Kelimeler arşivi içinde; başında "fat" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. fat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FATURALANDIRMAK
FATURALANDIRMA
FATURASIZLIK, FATURALATMAK
FATURALAMAK, FATURALATMA
FATMAUŞAĞI, FATURALAMA
FATURASIZ, FATMAKUYU
FATALİST, FATİHANE, FATİHLER, FATALİTE, FATMACIK, FATMACUH, FATMAGÜL, FATALİZM, FATMANUR, FATMAŞAL, FATURALI
FATTIKE, FATMALI
FATMAK, FATURA, FATTAK, FATİNE, FATİHA, FATEHE
FATSA, FATMA, FATİN, FATİK, FATİH, FATIK, FATEY, FATAL
FATO, FATI
FAT
FAT
Fuat. Kekeme. Hırka.
FATALİST
Yazgıcı.
FATMACIK
Kınkanatlılardan kara benekli kırmızı renkte, kurtçukları yediği için faydalı sayılan bir böcek.
FATALİTE
Alın yazısı, yazgı, kader. Uğursuzluk.
FATURALAMAK
Bir malın faturasını düzenlemek. Bir suçu birinin üzerine yüklemek. Ödemeyi bir kuruluşa ve kişiye havale etmek. Bir görevi birine yerine getirmesi için vermek.
FATURALANDIRMAK
Faturalama işini yaptırmak.
FATİHLER
Kahramanmaraş ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
FATMAKUYU
Adana ilinde, Tufanbeyli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
FATURASIZLIK
Faturasız olma durumu.
FATURASIZ
Faturası olmayan.
FATMAUŞAĞI
Aksaray şehri, Acıpınar bucağına bağlı bir bölge.
FATURALANDIRMA
Faturalandırmak işi.
FATURALAMA
Faturalamak işi.
FATİHANE
Fatih gibi, fatihe benzercesine.
FATURALATMAK
Faturalama işini yaptırmak.
FATURALATMA
Faturalatmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde FAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
ALTINCI
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen. Altın alıp satan kimse.
BEY
Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.
BINGILDAK
Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü.
BEZZAZ
Kumaş alıp satan kimse, manifaturacı.
ALTMIŞINCI
Altmış sıfatının sıra bildiren biçimi, sırada elli dokuzuncudan sonra gelen.
ALTIŞAR
Altı sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında altısı bir arada olan, her birine altı.
ALKAN
Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.
ANHİDRİT
Genellikle kaya tuzu ve alçı taşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat.
BEŞİNCİ
Beş sayısının sıra sıfatı, sırada dördüncüden sonra gelen.
ALTMIŞAR
Altmış sıfatının üleştirme sayı sıfatı. Her birine altmış, her defasında altmışı bir arada olan.
BARYUM
Atom sayısı 56, yoğunluğu 3,78 olan, doğada en çok baryum sülfat ve baryum karbonat olarak bulunan, havada çabuk oksitlenen, gümüş renginde, katı ve basit bir element (simgesi Ba).
BİLAR
Katranlı kıldan yapılmış olan ve kalafat işlerinde kullanılan bir macun türü.
APATİT
Doğada bulunan, içinde flor veya klor olan doğal kalsiyum fosfat.
BEŞER
İnsanoğlu, insan. Beş sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine beş, her defasında beşi bir arada.
BARİT
Renksiz veya beyaz, sarı, gri renklerde olabilen, sondaz, dolgu vb. alanlarda kullanılan bir mineral, baritin, baryum sülfat Ba(OH)2.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
BEZZAZLIK
Kumaş satma işi, manifaturacılık.
BEYİNCİK
Kafatasının art bölümünde ve beynin altında, hareket dengesi merkezi olan organ.