Kelimeler arşivi içinde; başında "kür" olan, toplam 180 adet kelime bulunmaktadır. kür ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kür ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÜRESELLEŞEBİLMEK
KÜRESELLEŞEBİLME, KÜRESELLEŞTİRMEK
KÜRDİLİHİCAZKAR, KÜRELEYİNERİSİN, KÜRESELLEŞTİRME
KÜREKAYAKLILAR
KÜRESELLEŞMEK, KÜRTMÜKLEŞMEK
KÜRESELLEŞME
KÜRDÜĞÜŞMEK, KÜRDÜNLEMEK, KÜRTÜNCÜLÜK
KÜRCELEMEK, KÜREBOĞAZI, KÜREKÇİLİK, KÜREKLEMEK, KÜRELENMEK, KÜREMLEMEK, KÜRENLEMEK, KÜREZLEMEK, KÜRKÇÜBAŞI, KÜRKÇÜYURT, KÜRTKÜPESİ, KÜRÜLENMEK, KÜRÜŞLEMEK
KÜRDANLIK, KÜRDÜKMEK, KÜREKDERE, KÜRELEMEK, KÜRELENME, KÜRENDERE, KÜRKÇÜLER, KÜRKÇÜLÜK, KÜRKLEMEK, KÜRKÜKLER, KÜRSÜLMEK, KÜRTÜKMEK, KÜRTÜKÜNE
KÜRDİMEK, KÜRDÜLLÜ, KÜREBİYE, KÜREÇAYI, KÜREKSİZ, KÜRELEME, KÜREYİCİ, KÜRNEMEK, KÜRPECİK, KÜRSÜDİŞ, KÜRSÜMEK, KÜRTAJCI, KÜRTÜLLÜ, KÜRTÜNCÜ, KÜRTÜNNÜ, KÜRÜMCAK, KÜRÜMEYH, KÜRÜŞMEK, KÜRÜZLÜK
KÜRATİF, KÜRATÖR, KÜRDANİ, KÜRDEĞİ, KÜRDENK, KÜRDİĞİ, KÜRDİYE, KÜRDÜĞÜ, KÜRDÜLÜ, KÜREKÇİ, KÜREKEN, KÜREKKE, KÜREKLİ, KÜRELİK, KÜREMEK, KÜREMPE, KÜREMSİ, KÜRENPE, KÜRESEL, KÜRİYUM, KÜRKKÖY, KÜRKLAK, KÜRLEME, KÜRMEÇE, KÜRNEME, KÜRRASE, KÜRSEYH, KÜRTİĞİ, KÜRTMEÇ, KÜRTÜYH, Devamını Oku »»
KÜRASO, KÜRBEN, KÜRDAN, KÜRDEK, KÜRDÜK, KÜRDÜN, KÜREBİ, KÜRECİ, KÜREME, KÜREMİ, KÜRENK, KÜREPE, KÜREVİ, KÜREYİ, KÜRİGE, KÜRKAS, KÜRKÇÜ, KÜRKLÜ, KÜRKÜK, KÜRKÜN, KÜRKÜT, KÜRMAN, KÜRMEZ, KÜRNEK, KÜRNÜÇ, KÜRNÜŞ, KÜRRÜK, KÜRRÜŞ, KÜRSÜK, KÜRŞAT, Devamını Oku »»
KÜRAN, KÜRAR, KÜRBE, KÜRCİ, KÜRCÜ, KÜRÇE, KÜRDE, KÜRDİ, KÜRDÜ, KÜREG, KÜREK, KÜREL, KÜREM, KÜREN, KÜRES, KÜRET, KÜREZ, KÜRİK, KÜRİT, KÜRKE, KÜRSE, KÜRSÜ, KÜRTE, KÜRÜÇ, KÜRÜK, KÜRÜL, KÜRÜM, KÜRÜN, KÜRÜS, KÜRÜŞ, Devamını Oku »»
KÜRA, KÜRÇ, KÜRE, KÜRİ, KÜRK, KÜRS, KÜRT, KÜRÜ
KÜR
KÜR
İyi bakım ve ilaç tedavisi. Özel tedavi yöntemi. İnatçı, hırslı (adam). İnatçı, hırslı adam. Böğürtlen. İçine girilemeyecek kadar sık orman, çalılık, fundalık yer. Bataklık. Tedavi etme, iyileştirme, şifa verme, sağaltım. İleride kullanılacak maddeleri muhafaza etmek için kurutma, kimyasal koruyucular kullanma, tütsüleme, tuzlama ve benzerleri işlemlerin yapılması. Aksi, dik başlı.
KÜRESELLEŞEBİLMEK
Küreselleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÜRDÜĞÜŞMEK
El şakası yapmak.
KÜREBOĞAZI
Kırıkkale kenti, Bahşili belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KÜRELEYİNERİSİN
Fırlatıverince, atıverince.
KÜRESELLEŞTİRMEK
Küreselleşme işini yaptırmak.
KÜRTÜNCÜLÜK
Semer ve palan yapma işi.
KÜRESELLEŞME
Küreselleşmek durumu, globalleşme.
KÜRTMÜKLEŞMEK
Güreşmek, boğuşmak.
KÜRDİLİHİCAZKAR
Klasik Türk müziğinde, rast perdesinde bir makam.
KÜREKAYAKLILAR
Balıklarda ve omurgasız öbür su hayvanlarında asalak yaşayan, ufak boylu kabuklular takımı. (Özgür türleri bulunduğu gibi, dişi sırtından geçinen erkekleri, Medine kurduna ve akciğer kelebeğine arakonakçılık edenleri de vardır.).
KÜRDÜNLEMEK
Çukuru doldurarak düzlemek: Yağan kar çukurları kürdünledi.
KÜRESELLEŞMEK
Dünya milletlerini ekonomi, siyaset ve iletişim bakımlarından birbirine yaklaşmaya ve bir bütün olmaya götürmek, globalleşmek.
KÜRESELLEŞEBİLME
Küreselleşebilmek işi.
KÜRESELLEŞTİRME
Küreselleştirmek işi.
KÜRCELEMEK
Fırlatmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAYAVRUSU
İki veya üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi.
BARİSFER
Ağır küre.
ANTRİKOT
Sığırın iki kürek kemiği arasından ve pirzolalık yerinden çıkartılan, kemiğinden sıyrılmış et dilimi.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
BEYAZTİLKİ
Tilkinin kışlık tüyünden yapılmış olan kürk.
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).
ALTIKARDEŞ
Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.
BARÇA
Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi. Kalyon türünden küçük savaş gemisi.
AYYUK
Göğün en yüksek yeri. Göğün kuzey yarım küresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
ALTINTOP
Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).
ALBÜMİN
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
BATİSFER
Su üstü araçlarına çelik kablo ile bağlanmış, negatif yüzebilirliği bulunan dalış küresi.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
AYNA
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.