İçinde EREM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "erem" olan, toplam 77 tane kelime bulunuyor. İçerisinde erem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu erem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında erem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

DEREMETLEMEK

11 harfli kelimeler

DEPEREMEDEN, DEFTEREMİNİ, PEREMECİLİK

10 harfli kelimeler

KESİKKEREM, SENDEREMEK, ŞEREMETLER, ALAMEREMET, SEREMETTİN

9 harfli kelimeler

BAKTEREMİ, DEREMAHAL, ÇEREMETÇİ, BİKEREMİZ, DEREMETLİ, DEREMUMLU, ŞEREMETLİ, TEREMENTİ, KEKEREMEK, TEREMEKER

8 harfli kelimeler

EPİKEREM, ECEREMÜK, EĞEREMEK, KEREMKÖY, HİPEREMİ, KEREMŞAH, HEREMİZE, HAŞVEREM, DEPEREME, MÖHDEREM, BEREMERE, SEREMONİ, PEREMECİ, TEPEREME, MUHTEREM

7 harfli kelimeler

GEREMİT, MEREMET, EREMEKE, HEREMİZ, TEREMPE, TEREMEK, KEPEREM, KEREMET, KEREMİT, KEREMLİ, ŞEREMET, DEREMET, VEREMLİ, ÇEREMÜK, DEPEREM, LACEREM, KEREMPE, DEREMEN, EREMBÜK, GEREMEK, GEREMET, EREMEKİ

6 harfli kelimeler

EREMÜK, BEREME, PEREME, ÖĞEREM, GEREME, EREMEK, MEREME, EREMİK, EĞEREM, CEREME

5 harfli kelimeler

ZEREM, TEREM, KEREM, VEREM, BEREM, SEREM, CEREM, DEREM, MEREM, HEREM

4 harfli kelimeler

EREM

Bazı kelimelerin anlamları

EREM

Kadınların giydikleri çarşaf. Bir işe gönüllü, istekli olma.

KESİKKEREM

Halk türkülerinde geçen ünlü bir ezgi.

DEREMETLEMEK

Hazırlamak, sağlamak, toplamak. Onarmak, düzeltmek.

DEREMAHAL

Yozgat şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

SEREMETTİN

Kastamonu kenti, Kuzyaka bucağına bağlı bir bölge.

PEREMECİLİK

Peremecinin yaptığı iş.

DEFTEREMİNİ

Defterhanede yazım defterlerinin korunması, bakımı ve kullanılışı işlerine bakan kalemin başkanı.

DEREMUMLU

Yozgat şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ALAMEREMET

Çok acele, çabucak: Kamyon gidiyormuş, alameremet hazırlandım geldim.

ŞEREMETLER

Balıkesir ili, Kepsut ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ÇEREMETÇİ

Aceleci.

SENDEREMEK

Sendelemek, sarsılmak.

BİKEREMİZ

Bunun üstüne, netice olarak.

DEREMETLİ

Derli toplu kişi.

BAKTEREMİ

Bakterilerin veya bakteri toksinlerinin dolaşım sistemine geçmesiyle oluşan ateş ve titremenin eşlik ettiği klinik tablo, bakteriyemi.

DEPEREMEDEN

Birdenbire, ani.

  -   -   -  

Anlamında EREM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EREM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MENEVİŞ

Hare. Terementi ağacının tohumu.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

İYİLİK

İyi olma durumu, salah. Sağlığı yerinde olma durumu, esenlik. Karşılık beklenilmeden yapılmış olan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inayet. Yarar ya da elverişlilik, nimet.

MÜTEVERRİM

Veremli.

SAYGIDEĞER

Kendisine saygı gösterilmeye değer, muhterem.

SİLİK

Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan. Kendini gösteremeden. Kendini gösteremeyen, dikkati çekmeyen veya önemli ve belirli olmayan.

KOYUN

Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

PREVANTORYUM

Vücutlarına verem mikrobu girmesine rağmen henüz hastalığa yakalanmamış zayıf kimselerin, vereme yakalanmasını önlemek amacıyla bakıldıkları sağlık kurumu.

İLZAM

Cevap veremez duruma getirme, susturma. Herhangi bir iş yerinin gelirlerini toplama işini üzerine alma.

KELAYNAK

Leylekgillerden, yeryüzünde yalnız Birecik'te, Fırat vadisini çeviren kayalarda yaşayan, başı tüysüz, uzun gagalı bir kuş (Geronticus eremita).

AKARCA

Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.

TEREBENTİN

Kozalaklılardan ve bazı ağaçlardan ya kendi kendine ya da ağacın çizilmesiyle akan, yağlı boya, yağlı vernik üretiminde ve inceltilmesinde kullanılan, ince, renksiz, kokulu reçine, terementi.

TÖREN

Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim. Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılmış olan toplantı, merasim, seremoni.

STREPTOMİSİN

Verem basili, şarbon, difteri, veba, menenjit, zatürre vb. hastalıklara sebep olan mikroplara karşı kullanılan bir antibiyotik.

SANATORYUM

Özellikle veremli hastaların iyileştirilmesi için kurulmuş sağlık kuruluşu.

HAPTETMEK

Karşısındakini susturmak, cevap veremez durumunda bırakmak.

PEREMECİ

Pereme kullanan veya yapan kimse.

TEVERRÜM

Verem olma.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

KOYULAŞTIRMA

Koyulaştırmak işi. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir film parçasının kimyasal işlemlerle güçlendirilmesi işi.