Kelimeler arşivinde; içinde "kül" olan, toplam 459 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kül bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kül ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kül olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ELEKTROEJAKÜLATÖR, KÜLTÜRSÜZLEŞTİRME, MECKELDİVERTİKÜLÜ, PÜSKÜLKUYRUKLULAR, SÜPERFOLİKÜLASYON
DİVERTİKÜLEKTOMİ, VEZİKÜLOKAVERNÖZ, VEZİKÜLOPÜSTÜLAR, VEZİKÜLOTİMPANİK, VEZİKÜLOVİRÜSLER
ÜLKÜLEŞTİRİLMEK, ÇEVREKİRPİKÜLER, DEZARTİKÜLASYON, DİSARTİKÜLASYON, EKSARTİKÜLASYON, FOLİKÜLOGENEZİS, KÜLTÜRSÜZLEŞMEK, PERİFOLİKÜLİTİS, PSÖDOTÜBERKÜLOZ, VASKÜLARİZASYON, VEZİKÜLOPAPÜLAR
PARATÜBERKÜLOZ, TÜRKÜLEŞTİRMEK, ÜLKÜLEŞTİRİLME, BÜKÜLEBİLİRLİK, DİVERTİKÜLİTİS, DİVERTİKÜLOZİS, EKSTRAVASKÜLER, KÜLTÜRSÜZLEŞME
ÖYKÜLEŞTİRMEK, SOSYOKÜLTÜREL, TÜRKÜLEŞTİRME, ÜLKÜLEŞTİRMEK, KEŞKÜLÜFUKARA, AKÖRENSÖKÜLER, GRAAFFOLİKÜLÜ, İNTRAMÜSKÜLER, İNTRAVASKÜLER, KARBUNKÜLOZİS, RETİKÜLOSİTOZ, ŞEYTANKÜLLÜĞÜ, VERMİKÜLASYON, YUKARIKÜLECİK
ARTİKÜLASYON, ÇOBANPÜSKÜLÜ, KÜLFETSİZLİK, KÜLHANBEYLİK, KÜLTÜRLENMEK, KÜLTÜRSÜZLÜK, KÜLYUTMAZLIK, MÜŞKÜLLEŞMEK, MÜŞKÜLPESENT, ÜLKÜLEŞTİRME, AŞAĞIKÜLECİK, AŞAĞIKÜLÜNÇE, BÜKÜLEBİLMEK, BÜKÜLÜVERMEK, DİVERTİKÜLÜM, DÖKÜLEBİLMEK, DÖKÜLÜVERMEK, ENDOKÜTİKÜLA, HÖRKÜLDETMEK, İNTEROPERKÜL, KÜLLENDİRMEK, KÜLÜNKÜLEMEK, MAKROMOLEKÜL, MİKROVEZİKÜL, MULTİLOKÜLER, ÖYKÜLEŞTİRME, PERİVASKÜLER, TÜBERKÜLOZİS, VEZİKÜLASYON, VEZİKÜLİFORM, Devamını Oku »»
BÜKÜLGENLİK, KÜLBASTILIK, KÜLÇELEŞMEK, KÜLFETSİZCE, KÜLHANBEYCE, KÜLHANCILIK, KÜLTÜRFİZİK, KÜLTÜRLENME, KÜLTÜRLÜLÜK, KÜLÜSTÜRLÜK, MÜŞKÜLLEŞME, SİRKÜLASYON, SPEKÜLASYON, TÜRKÜLEŞMEK, BÜKÜLEBİLME, BÜKÜLMEZLİK, BÜKÜLÜVERME, DİLKÜLENMEK, DÖKÜLEBİLME, DÖKÜLEGOMAK, DÖKÜLÜVERME, EMASKÜLATÖR, ENDOKÜTİKÜL, EPİKÜTİKÜLA, FLOKÜLASYON, FOLİKÜLİTİS, GARGAKÜLÜLÜ, İNOKÜLASYON, KARĞAKÜLÜLÜ, KEDİKÜLÜMBE, Devamını Oku »»
