEHVET, VETİRE, EVETÇE, EYVETİ, GAVETE, GESVET, GEYVET, GURVET, HELVET, KELVET, KERVET, KIRVET, MEVVET, SELVET, ŞERVET, TEJVET, VELVET, VETSİZ, VETSÜZ, VETULA
BÜVET, DAVET, KÜVET, BİVET, BUVET, DEVET, DOVET, DÜVET, ECVET, ESVET, EVETİ, EVETÜ, GÖVET, GUVET, GÜVET, IVETİ, İVETİ, İZVET, KUVET, NEVET, SEVET, ŞEVET, ŞİVET, VETAN, VETEN, VETON
EVET, VETO, AVET, İVET, ÖVET
VET
VET
Gerek: Vetsiz adam.
KUVVETLENEBİLME
Kuvvetlenebilmek işi.
KUVVETLENDİRİCİ
Gücü artıran, güçlendirici şey. Fotoğrafçılıkta negatiflerin güçlendirilmesini sağlayan banyo.
SERVETİYECAMİ
Kocaeli ili, Bahçecik bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KASVETSİZLİK
Kasvetsiz olma durumu.
KUVVETLENDİRİŞ
Kuvvetlendirme işi.
KUVVETSİZLİK
Kuvvetsiz olma durumu, güçsüzlük.
MÜRÜVVETSİZLİK
Mürüvvetsiz olma durumu.
SERVETİYEKARŞI
Kocaeli kenti, Bahçecik nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KUVVETLENDİRMEK
Güçlenmesini sağlamak, gücünü artırmak.
KİLOGRAMKUVVET
Kilogramağırlık.
KUVVETLENMEK
Güç kazanmak, direnci veya gücü artmak.
KUVVETLENDİRME
Kuvvetlendirmek işi.
KASAVETLENMEK
Kasavet sahibi olmak.
KUVVETLENEBİLMEK
Kuvvetlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KASAVETLENME
Kasavetlenmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde VET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞKOMUTAN
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.
ALMAÇ
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.
BİLEK
Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm. Güç, kuvvet.
BAHRİYELİ
Deniz Kuvvetlerine bağlı asker. Deniz Harp Okulu öğrencisi.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
ARPA
Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.
BAYTAR
Veteriner hekim.
BAYTARLIK
Veterinerlik.
ASTSUBAY
Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.
BABAYİĞİT
Yürekli kimse. Güçlü kuvvetli (kimse). Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse.
ATEŞKES
Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke.
ARMATÜR
Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
BASAMAK
Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.
BELİ
Evet.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.