Sonu EVE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eve" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eve ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eve olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eve olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

YUKARIAĞADEVE

12 harfli kelimeler

AŞAĞIAĞADEVE

10 harfli kelimeler

GÜMBÜRDEVE

8 harfli kelimeler

KARADEVE, TÜLÜDEVE

7 harfli kelimeler

ÇERÇEVE, NERÇEVE, KÖRDEVE, HEVKEVE, EVESEVE, AĞADEVE, DİLCEVE

6 harfli kelimeler

GECEVE, ÖKSEVE, KEŞEVE, KELEVE, KECEVE, AŞGEVE, İŞGEVE, ISLEVE, ELDEVE, GEMEVE, GELEVE

4 harfli kelimeler

SEVE, ŞEVE, ZEVE, NEVE, LEVE, HEVE, GEVE, BEVE, DEVE

Bazı kelimelerin anlamları

EVE

Oyunda ebe: Gelin saklambaç oynayalım, men ebe olacağım. Acele, çabuk. Evvel.

AĞADEVE

Kars şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇERÇEVE

Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.

HEVKEVE

Küçük bahçe, sebzelik. Avlu.

KÖRDEVE

Yozgat ili, Yerköy belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

GÜMBÜRDEVE

Gök gürültüsü (çocuk dilinde).

TÜLÜDEVE

Tek hörgüçlü, iri deve.

NERÇEVE

Su tası.

EVESEVE

Seve seve, istekle. Hepsi, bütünü: Eveseve geldiler ve gittiler.

ÖKSEVE

Ucu yanmış odun parçası. Ucu yanmış odun.

KARADEVE

Ölüm, ecel.

DİLCEVE

Geveze.

YUKARIAĞADEVE

Ağrı ili, Hamur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GECEVE

İplik çilesi takılan iplik çıkrığı, elemye.

AŞAĞIAĞADEVE

Ağrı kenti, Murat Bucağı.

KEŞEVE

Güçsüz.

  -   -   -  

Anlamında EVE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EVE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

AMATÖR

Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.

ALPAKA

Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.

ARZU

İstek, dilek. Heves.

ATAK

Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ATANMAK

Bir göreve getirilmek, tayin edilmek.

ALAZLAMAK

Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ASTİK

Pezevenk.

ARZULU

İstekli, hevesli.

AYTIŞMAK

Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek. Halk şairleri belli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışmak.

ALATURKACI

Alaturka yanlısı kimse. Alaturka müziği seven kimse. Alaturka müziği seslendiren veya çalan kimse.

BABACIL

Babasını çok seven, babasına çok düşkün olan.

BARIŞÇIL

Barışsever.

BARIŞÇI

Barışsever. Barışı amaçlayan, barışı öngören.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

ATAMAK

Birini bir göreve getirmek, tayin etmek.

BABACANCA

Sevecen, cana yakın. Sevgi ve sevecenlikle, cana yakın olarak.

AKSESUARCI

Aksesuar satan kimse. Aksesuar kullanmasını seven kimse. Aksesuarı hazırlayan kimse.