Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kür" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kür ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kür olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AŞAĞIKÜKÜR
TEFEKKÜR, TEŞEKKÜR, TEZEKKÜR, PRİMİKÜR
PEDİKÜR, TEVEKÜR, TEŞEKÜR, KARAKÜR, MANİKÜR
KEŞKÜR, ZÜFKÜR, TEVKÜR, ŞÖNKÜR, KÜNKÜR, KEVKÜR, KERKÜR, MERKÜR
KÖKÜR, KÜKÜR, DÖKÜR, MÜKÜR, ÇÜKÜR, SÜKÜR, ÇÖKÜR, CÜKÜR, BÜKÜR, ŞÜKÜR, ÜNKÜR
KÜR
İyi bakım ve ilaç tedavisi. Özel tedavi yöntemi. İnatçı, hırslı (adam). İnatçı, hırslı adam. Böğürtlen. İçine girilemeyecek kadar sık orman, çalılık, fundalık yer. Bataklık. Tedavi etme, iyileştirme, şifa verme, sağaltım. İleride kullanılacak maddeleri muhafaza etmek için kurutma, kimyasal koruyucular kullanma, tütsüleme, tuzlama ve benzerleri işlemlerin yapılması. Aksi, dik başlı.
AŞAĞIKÜKÜR
İçel ilinde, Anamur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
MANİKÜR
Elin ve özellikle el tırnaklarının bakımı.
TEZEKKÜR
Bir sorunu konuşma. Hatırlama, hatıra getirme.
ŞÖNKÜR
Şurada.
TEVKÜR
Nişanlı kıza takılan altın yüzük, küpe ve benzerleri armağanlar. Söz kesme, nişan.
PRİMİKÜR
Voynuk örgütünde assubaylardan birinin sanı.
KÜNKÜR
Pislik, gübre.
TEVEKÜR
Tefekkür.
TEŞEKKÜR
Yapılan bir iyiliğe karşı duyulan kıvanç ve gönül borcunu anlatma. Teşekkürname.
PEDİKÜR
Tırnakları kesip düzeltme, nasırları yumuşatma veya çıkarma gibi işlerle ilgili ayak bakımı.
ZÜFKÜR
Yüksük.
KEŞKÜR
Kaynatılan bulguru kazandan boşaltmak için kullanılan ağaç kepçe. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya).
KARAKÜR
Kütahya şehrinde, Şaphane belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TEŞEKÜR
Arapça kökenli teşekkür: teşekkür ederim.
TEFEKKÜR
Düşünme, düşünüş.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEYAZTİLKİ
Tilkinin kışlık tüyünden yapılmış olan kürk.
AYNA
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.
ADAYAVRUSU
İki veya üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).
AYYUK
Göğün en yüksek yeri. Göğün kuzey yarım küresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
ANTRİKOT
Sığırın iki kürek kemiği arasından ve pirzolalık yerinden çıkartılan, kemiğinden sıyrılmış et dilimi.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
BARİSFER
Ağır küre.
ALTIKARDEŞ
Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.
BARÇA
Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi. Kalyon türünden küçük savaş gemisi.
BATİSFER
Su üstü araçlarına çelik kablo ile bağlanmış, negatif yüzebilirliği bulunan dalış küresi.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
ALTINTOP
Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).
ALBÜMİN
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).