FAZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "faz" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. faz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu faz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde faz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

FAZLALAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

FAZLALAŞTIRMA, FAZİLETSİZLİK

12 harfli kelimeler

FAZİLETLİLİK

11 harfli kelimeler

FAZLALAŞMAK

10 harfli kelimeler

FAZLASIYLA, FAZLALAŞMA, FAZİLETKAR, FAZİLETSİZ

9 harfli kelimeler

FAZLULLAH, FAZİLETLİ

8 harfli kelimeler

FAZLADAN, FAZLARAK, FAZLALIK

7 harfli kelimeler

FAZLACA, FAZİLET, FAZLICA

6 harfli kelimeler

FAZLAN, FAZMİT, FAZILA

5 harfli kelimeler

FAZLA, FAZIL, FAZLI, FAZAN, FAZAM

3 harfli kelimeler

FAZ

Bazı kelimelerin anlamları

FAZ

Elektrik geriliminde evre.

FAZİLETLİ

Erdemli.

FAZLADAN

Alışılana ek olarak, alışılandan çok, bol bol, çok çok.

FAZLACA

Gereğinden biraz daha çok olarak, bir hayli, çokça.

FAZİLETSİZ

Erdemsiz.

FAZİLETKAR

Erdemli.

FAZLALAŞTIRMAK

Çoğaltmak.

FAZLALAŞMAK

Çoğalmak.

FAZİLETSİZLİK

Erdemsizlik.

FAZLULLAH

Allah'ın erdemi, üstünlüğü.

FAZLALIK

Çokluk, gereğinden artık olma durumu.

FAZLALAŞMA

Çoğalma.

FAZİLETLİLİK

Erdemlilik.

FAZLALAŞTIRMA

Çoğaltma.

FAZLARAK

Fazlaca, biraz fazla.

FAZLASIYLA

Olağandan, gerekenden çok, pek çok, ziyadesiyle.

  -   -   -  

Anlamında FAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARTAĞAN

Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.

AMBALE

"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

ANGIÇ

Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

ARTMAK

Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.

ARTIK

İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

AYRIŞIK

Ayrışmış olan. Birbirlerine çok fazla benzer özellikler taşımayan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk, ayrı cinsten, heterojen. Ayrı türden, çeşit çeşit, muhtelif, heterojen.

AKAK

Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.

ARALAMAK

İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.

AŞIRI

Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.

ARTAKALMAK

Artmak, geriye kalmak, fazla bulunmak.

AŞK

Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.

AŞKIN

Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş. Benzerlerinden üstün. Çok, fazla.

AĞIRLIKLI

Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.

ASTRONOMİK

Gök bilimsel. Aşırı, çok yüksek, çok veya aşırı fazla.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ARTI

Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

AĞDACI

Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.