Sonu EREN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eren" olan, toplam 103 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eren ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eren olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eren olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

VAKIFGEÇİTVEREN

14 harfli kelimeler

YENİGEÇİTVEREN, YILANAAĞIVEREN, YUKARIGÜLDEREN

13 harfli kelimeler

AŞAĞIGÜLDEREN

11 harfli kelimeler

RENKGİDEREN, GÜNDÖNDEREN, YUKARIDEREN

10 harfli kelimeler

MÜKERREREN, KİREÇYEREN, AŞAĞIDEREN, ÇİÇEKVEREN, GEÇİTVEREN, GÜMÜŞSEREN, KANATGEREN, KIZILGEREN, ŞEHİTVEREN, YEDDİVEREN, YEMİŞVEREN, YUMRUVEREN, YÜREKVEREN

9 harfli kelimeler

YEDİVEREN, ARPADEREN, DARIVEREN, EKİNVEREN, IŞIKVEREN, OĞULVEREN, RENKVEREN, SARIGEREN, UĞURVEREN, ÜRÜNVEREN, ÜZÜMVEREN

8 harfli kelimeler

GÖSTEREN, ISIVEREN, ALİVEREN, BALVEREN, CANVEREN, ÇAĞVEREN, DİLDEREN, DUTVEREN, EREPEREN, GÖNDEREN, GÜLDEREN, GÜLSEREN, GÜLVEREN, GÜNSEREN, HOŞVEREN, KELPEREN, KUZVEREN, KÜLVEREN, NESTEREN, NURSEREN, NURVEREN, PAYVEREN, SESVEREN, SÖZVEREN, SÜTVEREN, TAPSEREN, TEZVEREN, YANSEREN, YOLVEREN

7 harfli kelimeler

ALPEREN, İŞVEREN, ÖZVEREN, AYCEREN, AYSEREN, ÇÖKEREN, DÜZEREN, EĞSEREN, ELVEREN, EYSEREN, GÖVEREN, GÜÇEREN, GÜLEREN, GÜNEREN, HÖCEREN, İKSEREN, ÖZDEREN, SUVEREN, TECEREN, TEZEREN, ÜNVEREN

6 harfli kelimeler

ENEREN, ESEREN, EVEREN, ÖZEREN, SÜEREN

5 harfli kelimeler

CEREN, GEREN, PEREN, SEREN, BEREN, ÇEREN, DEREN, FEREN, HEREN, KEREN, MEREN, ŞEREN, TEREN, VEREN, ZEREN

4 harfli kelimeler

EREN

Bazı kelimelerin anlamları

EREN

Ermiş. Olağanüstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimse.

YILANAAĞIVEREN

Zehirli, yeşil renkli bir kertenkele.

RENKGİDEREN

Bazı maddelerin rengini yok etmekte kullanılan kimyasal madde.

GÜMÜŞSEREN

Erzurum ili, Aşkale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

MÜKERREREN

Tekrarlanarak, tekrar edilmiş olarak.

YUKARIGÜLDEREN

Van şehri, Çaldıran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KANATGEREN

Ağrı kenti, Eleşkirt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

GÜNDÖNDEREN

Ayçiçeği.

AŞAĞIDEREN

Şanlıurfa ilinde, Akçakale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

VAKIFGEÇİTVEREN

Bolu şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KİREÇYEREN

Kireçli topraktan hoşlanmayan, kireçli toprakta yetişmeyen, kireççil karşıtı.

YENİGEÇİTVEREN

Bolu şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

AŞAĞIGÜLDEREN

Van ili, Çaldıran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇİÇEKVEREN

Muş şehri, Aktuzla nahiyesine bağlı bir bölge.

YUKARIDEREN

Şanlıurfa şehrinde, Akçakale ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

GEÇİTVEREN

Ağrı ilinde, Taşlıçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli kenti, Darıkent bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında EREN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKASMA

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

ALARM

Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.

ALINDI

Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

ALFABE

Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AĞIRCANLI

Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).

AKSEDİR

Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).

AKKARINCA

Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).

AKLAN

Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.

AĞAÇKESEN

Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).

AKÜMÜLATÖR

Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.

AĞBENEK

Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.