Kelimeler arşivi içinde; sonunda "it" olan, toplam 1363 adet kelime bulunmaktadır. Sonu it ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında it olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde it olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİMETİLSÜLFOKSİT, HOMOPOLİSAKKARİT, LİPOPOLİSAKKARİT, MENİNGOENSEFALİT, MUKOPOLİSAKKARİT
AMİNOGLUTETİMİT, EKTOPARAZİTİSİT, GLİKOSEREBROSİT, GLOMERULONEFRİT, GLUKOSEREBROSİT, HİDROPERİKARDİT, POLİVİNİLKLORİT, STROBİLOSERKOİT, YUKARIKARAHALİT
KARBONMONOKSİT, AŞAĞIKARAHALİT, BENZOTİADİAZİT, KORTİKOSTEROİT, MAKROGAMETOSİT, MAKRONÜKLEOSİT, MAKROSPOROZOİT, MALONDİALDEHİT, METAKRİPTOZOİT, MİKROGAMETOFİT, MİKROGAMETOSİT, OLİGODENDROSİT, OLİGODENTROSİT, OLİGONÜKLEOTİT, ORBİTOSFENOYİT, PERİBRONŞİOLİT, POLİELEKTROLİT, POLİİZOPRENOİT, TRİPANOSOMATİT, TRİPANOSOMİSİT
ÇAĞLAYANCERİT, KARBONDİOKSİT, KÜKÜRTDİOKSİT, AMİNOGLİKOZİT, ANTİMETABOLİT, DANGALAFISDİT, FOSFOGLİSERİT, GASTROENTERİT, GLİSERALDEHİT, HEMİKRİPTOFİT, HÜSEYİNMESCİT, KARPOSPOROFİT, KLİNOPTİLOLİT, LÖKOENSEFALİT, MEGAGAMETOFİT, MİKROSPOROSİT, MİKSÖDEMATOİT, OLİGOSAKKARİT, POLİNÜKLEOTİT, PROGRANÜLOSİT, RİBONÜKLEOSİT, RİBONÜKLEOTİT, SAVCILIEBEYİT, TRAKEOBRONŞİT
SPERMATOZOİT, ATRAKTİLOZİT, BAZİSFENOYİT, FLORASETAMİT, GALAKTOLİPİT, HAPLODİPLOİT, HİDROKSİASİT, HİPERPARAZİT, KIZILCAPELİT, KLORPROPAMİT, KOLLAJENOSİT, KONJUNKTİVİT, KRİSTALLOYİT, KSENOPARAZİT, MALONALDEHİT, MEGAKARYOSİT, MİKROPARAZİT, MİKROSATELİT, MONOGLİSERİT, NÜKLEOKAPSİT, OSTEOMİYELİT, OTOPOLİPLOİT, PANKREATOLİT, PARASFENOYİT, PİYELONEFRİT, PLEROSERKOİT, POLİSAKKARİT, PROMİYELOSİT, SİNAMALDEHİT, SİSTİSERKOİT, Devamını Oku »»
BAŞMÜSEVVİT, FORMALDEHİT, HİPERBOLOİT, HUDAYİNABİT, AGRANÜLOSİT, AGRONÜLOSİT, ALACAMESCİT, AMFİDİPLOİT, ANİSALDEHİT, ANTİPARAZİT, AŞAĞIMESCİT, BAKKARİNOİT, DİNÜKLEOTİT, ENDOBRONŞİT, ENDOFTALMİT, ERİZİPELOİT, GLİKOPEPTİT, HELMİNTİSİT, İMİDOPEPTİT, KERATİNOSİT, KIZGINYİĞİT, KIZILMESCİT, KLASMATOSİT, MAKROPEPTİT, MESOSİDERİT, METAZOLAMİT, MOLLUSKASİT, MOLLUSSİSİT, MUKOENTERİT, NEMATODİSİT, Devamını Oku »»
BAKTERİSİT, ELEKTROLİT, ENVAİÇEŞİT, ESERİCEDİT, FİKRİSABİT, KOZMOPOLİT, KRİSTALOİT, METROPOLİT, MÜTEREDDİT, MÜTEVELLİT, PARABOLOİT, RESMİGEÇİT, ABDÜLBASİT, ABDÜLFERİT, ABDÜLHAMİT, ABDÜLMECİT, ABDÜLVAHİT, ABDÜRREŞİT, AGLUTİNOİT, AKÇAMESCİT, AKÇAMESÇİT, ALBÜMİNOİT, ALTINKESİT, ALTNÜMÜLİT, AMİLNİTRİT, ANTEREZOİT, ANTEROZOİT, BAKTERİOİT, BALLITİRİT, BİZİRİNGİT, Devamını Oku »»
ANTİSEMİT, ANTROPOİT, APANDİSİT, BABAYİĞİT, ERİTROSİT, HİDROKSİT, KALİBORİT, KARTVİZİT, KIRKGEÇİT, KOLEMANİT, MÜTEADDİT, MÜTEAHHİT, MÜTESANİT, MÜTEZAYİT, PERİDOTİT, PERİTONİT, STALAGMİT, EHLİBEYİT, AĞAÇGEÇİT, AKANTOSİT, ALAMESCİT, AMİNOASİT, ANTRAKOİT, APRİNOSİT, AREOPAGİT, ASKARİSİT, ASKAROSİT, ATAPULGİT, BAKTEROİT, BİZLİNGİT, Devamını Oku »»
ALKALOİT, ANHİDRİT, ANTİASİT, ANTRASİT, ARAGONİT, ASFALTİT, BAŞKESİT, DARGEÇİT, DERMATİT, ELİPSOİT, FARENJİT, GAYZERİT, GLİKOZİT, GRANÜLİT, HELİKOİT, HEMOROİT, HİDRASİT, İSKORPİT, İSTAVRİT, KANBİYİT, KANTONİT, KAOLİNİT, KAPNİSİT, KARBONİT, KARNABİT, KOKİMBİT, KOMANDİT, KONSOLİT, KRİZALİT, KRİZOLİT, Devamını Oku »»
