Kelimeler arşivi içinde; başında "faz" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. faz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu faz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde faz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FAZLALAŞTIRMAK
FAZLALAŞTIRMA, FAZİLETSİZLİK
FAZİLETLİLİK
FAZLALAŞMAK
FAZLASIYLA, FAZLALAŞMA, FAZİLETKAR, FAZİLETSİZ
FAZLULLAH, FAZİLETLİ
FAZLADAN, FAZLARAK, FAZLALIK
FAZLACA, FAZİLET, FAZLICA
FAZLAN, FAZMİT, FAZILA
FAZLA, FAZIL, FAZLI, FAZAN, FAZAM
FAZ
FAZ
Elektrik geriliminde evre.
FAZLASIYLA
Olağandan, gerekenden çok, pek çok, ziyadesiyle.
FAZLALIK
Çokluk, gereğinden artık olma durumu.
FAZİLETLİ
Erdemli.
FAZLADAN
Alışılana ek olarak, alışılandan çok, bol bol, çok çok.
FAZLARAK
Fazlaca, biraz fazla.
FAZİLETSİZLİK
Erdemsizlik.
FAZLALAŞMAK
Çoğalmak.
FAZLALAŞTIRMAK
Çoğaltmak.
FAZİLETLİLİK
Erdemlilik.
FAZİLETSİZ
Erdemsiz.
FAZLULLAH
Allah'ın erdemi, üstünlüğü.
FAZLALAŞTIRMA
Çoğaltma.
FAZLALAŞMA
Çoğalma.
FAZLACA
Gereğinden biraz daha çok olarak, bir hayli, çokça.
FAZİLETKAR
Erdemli.
Bu bölümde tanımı içerisinde FAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞKIN
Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş. Benzerlerinden üstün. Çok, fazla.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
ASTRONOMİK
Gök bilimsel. Aşırı, çok yüksek, çok veya aşırı fazla.
AŞIRI
Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.
AMBALE
"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
ARTI
Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
ARTMAK
Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
ARTAKALMAK
Artmak, geriye kalmak, fazla bulunmak.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.
ARALAMAK
İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
AYRIŞIK
Ayrışmış olan. Birbirlerine çok fazla benzer özellikler taşımayan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk, ayrı cinsten, heterojen. Ayrı türden, çeşit çeşit, muhtelif, heterojen.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
ARTIK
İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.