Kelimeler arşivinde; içinde "kür" olan, toplam 378 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kür bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kür ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kür olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜRESELLEŞEBİLMEK, ŞEYTANTÜKÜRÜKLERİ
KÜRESELLEŞEBİLME, KÜRESELLEŞTİRMEK
KÜRDİLİHİCAZKAR, KÜRELEYİNERİSİN, KÜRESELLEŞTİRME, PREKÜRARİZASYON
KÜREKAYAKLILAR, PÜSKÜRTEBİLMEK, ŞEYTANTÜKÜRÜĞÜ
MUHAYYERKÜRDİ, TÜKÜRÜKLENMEK, KÜKÜRTDİOKSİT, DEVEÇÖKÜRDEĞİ, KÜRESELLEŞMEK, KÜRTMÜKLEŞMEK, PÜSKÜRTEBİLME
KÜKÜRTLENMEK, KÜRESELLEŞME, MANİKÜRCÜLÜK, PEDİKÜRCÜLÜK, PÜSKÜRTÜLMEK, TEŞEKKÜRNAME, TÜKÜRÜKLEMEK, TÜKÜRÜKLENME, OBSKÜRANTİZM, TÜKÜREBİLMEK, TÜSKÜRELEMEK
ARABANKÜRDİ, KÜKÜRTLEMEK, KÜKÜRTLENME, PÜSKÜRTÜLME, TÜKÜRÜKLEME, DUZATÜKÜREN, EPİKÜRCÜLÜK, HÖNKÜRDEMEK, KÖNKÜRLEMEK, KÜNKÜRDEMEK, KÜNKÜRLEMEK, KÜRDÜĞÜŞMEK, KÜRDÜNLEMEK, KÜRTÜNCÜLÜK, TUBOKÜRARİN, TUZATÜKÜREN, TÜKÜREBİLME
KÜKÜRDÜMSÜ, KÜKÜRTATAR, KÜKÜRTLEME, KÜREKÇİLİK, KÜRELENMEK, MANİKÜRSÜZ, PÜSKÜRTMEK, PÜSKÜRTÜCÜ, SÜMKÜRTMEK, TÖSKÜRTMEK, ZATÜLKÜRSİ, ALTINKÜREK, AŞAĞIKÜKÜR, ATEŞKÜREĞİ, ÇÜCKÜRTMEK, HÖNKÜREKLİ, KARGINKÜRÜ, KARKÜRÜCEK, KÜÇÜKKÜRNE, KÜRCELEMEK, KÜREBOĞAZI, KÜREKLEMEK, KÜREMLEMEK, KÜRENLEMEK, KÜREZLEMEK, KÜRKÇÜBAŞI, KÜRKÇÜYURT, KÜRTKÜPESİ, KÜRÜLENMEK, KÜRÜŞLEMEK, Devamını Oku »»
ACEMKÜRDİ, ÇALAKÜREK, HÖYKÜRMEK, KÜKÜRTSÜZ, KÜRDANLIK, KÜRELEMEK, KÜRELENME, KÜRKÇÜLÜK, MANİKÜRCÜ, MANİKÜRLÜ, PEDİKÜRCÜ, PÜFKÜRMEK, PÜSKÜRMEK, PÜSKÜRTEÇ, PÜSKÜRTME, PÜSKÜRTÜŞ, SÜMKÜRMEK, TÖSKÜRMEK, TÖSKÜRTME, BELKÜREĞİ, CENKÜRMEK, ÇEMKÜRMEK, ÇENKÜRMEK, ÇÖMKÜRMEK, ÇÜÇKÜRMEK, GÖKKÜRESİ, HÖĞKÜRMEK, HÖMKÜRMEK, HÖNKÜRMEK, HÖPKÜRMEK, Devamını Oku »»
HÖYKÜRME, KÜKÜRTLÜ, KÜRELEME, KÜREYİCİ, KÜRNEMEK, KÜRTAJCI, PÜFKÜRME, PÜSKÜRME, PÜSKÜRTÜ, PÜSKÜRÜK, SÜMKÜRME, TEFEKKÜR, TEŞEKKÜR, TEZEKKÜR, TÖSKÜRME, TÜKÜRMEK, BÜKÜRGEÇ, ÇÖKÜRTME, ÇÜÇKÜRÜK, DOKÜRGEN, EPİKÜRCÜ, HÖKÜRMEK, HÖNKÜRME, KÖŞKÜRCÜ, KÜKÜRTSÜ, KÜRDİMEK, KÜRDÜLLÜ, KÜREBİYE, KÜREÇAYI, KÜREKSİZ, Devamını Oku »»
KÜRATÖR, KÜREKÇİ, KÜREMEK, KÜREMSİ, KÜRESEL, KÜRİYUM, KÜRNEME, KÜRÜMEK, MANİKÜR, PEDİKÜR, TÖSKÜRÜ, TÜKÜRME, TÜKÜRÜK, YERKÜRE, ADAKÜRE, CÜKÜRTÜ, ÇÖKÜRCE, HAKÜRGE, HEKÜRGE, HÜŞKÜRE, HÜYKÜRÜ, KARAKÜR, KÖKÜREK, KÜRATİF, KÜRDANİ, KÜRDEĞİ, KÜRDENK, KÜRDİĞİ, KÜRDİYE, KÜRDÜĞÜ, Devamını Oku »»
KÜKÜRT, KÜRASO, KÜRDAN, KÜREME, KÜREVİ, KÜRKAS, KÜRKÇÜ, KÜRKLÜ, KÜRTAJ, KÜRTÇE, KÜRTÜN, KÜRÜME, MERKÜR, ÜSKÜRE, BÜKÜRE, BÜKÜRÜ, ESKÜRE, KERKÜR, KEŞKÜR, KEVKÜR, KÜNKÜR, KÜRBEN, KÜRDEK, KÜRDÜK, KÜRDÜN, KÜREBİ, KÜRECİ, KÜREMİ, KÜRENK, KÜREPE, Devamını Oku »»
KÜRAR, KÜRDİ, KÜREK, KÜRİT, KÜRSÜ, ŞÜKÜR, BÜKÜR, CÜKÜR, ÇÖKÜR, ÇÜKÜR, DÖKÜR, EKÜRİ, KÖKÜR, KÜKÜR, KÜRAN, KÜRBE, KÜRCİ, KÜRCÜ, KÜRÇE, KÜRDE, KÜRDÜ, KÜREG, KÜREL, KÜREM, KÜREN, KÜRES, KÜRET, KÜREZ, KÜRİK, KÜRKE, Devamını Oku »»
