Kelimeler arşivi içinde; başında "fay" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. fay ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fay ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FAYDALANDIRILMAK
FAYDALANABİLMEK, FAYDALANDIRILMA
FAYDALANDIRMAK, FAYDALANABİLME
FAYDALANILMAK, FAYDALANDIRMA
FAYDALANILMA
FAYTONCULUK, FAYDASIZLIK, FAYDALANMAK, FAYANSÇILIK
FAYDALANMA, FAYDASIZCA, FAYDACILIK, FAYIZÇILIH
FAYTONCU, FAYANSÇI, FAYDASIZ, FAYFUDUK, FAYŞALOH
FAYDACI, FAYDALI
FAYMAK, FAYRAP, FAYSAK, FAYSAL, FAYTON, FAYTOS, FAYİŞE, FAYDOS, FAYANS
FAY
Kayaç kütlelerinin bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması, kırık (III).
FAYDALANDIRILMA
Yararlandırılma.
FAYDALANDIRMAK
Yararlandırmak.
FAYDASIZCA
Faydasız bir biçimde.
FAYTONCULUK
Faytoncunun yaptığı iş.
FAYDALANMA
Yararlanma.
FAYANSÇILIK
Fayansçının yaptığı iş.
FAYDALANILMAK
Yararlanılmak.
FAYDALANMAK
Yararlanmak.
FAYDACILIK
Yararcılık.
FAYDALANABİLME
Yararlanabilme.
FAYDALANILMA
Yararlanılma.
FAYDALANDIRMA
Yararlandırma.
FAYDASIZLIK
Yararsızlık.
FAYDALANABİLMEK
Yararlanabilmek.
FAYDALANDIRILMAK
Yararlandırılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde FAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARNIYARIK
Uzunlamasına yarılan kızarmış patlıcanların ortasına kıymalı iç konularak hazırlanmış yemek. Matbaacılıkta her sayfayı çift sütun olarak düzenleme.
FAYANSÇI
Fayans döşeyen veya satan kimse.
KIRIK
Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.
SAYFALIK
Herhangi bir sayıda sayfası olan. Herhangi bir sayıda sayfaya sığabilen.
MÜFİT
Yararlı, faydalı. Anlatan, ifade eden.
FEYİZLENMEK
Feyzalıp aydınlanmak, faydalanmak.
SERAMİK
Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılmış olan vazo, çanak, çömlek vb. nesne. Yüksek ısıda pişirilmiş toprak, fayans, porselenden yapılan.
TOKUŞMAK
İki şey birbirine çarpmak, çarpışmak. Kafa kafaya vuruşmak.
PAYTON
Fayton.
FAYTONCU
Fayton süren kimse.
ÇİNİ
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha, fayans. Sırlı ve süslü, pişmiş balçıktan yapılan.
İNTİFA
Yararlanma, faydalanma, asılanma.
LİYAKAT
Bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu, değim. Kifayet.
HAYIR
"Yok, öyle değil, olmaz" anlamlarında onamama, inkâr bildiren bir söz. İyi, hayırlı, yararlı, faydalı. Olumsuz cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz. İyilik, karşılık beklenmeden yapılmış olan yardım.
AYRAÇ
Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.
HORST
Merdiven biçimli fay serisindeki iki tektonik çukur arasında veya bir tektonik çukurun iki yanında yükselen kısım.
SEFERLİK
Herhangi bir defaya yetecek miktarda olan.
MENAFİ
Yararlar, faydalar.
BORDÜR
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.
BAŞYAZI
Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı, başmakale.