KÜLÇELEŞME, KÜLLİYETLİ, KÜLTİVATÖR, SEKÜLARİST, SEVKÜLCEYŞ, SPEKÜLATİF, SPEKÜLATÖR, TÜBERKÜLİN, TÜBERKÜLOZ, TÜRKÜLEMEK, TÜRKÜLEŞME, KÜLHANBEYİ, DEDEKÜLAHI, DİVERTİKÜL, DÖKÜLÜŞMEK, FAKÜLTATİF, KÜLAFHÜYÜK, KÜLBELEMEK, KÜLÇECİLİK, KÜLDÜRKÖME, KÜLDÜRKÜME, KÜLDÜRTDEK, KÜLEHLEMEK, KÜLKAHYASI, KÜLÜKLEMEK, LÖKÜLLEMEK, MARİKÜLTÜR, MONOKÜLTÜR, MÜRKÜLEMEK, MÜŞKÜLATLI, Devamını Oku »»
FAKÜLTELİ, KÜLAHIMSI, KÜLFETSİZ, KÜLKEDİSİ, KÜLLENMEK, KÜLTÜRSÜZ, KÜLYUTMAZ, MOLEKÜLER, ÖYKÜLEMEK, PÜSKÜLCÜK, PÜSKÜLSÜZ, TÜRKÜLEME, ÜROKÜLTÜR, ALİKÜLLEK, ALTKÜLTÜR, BİNOKÜLER, CÜKÜLEMEK, FOLİKÜLER, FÜNİKÜLER, İNOKÜLANT, KARBUNKÜL, KEÇEKÜLAH, KÜLÇİÇEĞİ, KÜLÇÖREĞİ, KÜLDÜRDEK, KÜLDÜRKÜP, KÜLEGİREN, KÜLEKÇİLİ, KÜLGÜRMEK, KÜLLİYYAT, Devamını Oku »»
BÜKÜLGEN, BÜKÜLMEK, DÖKÜLGEN, DÖKÜLMEK, ESKÜLABİ, KÜLBASTI, KÜLDÖKEN, KÜLFETLİ, KÜLHANCI, KÜLLEMEK, KÜLLENİŞ, KÜLLENME, KÜLLİYAT, KÜLLİYEN, KÜLLİYET, KÜLTÜREL, KÜLTÜRLÜ, KÜLÜSTÜR, MAJÜSKÜL, MİNÜSKÜL, MÜŞKÜLAT, OKÜLTİZM, ÖYKÜLEME, PARTİKÜL, PÜSKÜLLÜ, SİRKÜLER, SÖKÜLMEK, TEŞEKKÜL, TEVEKKÜL, ARBUSKÜL, Devamını Oku »»
BÜKÜLME, BÜKÜLÜŞ, DÖKÜLME, DÖKÜLÜŞ, FAKÜLTE, FASİKÜL, KÜLHANİ, KÜLLEME, KÜLLİYE, KÜTİKÜL, MOLEKÜL, MÜŞKÜLE, PELİKÜL, SEKÜLER, SÖKÜLME, VEZİKÜL, BÜKÜLEK, ÇÖKÜLCE, ÇÖKÜLEG, ÇÖKÜLÜK, FOLİKÜL, FRONKÜL, İÇYÜKÜL, KAKÜLLÜ, KÜKÜLER, KÜLAFLI, KÜLAHÇI, KÜLAHLI, KÜLAHSI, KÜLATAN, Devamını Oku »»
BASKÜL, BÜKÜLÜ, KEŞKÜL, KÜLFET, KÜLHAN, KÜLTÜR, KÜLÜNK, MÜŞKÜL, OKÜLER, PÜSKÜL, ÜRKÜLÜ, GÖKÜLÜ, HERKÜL, KEÇKÜL, KEHKÜL, KEKÜLE, KENKÜL, KÜLBET, KÜLCÜK, KÜLÇEN, KÜLDÜR, KÜLEYH, KÜLFAN, KÜLFAŞ, KÜLFEN, KÜLHAŞ, KÜLİÇE, KÜLKÖY, KÜLLAH, KÜLLÜH, Devamını Oku »»
ÇEKÜL, FAKÜL, FEKÜL, KÜLAH, KÜLÇE, KÜLEK, KÜLLİ, KÜLLÜ, KÜLOT, KÜLTE, CÜKÜL, KAKÜL, KEKÜL, KÜLBE, KÜLCÜ, KÜLÇİ, KÜLEF, KÜLEH, KÜLEN, KÜLEŞ, KÜLFE, KÜLKE, KÜLLE, KÜLUK, KÜLÜK, KÜLÜL, KÜLÜN, KÜLÜP, KÜLÜR, KÜLÜZ, Devamını Oku »»
KÜLT, KÜLE, KÜLF, KÜLL, KÜLÜ
KÜL
KÜL
Yanan şeylerden artakalan toz madde. Bütün, tüm. Organik maddelerin tamamen yanması sonucu artakalan inorganik kısım.