KÜRE, KÜRK, KÜRA, KÜRÇ, KÜRİ, KÜRS, KÜRT, KÜRÜ
KÜR
KÜR
İyi bakım ve ilaç tedavisi. Özel tedavi yöntemi. İnatçı, hırslı (adam). İnatçı, hırslı adam. Böğürtlen. İçine girilemeyecek kadar sık orman, çalılık, fundalık yer. Bataklık. Tedavi etme, iyileştirme, şifa verme, sağaltım. İleride kullanılacak maddeleri muhafaza etmek için kurutma, kimyasal koruyucular kullanma, tütsüleme, tuzlama ve benzerleri işlemlerin yapılması. Aksi, dik başlı.
KÜRESELLEŞTİRMEK
Küreselleşme işini yaptırmak.
KÜRESELLEŞEBİLMEK
Küreselleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ŞEYTANTÜKÜRÜKLERİ
Özellikle genç sürgünlerden özsu emen ve gelişme çağını tükürüğümsü bir salgı yığını içerisinde geçiren, sıçrayıcı eşkanatlılar familyası.
PÜSKÜRTEBİLMEK
Püskürtme imkânı veya olasılığı bulunmak. Püskürtmeye gücü yetmek.
PREKÜRARİZASYON
Süksinilkolinin neden olduğu kas ağrısının yaygınlığını azaltmak için süksinilkolin enjeksiyonundan 3 dakika kadar önce, depolarizasyonsuz blok yapan bir ilacın, mutad felç edici dozunun 1/10-1/5'ine eşit ufak dozda uygulanması işlemi.
KÜRESELLEŞTİRME
Küreselleştirmek işi.
ŞEYTANTÜKÜRÜĞÜ
Şeytantükürükleri familyasına bağlı böceklere örnek tür; salyalıbit.
MUHAYYERKÜRDİ
Türk müziğinde bir makam.
KÜRELEYİNERİSİN
Fırlatıverince, atıverince.
KÜREKAYAKLILAR
Balıklarda ve omurgasız öbür su hayvanlarında asalak yaşayan, ufak boylu kabuklular takımı. (Özgür türleri bulunduğu gibi, dişi sırtından geçinen erkekleri, Medine kurduna ve akciğer kelebeğine arakonakçılık edenleri de vardır.).
TÜKÜRÜKLENMEK
Tükürükleme işine konu olmak.
KÜRESELLEŞEBİLME
Küreselleşebilmek işi.
KÜRDİLİHİCAZKAR
Klasik Türk müziğinde, rast perdesinde bir makam.
KÜKÜRTDİOKSİT
Yoğunluğu 2,3 olan, renksiz, boğucu kokulu ağır bir gaz.
DEVEÇÖKÜRDEĞİ
Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALBÜMİN
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
AYNA
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.
ADAYAVRUSU
İki veya üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi.
AYYUK
Göğün en yüksek yeri. Göğün kuzey yarım küresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı.
BARÇA
Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi. Kalyon türünden küçük savaş gemisi.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
BATİSFER
Su üstü araçlarına çelik kablo ile bağlanmış, negatif yüzebilirliği bulunan dalış küresi.
ALTINTOP
Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).
BEYAZTİLKİ
Tilkinin kışlık tüyünden yapılmış olan kürk.
ANTRİKOT
Sığırın iki kürek kemiği arasından ve pirzolalık yerinden çıkartılan, kemiğinden sıyrılmış et dilimi.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).
ALTIKARDEŞ
Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
BARİSFER
Ağır küre.