Kelimeler arşivi içinde; başında "is" olan, toplam 661 adet kelime bulunmaktadır. is ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu is ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde is olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İSİMLENDİREBİLMEK, İSİMLENDİRİVERMEK
İSİMLENDİREBİLME, İSİMLENDİRİVERME, İSTANBULKİLİSESİ
İSİMLENDİRİLMEK, İSPATLAYABİLMEK, İSPRİTİZMACILIK, İSTATİSTİKÇİLİK, İSTİFLEYEBİLMEK
İSİMLENDİRİLİŞ, İSİMLENDİRİLME, İSKANDİNAVYALI, İSKORPİTGİLLER, İSLAMLAŞTIRMAK, İSPATLAYABİLME, İSTANBULBOĞAZI, İSTEKLENDİRİCİ, İSTEKLENDİRMEK, İSTENİLEBİLMEK, İSTİFLEYEBİLME, İSTİFSARIHATIR, İSTİKRARSIZLIK
İSAAĞAMEZRASI, İSİMLENDİRMEK, İSİMLEŞTİRMEK, İSKEMLECİBAŞI, İSLAMHANELERİ, İSLAMLAŞTIRMA, İSMAİLAĞATOLU, İSODİASFERLER, İSPİNOZGİLLER, İSPİYONLANMAK, İSPİYONLATMAK, İSTANBULLULUK, İSTATİSTİKSEL, İSTEKLENDİRME, İSTENİLEBİLME, İSTİDATSIZLIK, İSTİHKAMCILIK, İSTİKRARLILIK, İSTİKRARSIZCA, İSTİSMARCILIK, İSTİSNASIZLIK
İSABETSİZLİK, İSDİFALANMAK, İSİMLENDİRİŞ, İSİMLENDİRME, İSİMLEŞTİRME, İSKENDERSEYH, İSMAİLHACILI, İSPENÇHOROZU, İSPİRTOCULUK, İSPİYONCULUK, İSPİYONLAMAK, İSPİYONLANMA, İSPİYONLATMA, İSPRİTİZMACI, İSTATİSTİKÇİ, İSTENÇSİZLİK, İSTEYEBİLMEK, İSTİDATLILIK, İSTİKLALBAĞI, İSTİKRARLICA, İSTİRİDYELER, İSTİSNASIZCA
İSABETLİLİK, İSHAKÇELEBİ, İSKENDERİYE, İSKENDERKÖY, İSLAMLAŞMAK, İSMAİLBEYLİ, İSOSPOROZİS, İSPATLANMAK, İSPENÇİYARİ, İSPİYONLAMA, İSTATİSTİKİ, İSTEKLENMEK, İSTEKSİZLİK, İSTEMSİZLİK, İSTENÇÇİLİK, İSTETTİRMEK, İSTEYEBİLME, İSTİFLENMEK, İSTİKRARSIZ, İSTİLACILIK, İSTRONGİLOS, İSYANKARLIK
İSAFAKILAR, İSENKUTLUĞ, İSFENDİYAR, İSHAKÇILAR, İSHAKUŞAĞI, İSİMLENMEK, İSİMLEŞMEK, İSİMSİZLİK, İSKANDİNAV, İSKENDERLİ, İSKENDERUN, İSKERFENDİ, İSKETİMIHI, İSKİTERGİÇ, İSKONTOSUZ, İSLAMALANI, İSLAMBEYLİ, İSLAMCILIK, İSLAMLAŞMA, İSLAVCILIK, İSLAVİSTİK, İSMAİLBABA, İSOMORFİZM, İSPANYOLCA, İSPANYOLET, İSPATLAMAK, İSPATLANIŞ, İSPATLANMA, İSPATLAYIŞ, İSPERMEÇET, Devamını Oku »»
İSABETSİZ, İSAFAKILI, İSAHACILI, İSAHOCALI, İSBİTİREN, İSBOTURAN, İSCEHİSAR, İSDASİYON, İSDİLEMEK, İSDİRAHAT, İSİMBECİK, İSİMCİLİK, İSİMLENME, İSİMLEŞME, İSİRİNLİK, İSKALARYA, İSKANKUYU, İSKARPELA, İSKELEĞEN, İSKELEKÖY, İSKONTOLU, İSKORÇİNA, İSLAMİYET, İSLİBUDAK, İSLİHİSAR, İSMAİLBEY, İSMAİLİYE, İSMAİLKÖY, İSMAİLLER, İSMETPAŞA, Devamını Oku »»
İSAALANI, İSABETLİ, İSABEYLİ, İSAPINAR, İSASOFTA, İSBİTREN, İSDANMAK, İSDATMAH, İSDENMEK, İSDEYHLİ, İSENBİKE, İSEVİLİK, İSFENDAN, İSGAMBİL, İSHAKKÖY, İSHAKLAR, İSİMECİK, İSKAMBİL, İSKAMBOZ, İSKANDAL, İSKANDİL, İSKANİYE, İSKARMOS, İSKARMOZ, İSKARPİN, İSKEFİYE, İSKENDER, İSKERLET, İSKİRMEK, İSKİTLER, Devamını Oku »»
İSAABAT, İSABALI, İSADERE, İSAHACI, İSAOĞLU, İSAÖREN, İSBANAH, İSBARTA, İSBATAN, İSBİRTE, İSDAMAK, İSDEMEK, İSDENCİ, İSDİCAK, İSDİKAN, İSEMBİK, İSFİRTE, İSGELEN, İSGELİÇ, İSGEMBE, İSGEMBİ, İSGEMEK, İSGİLEN, İSGİYET, İSHAKÇA, İSHAKLI, İSHALLİ, İSİMLİK, İSİMSİZ, İSİRANİ, Devamını Oku »»
