Kelimeler arşivinde; içinde "erem" olan, toplam 77 tane kelime bulunuyor. İçerisinde erem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu erem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında erem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEREMETLEMEK
DEPEREMEDEN, DEFTEREMİNİ, PEREMECİLİK
KESİKKEREM, SENDEREMEK, ŞEREMETLER, ALAMEREMET, SEREMETTİN
BAKTEREMİ, DEREMAHAL, ÇEREMETÇİ, BİKEREMİZ, DEREMETLİ, DEREMUMLU, ŞEREMETLİ, TEREMENTİ, KEKEREMEK, TEREMEKER
EPİKEREM, ECEREMÜK, EĞEREMEK, KEREMKÖY, HİPEREMİ, KEREMŞAH, HEREMİZE, HAŞVEREM, DEPEREME, MÖHDEREM, BEREMERE, SEREMONİ, PEREMECİ, TEPEREME, MUHTEREM
GEREMİT, MEREMET, EREMEKE, HEREMİZ, TEREMPE, TEREMEK, KEPEREM, KEREMET, KEREMİT, KEREMLİ, ŞEREMET, DEREMET, VEREMLİ, ÇEREMÜK, DEPEREM, LACEREM, KEREMPE, DEREMEN, EREMBÜK, GEREMEK, GEREMET, EREMEKİ
EREMÜK, BEREME, PEREME, ÖĞEREM, GEREME, EREMEK, MEREME, EREMİK, EĞEREM, CEREME
ZEREM, TEREM, KEREM, VEREM, BEREM, SEREM, CEREM, DEREM, MEREM, HEREM
EREM
EREM
Kadınların giydikleri çarşaf. Bir işe gönüllü, istekli olma.
BAKTEREMİ
Bakterilerin veya bakteri toksinlerinin dolaşım sistemine geçmesiyle oluşan ateş ve titremenin eşlik ettiği klinik tablo, bakteriyemi.
PEREMECİLİK
Peremecinin yaptığı iş.
DEREMUMLU
Yozgat şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DEPEREMEDEN
Birdenbire, ani.
BİKEREMİZ
Bunun üstüne, netice olarak.
ALAMEREMET
Çok acele, çabucak: Kamyon gidiyormuş, alameremet hazırlandım geldim.
DEFTEREMİNİ
Defterhanede yazım defterlerinin korunması, bakımı ve kullanılışı işlerine bakan kalemin başkanı.
SEREMETTİN
Kastamonu kenti, Kuzyaka bucağına bağlı bir bölge.
KESİKKEREM
Halk türkülerinde geçen ünlü bir ezgi.
ŞEREMETLER
Balıkesir ili, Kepsut ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DEREMETLİ
Derli toplu kişi.
ÇEREMETÇİ
Aceleci.
SENDEREMEK
Sendelemek, sarsılmak.
DEREMETLEMEK
Hazırlamak, sağlamak, toplamak. Onarmak, düzeltmek.
DEREMAHAL
Yozgat şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde EREM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SİLİK
Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan. Kendini gösteremeden. Kendini gösteremeyen, dikkati çekmeyen veya önemli ve belirli olmayan.
TÖREN
Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim. Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılmış olan toplantı, merasim, seremoni.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
SAYGIDEĞER
Kendisine saygı gösterilmeye değer, muhterem.
PREVANTORYUM
Vücutlarına verem mikrobu girmesine rağmen henüz hastalığa yakalanmamış zayıf kimselerin, vereme yakalanmasını önlemek amacıyla bakıldıkları sağlık kurumu.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
KOYULAŞTIRMA
Koyulaştırmak işi. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir film parçasının kimyasal işlemlerle güçlendirilmesi işi.
HAPTETMEK
Karşısındakini susturmak, cevap veremez durumunda bırakmak.
MÜTEVERRİM
Veremli.
PEREMECİ
Pereme kullanan veya yapan kimse.
KOYUN
Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.
SANATORYUM
Özellikle veremli hastaların iyileştirilmesi için kurulmuş sağlık kuruluşu.
TEVERRÜM
Verem olma.
İYİLİK
İyi olma durumu, salah. Sağlığı yerinde olma durumu, esenlik. Karşılık beklenilmeden yapılmış olan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inayet. Yarar ya da elverişlilik, nimet.
TEREBENTİN
Kozalaklılardan ve bazı ağaçlardan ya kendi kendine ya da ağacın çizilmesiyle akan, yağlı boya, yağlı vernik üretiminde ve inceltilmesinde kullanılan, ince, renksiz, kokulu reçine, terementi.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
MENEVİŞ
Hare. Terementi ağacının tohumu.
KELAYNAK
Leylekgillerden, yeryüzünde yalnız Birecik'te, Fırat vadisini çeviren kayalarda yaşayan, başı tüysüz, uzun gagalı bir kuş (Geronticus eremita).
İLZAM
Cevap veremez duruma getirme, susturma. Herhangi bir iş yerinin gelirlerini toplama işini üzerine alma.
STREPTOMİSİN
Verem basili, şarbon, difteri, veba, menenjit, zatürre vb. hastalıklara sebep olan mikroplara karşı kullanılan bir antibiyotik.