Kelimeler arşivi içinde; sonunda "erel" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu erel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında erel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde erel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EREL
Eli güçlü olan.
GEREL
Karar. Tam, uygun anlamında kullanılır: Bu elbise bana gerel geliyor.
ZEREL
Zarar güvey.
MEREL
Teşbih unsuru olarak güzel.
HEREL
Kıldan ya da ketenden yapılmış büyük çuval. Mağara, ağıl.
YEREL
Yöresel. Sınırlı bir yerle ilgili olan, lokal. Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan.
Bu bölümde tanımı içerisinde EREL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FRAKSİYON
Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup, bölüntü, bölüngü. Hizip.
BRİZBİZ
Pencerelerin çerçevesine, içeriden tutturulan bir tür ince perde.
KAFES
Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.
KÜLT
Din (I). Belli bir dönemde aşırı ilgi gören film vb. Yerel özellikler taşıyan dinî törenler.
BERELENME
Berelenmek işi.
DENİZLİK
Kayıklarda bordayı aşan dalgaların içeriye girmesine engel olan eğik tahta. Pencerelerin altında, içte ve dışta yapılarak suların duvar içine sızmasını veya duvar yüzeyinde yayılmasını önleyen eğik bölüm. Denize girerken kullanılan kadın mayosu.
FERFORJE
Kapılara, pencerelere veya evlerin iç bölümlerine süsleme amacıyla yapılıp takılan dövme demir.
BERTİLMEK
İncinmek, burkulmak. Berelenmek, yaralanmak. Morarmak, çürümek.
DOMESTİK
İç, ülke içi. Yerel, yerli. Evcil.
BERELEMEK
Bereli duruma getirmek.
KASA
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
ENFEKSİYON
Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
KÜPEŞTE
Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet. Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılmış olan dolgu set, parapet.
CENDERELEŞME
Cendereleşmek işi.
LODOS
Güneyden veya güneybatıdan esen ve bazen de yağış getiren yerel rüzgâr, kaba yel, boz yel. Bu rüzgârın estiği gün veya zaman. Güneybatı 225°'lik yön.
BERELENMEK
Bereli duruma gelmek.
ÇİRKİN
Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).
FIRILDAK
Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.
BERELEME
Berelemek işi.