Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kün" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kün ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kün olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KEENLEMYEKÜN
GAYRİMÜMKÜN
GÜNTÜRKÜN
ZİYANKÜN, ŞABATKÜN, PÜLÜSKÜN, BARASKÜN, GÜRGEKÜN, DÖĞÜŞKÜN
BÖRTKÜN
KESKÜN, SEPKÜN, PEŞKÜN, KÜSKÜN, KÜRKÜN, DÖKKÜN, ÇÖKKÜN, DÜŞKÜN, GÖÇKÜN, MÜMKÜN, BERKÜN, BAŞKÜN
RÜKÜN, EŞKÜN, YEKÜN, ÜŞKÜN, ÜRKÜN, ÜLKÜN, TEKÜN, İLKÜN, BÜKÜN, ÖYKÜN, ÖTKÜN, ÖLKÜN, LÖKÜN, LAKÜN, SÖKÜN, YÜKÜN
KÜN
Birkaç yıl yerinde kalarak iyice yanmış ve kül gibi olmuş hayvan gübresi: Tarlasını künliyen yokluk görmez. Kömür ve tütünün tozu: Tabakadaki tütün ufalanmış, kün olmuş. Toprakla küçük saman karışımı. Gün.
PEŞKÜN
Masadan küçük ve alçak, yuvarlak tahta sofra, hamur tahtası. Eskiden dükkânların önüne konulan tahta peyke. Okul sırası. Küçük sini. Musluk, el, yüz yıkanacak yer. Lamba, mum konulan küçük sehpa ve benzerleri araç.
PÜLÜSKÜN
Dağlarda yetişen güzel kokulu bir ot.
KÜRKÜN
Bir çeşit ot, hodan.
GÜRGEKÜN
Salı.
KESKÜN
Keskin.
ZİYANKÜN
Zarar veren.
ŞABATKÜN
Cumartesi.
BÖRTKÜN
Çapkın, küstah, haşarı.
KÜSKÜN
Küsmüş olan, gücenik, dargın, muğber. Küstüm otu. Gelişmemiş, küçük kalmış.
GÜNTÜRKÜN
"Aydınlık ve ışık saçmak Türk'e yakışır" anlamında kulanılan bir isim".
SEPKÜN
Yeleksiz uzun ok.
GAYRİMÜMKÜN
Olanaksız.
BARASKÜN
Çarşamba.
KEENLEMYEKÜN
yok.
DÖĞÜŞKÜN
Kavgalı, nizalı: O adamla döğüşkünüz.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AZİT
Azothidrik asit HN3 teki hidrojenin yerine bir kökün geçmesi ile türeyen birleşikler.
AMİT
Amonyağın hidrojeni yerine bir asit kökünün geçmesiyle oluşan birleşiklerin sınıf adı.
BAMBUL
Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).
BAŞAKLAMAK
Tarlalarda, bağlarda kalmış döküntüleri toplamak.
AŞERMEK
Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.
ALKOLİZM
Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olma durumu.
BİBLİYOMAN
Kitap düşkünü.
BIÇILGAN
Azmış, yayılmış yara. Hayvanların tırnak kökünde oluşan yara.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
BAĞNAZLIK
Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm.
ALKOLİK
Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olan (kimse).
ARAROT
Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un.
AYYAŞ
İçkiye düşkün, içkici, içici, keş, küplü, bekri.
ANACIL
Anasına düşkün (çocuk).
BABACIL
Babasını çok seven, babasına çok düşkün olan.
BİBLİYOMANİ
Kitap düşkünlüğü.
ARŞİDÜŞES
Arşidükün karısı veya kızı. Avusturya hanedanında prenses.
BADAS
Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.