İSABET, İSABEY, İSAKLI, İSAKÖY, İSALAR, İSANNA, İSARNİ, İSBİTE, İSDECİ, İSDOTU, İSEBET, İSEYAĞ, İSGEFE, İSGELE, İSGELT, İSGETİ, İSİLEK, İSİLİK, İSİLİN, İSİMCİ, İSİMLİ, İSİMLÜ, İSİRAN, İSİRGE, İSİRĞİ, İSİRİK, İSİRİN, İSİTME, İSİYAN, İSİYEL, Devamını Oku »»
İSACA, İSAKİ, İSALE, İSALI, İSBAT, İSBAY, İSBİR, İSBİT, İSDAH, İSDAR, İSDOL, İSDOT, İSERİ, İSEVİ, İSGAF, İSGAN, İSGER, İSGET, İSHAK, İSHAL, İSHAT, İSHOT, İSİOT, İSKAN, İSKEÇ, İSKEL, İSKEN, İSKER, İSKET, İSKİF, Devamını Oku »»
İSAL, İSAN, İSAT, İSDİ, İSEN, İSER, İSGA, İSİK, İSİM, İSİN, İSİZ, İSKA, İSLA, İSLİ, İSOT, İSPİ, İSSİ, İSTİ, İSUT
İSA, İSE, İSİ, İST
İS
İS
Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke. Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Sürme.
İSİMLENDİRİLME
Adlandırılma.
İSİMLENDİRİLİŞ
Adlandırılış.
İSLAMLAŞTIRMAK
Birini Müslüman yapmak.
İSİMLENDİRİVERME
İsimlendirivermek işi.
İSİMLENDİRİLMEK
Adlandırılmak.
İSİMLENDİRİVERMEK
Adlandırıvermek.
İSKANDİNAVYALI
İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya'da oturan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
İSİMLENDİREBİLME
Adlandırabilme.
İSTİFLEYEBİLMEK
İstifleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İSKORPİTGİLLER
Omurgalılardan, örnek hayvanı iskorpit olan, sırt yüzgeçleri zehirli bezlere bağlı güçlü dikenlerle donanmış, bütün denizlerde rastlanan balıklar sınıfı. Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (Acanthopterygii) alt takımından, üstleri ktenoyit pullarla kaplı, sırt yüzgeçleri zehirli bezlere bağlı kuvvetli dikenlerle donanmış, insana batınca önemli yaralar açan türlere sahip bir familya. Kemikli balıklardan, üstleri ktenoit pullarla kaplı, sırt hücreleri zehirli bezlere bağlı kuvvetli dikenlerle donanmış, insana batınca önemli yaralar açan türlere sahip bir familya. (Scorpaenidae), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının dikenliyüzgeçliler (Acan-thopterygii) alt-takımına giren bir familyası. Üstleri ktenoyid pullarla kaplıdır. Sırt yüzgeçleri zehirli bezlere bağlı kuvvetli dikenlerle donanmış olup batınca önemli yaralar yapar. Bütün denizlerde raslanırlar. İskorpit (Scorpaena scrafa), lipsoz (S. porcus), fare-başlı iskorpit (Myoxocephalus scorpius) türleri iyi bilinir.
İSİMLENDİREBİLMEK
Adlandırabilmek.
İSPRİTİZMACILIK
Ruhun ölmediğine inanan, gereğinde ölülerin ruhlarıyla ilişki kurulabileceğini ileri süren inanış.
İSPATLAYABİLMEK
Kanıtlayabilmek.
İSTATİSTİKÇİLİK
İstatistikçi olma durumu.
İSTANBULKİLİSESİ
Otuz kiloluk bir ölçek. (Yenikent Aksaray Niğde).
Bu bölümde tanımı içerisinde İS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKAĞIZ
Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris).
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AÇINSAMA
Açınsamak işi, istikşaf.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ACE
servis sayısı.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ABORJİN
Avustralya yerlisi.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.