AKTİNİT, ALDEHİT, ALFENİT, ANDEZİT, ANEROİT, ARTERİT, ASKARİT, BAKALİT, BİYOTİT, BORASİT, BRONŞİT, DEPOZİT, DİNAMİT, DİPLOİT, DİYORİT, DOLOMİT, EDREMİT, FAGOSİT, FONOLİT, GALALİT, GALENİT, GASTRİT, GENOSİT, HAPLOİT, HEMATİT, HEPATİT, HİDATİT, İZMARİT, JENOSİT, KALAMİT, Devamını Oku »»
ADENİT, APATİT, ARAŞİT, ARTRİT, BELGİT, BOKSİT, CİZVİT, DİMNİT, EBONİT, EPİFİT, FLEBİT, FLORİT, GELGİT, GRAFİT, GRANİT, KALSİT, KARPİT, KAVAİT, KELKİT, KİBRİT, KİRKİT, KOKPİT, KOLOİT, LİNYİT, MESCİT, MEVLİT, MEYYİT, MEZGİT, MÜFRİT, MÜFSİT, Devamını Oku »»
AKAİT, BARİT, BASİT, BAZİT, BELİT, BEYİT, BİNİT, CAMİT, CEDİT, CİRİT, ÇEŞİT, ÇİĞİT, ÇİVİT, DASİT, DİKİT, DİVİT, DÜNİT, FASİT, GEÇİT, GEOİT, GİYİT, HAFİT, HİTİT, İFRİT, İSPİT, İZMİT, KADİT, KESİT, KİLİT, KOLİT, Devamını Oku »»
AHİT, AKİT, AMİT, ASİT, AZİT, ELİT, EŞİT, FLİT, İÇİT, MUİT, OJİT, SÜİT, ÜMİT, ZAİT, ABİT, AFİT, AGİT, AVİT, BRİT, CİİT, ÇİİT, EĞİT, EKİT, EMİT, ENİT, EPİT, GRİT, İBİT, İCİT, İGİT, Devamını Oku »»
AİT, BİT, FİT, HİT, MİT, SİT, CİT, ÇİT, KİT, PİT, TİT, YİT, ZİT
İT
İT
Köpek. Değersiz, terbiyesiz kimse.
POLİVİNİLKLORİT
Bazı mıknatıslı kuşak tabanlarında ya da plaklarda kullanılan yoğruk çeşidi.
MUKOPOLİSAKKARİT
Glikozaminoglikan.
YUKARIKARAHALİT
Ağrı kenti, Tutak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GLUKOSEREBROSİT
Glikoz şekeri içeren serebrosit. Gaucher hastalığında beyinde birikir.
HOMOPOLİSAKKARİT
Nişasta, selüloz gibi aynı tip monosakkarit monomerlerinden oluşmuş, dallanmış veya tek zincir durumunda olan polisakkarit, homoglikan.
MENİNGOENSEFALİT
Beynin ve beyin zarlarının iltihaplanması.
STROBİLOSERKOİT
Yalnızca Schistotaenia'larda görülen ve bir bölümü strobilasyona uğrayan sistiserkoid.
HİDROPERİKARDİT
Perikart boşluğunda seroz sıvı toplanmasının eşlik ettiği perikardit, sulu perikart iltihabı.
KARBONMONOKSİT
0,97 yoğunluğunda, renksiz, kokusuz, zehirleyici bir gaz. Bol miktarda ısı açığa çıkararak mavi bir alevle yanar ve hava ile birleşerek birçok uygulama alanı olan patlayıcı bir karışım oluşturur (CO).
DİMETİLSÜLFOKSİT
Ağacın işlenmesi sırasında elde edilen, birçok madde için iyi bir çözücü ve nem çekici özelliğe sahip, ağrı kesici, yangı önleyici, mantarlar ve bakterilerin gelişmesini engelleyici etkileri olan bir madde.
EKTOPARAZİTİSİT
Ektoparazitleri yıkımlayan ajanlar.
GLOMERULONEFRİT
Böbrek glomerül zarının iltihabı.
GLİKOSEREBROSİT
Serebrosit.
LİPOPOLİSAKKARİT
Lipitlerin polisakkaritlerle birleşmesinden oluşan herhangi bir molekül.
AMİNOGLUTETİMİT
Kolesterolün 20-hidroksikolesterole çevrilmesini önleyerek tüm steroit hormonların sentezlenmesini durduran ilaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde İT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABDESTBOZAN
Şerit.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
AÇIKAĞIZ
Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris).
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
ABULİ
İrade yitimi.
ACCELERANDO
Gittikçe hızlanarak.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.