PÜSKÜLKUYRUKLULAR
Vücutları iki üç tüysü uzantıyle sonuçlanan, kanatsız, ince, yumuşak böcekler takımı. (Kiler, mutfak, kitaplık gibi nemli ve karanlık yerlerde yaşarlar. Gümüşçün, çok yaygın, çok bilinen türüdür.).
DİVERTİKÜLEKTOMİ
Divertikülün ameliyatla çıkarılması.
VEZİKÜLOKAVERNÖZ
Hem veziküllü hem de kavernöz olan.
EKSARTİKÜLASYON
Eklemde yapılan kesme işlemi.
MECKELDİVERTİKÜLÜ
Embriyo gelişiminde ince bağırsağın orta bölgesindeki vitellus kesesi artıklarından oluşan duktus vitellinus içerisindeki kalıntılar.
VEZİKÜLOTİMPANİK
Hem veziküllü hem de timpanik olan.
DEZARTİKÜLASYON
Kol ve bacakların eklemden kesilmesi işlemi, disartikülasyon.
KÜLTÜRSÜZLEŞTİRME
Kültürsüzleştirmek işi.
SÜPERFOLİKÜLASYON
Dışarıdan gonagotropik hormon uygulamasıyla çok sayıda folikülün gelişmesinin uyarılması.
ÜLKÜLEŞTİRİLMEK
Ülküleştirme işi yapılmak.
ELEKTROEJAKÜLATÖR
Spermanın elektrik akımı kullanarak ejakülasyonunu sağlayan alet.
VEZİKÜLOPÜSTÜLAR
Vezikül ve püstüllerle belirgin değişiklik.
VEZİKÜLOVİRÜSLER
Rhabdoviridae ailesinde bulunan bir virüs cinsi.
DİSARTİKÜLASYON
Dezartikülasyon.
ÇEVREKİRPİKÜLER
(Peritricha), Birgözeli hayvanlardan kirpikliler (Ciliata) sınıfının öz-kirpikliler (Euciliata) alt-sınıfına giren bir takımı. Yalnız ağız alanı çevresinde ve bazen vücudun geri bölgesinde çember gibi sıralanmış kirpikler vardır. Çan hayvanı (Vorticella) iyi bilinen cinsidir.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ALPAKS
Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.
ALTAYİSTİK
Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ALACABALIKÇIL
Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AMBER
Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde. Güzel kokulu bazı maddelerin ortak adı.
APAYDIN
Çok aydınlık. Çok kültürlü, bilgili.
ALAZA
Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
ANTROPOLOJİ
İnsanın kökenini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim, insan bilimi.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ARAKİYE
Dervişlerin giydikleri, tiftikten yapılmış ince külah. Bir tür küçük zurna.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
AMERİKANİST
Amerikan tarihi ve kültürü ile uğraşan bilimci.
ARABİSTİK
Arap dili ve kültürü araştırmaları.
AMYANT
Kolayca bükülen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş bir ak asbest türü.