Kelimeler arşivinde; içinde "fay" olan, toplam 53 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fay bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fay ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fay olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FAYDALANDIRILMAK
FAYDALANABİLMEK, FAYDALANDIRILMA
FAYDALANABİLME, FAYDALANDIRMAK
KİFAYETSİZLİK, FAYDALANDIRMA, FAYDALANILMAK
FAYDALANILMA
FAYDALANMAK, FAYANSÇILIK, FAYDASIZLIK, FAYTONCULUK, HADDİKİFAYE
FAYDASIZCA, FAYIZÇILIH, DUFAYCOLOR, KİFAYETSİZ, FAYDALANMA, FAYDACILIK
KİFAYETLİ, KORİFAYOS, KUFFAYLAN
FAYTONCU, FAYDASIZ, FAYANSÇI, FAYŞALOH, FAYFUDUK
KİFAYET, FAYDALI, FAYDACI
TÜFAYE, FAYMAK, FAYSAK, FAYSAL, TUFAYİ, FAYTOS, TÜFAYİ, FAYİŞE, FAYDOS, FAYTON, FAYRAP, FAYANS
FAYİZ, FAYKA, FAYIZ, FAYIN, FAYIH, FAYŞA, FAYŞE, AFAYA, FAYDA
FAY
FAY
Kayaç kütlelerinin bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması, kırık (III).
FAYDALANDIRILMAK
Yararlandırılmak.
FAYDALANDIRMAK
Yararlandırmak.
FAYDASIZCA
Faydasız bir biçimde.
FAYANSÇILIK
Fayansçının yaptığı iş.
FAYDALANILMA
Yararlanılma.
FAYDALANILMAK
Yararlanılmak.
FAYDALANABİLME
Yararlanabilme.
FAYDALANDIRMA
Yararlandırma.
FAYDALANMAK
Yararlanmak.
KİFAYETSİZLİK
Yetersizlik.
FAYDALANABİLMEK
Yararlanabilmek.
HADDİKİFAYE
Yeterlik derecesi.
FAYDASIZLIK
Yararsızlık.
FAYTONCULUK
Faytoncunun yaptığı iş.
FAYDALANDIRILMA
Yararlandırılma.
Bu bölümde tanımı içerisinde FAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İNTİFA
Yararlanma, faydalanma, asılanma.
LİYAKAT
Bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu, değim. Kifayet.
FEYİZLENMEK
Feyzalıp aydınlanmak, faydalanmak.
HORST
Merdiven biçimli fay serisindeki iki tektonik çukur arasında veya bir tektonik çukurun iki yanında yükselen kısım.
SERAMİK
Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılmış olan vazo, çanak, çömlek vb. nesne. Yüksek ısıda pişirilmiş toprak, fayans, porselenden yapılan.
BAŞYAZI
Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı, başmakale.
ÇİNİ
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha, fayans. Sırlı ve süslü, pişmiş balçıktan yapılan.
SAYFALIK
Herhangi bir sayıda sayfası olan. Herhangi bir sayıda sayfaya sığabilen.
FAYANSÇI
Fayans döşeyen veya satan kimse.
KARNIYARIK
Uzunlamasına yarılan kızarmış patlıcanların ortasına kıymalı iç konularak hazırlanmış yemek. Matbaacılıkta her sayfayı çift sütun olarak düzenleme.
AYRAÇ
Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.
BORDÜR
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.
TOKUŞMAK
İki şey birbirine çarpmak, çarpışmak. Kafa kafaya vuruşmak.
SEFERLİK
Herhangi bir defaya yetecek miktarda olan.
MENAFİ
Yararlar, faydalar.
PAYTON
Fayton.
MÜFİT
Yararlı, faydalı. Anlatan, ifade eden.
HAYIR
"Yok, öyle değil, olmaz" anlamlarında onamama, inkâr bildiren bir söz. İyi, hayırlı, yararlı, faydalı. Olumsuz cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz. İyilik, karşılık beklenmeden yapılmış olan yardım.
FAYTONCU
Fayton süren kimse.
KIRIK
Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.