Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eren" olan, toplam 103 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eren ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eren olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eren olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VAKIFGEÇİTVEREN
YENİGEÇİTVEREN, YILANAAĞIVEREN, YUKARIGÜLDEREN
AŞAĞIGÜLDEREN
RENKGİDEREN, GÜNDÖNDEREN, YUKARIDEREN
MÜKERREREN, KİREÇYEREN, AŞAĞIDEREN, ÇİÇEKVEREN, GEÇİTVEREN, GÜMÜŞSEREN, KANATGEREN, KIZILGEREN, ŞEHİTVEREN, YEDDİVEREN, YEMİŞVEREN, YUMRUVEREN, YÜREKVEREN
YEDİVEREN, ARPADEREN, DARIVEREN, EKİNVEREN, IŞIKVEREN, OĞULVEREN, RENKVEREN, SARIGEREN, UĞURVEREN, ÜRÜNVEREN, ÜZÜMVEREN
GÖSTEREN, ISIVEREN, ALİVEREN, BALVEREN, CANVEREN, ÇAĞVEREN, DİLDEREN, DUTVEREN, EREPEREN, GÖNDEREN, GÜLDEREN, GÜLSEREN, GÜLVEREN, GÜNSEREN, HOŞVEREN, KELPEREN, KUZVEREN, KÜLVEREN, NESTEREN, NURSEREN, NURVEREN, PAYVEREN, SESVEREN, SÖZVEREN, SÜTVEREN, TAPSEREN, TEZVEREN, YANSEREN, YOLVEREN
ALPEREN, İŞVEREN, ÖZVEREN, AYCEREN, AYSEREN, ÇÖKEREN, DÜZEREN, EĞSEREN, ELVEREN, EYSEREN, GÖVEREN, GÜÇEREN, GÜLEREN, GÜNEREN, HÖCEREN, İKSEREN, ÖZDEREN, SUVEREN, TECEREN, TEZEREN, ÜNVEREN
ENEREN, ESEREN, EVEREN, ÖZEREN, SÜEREN
CEREN, GEREN, PEREN, SEREN, BEREN, ÇEREN, DEREN, FEREN, HEREN, KEREN, MEREN, ŞEREN, TEREN, VEREN, ZEREN
EREN
EREN
Ermiş. Olağanüstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimse.
YILANAAĞIVEREN
Zehirli, yeşil renkli bir kertenkele.
RENKGİDEREN
Bazı maddelerin rengini yok etmekte kullanılan kimyasal madde.
GÜMÜŞSEREN
Erzurum ili, Aşkale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MÜKERREREN
Tekrarlanarak, tekrar edilmiş olarak.
YUKARIGÜLDEREN
Van şehri, Çaldıran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KANATGEREN
Ağrı kenti, Eleşkirt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GÜNDÖNDEREN
Ayçiçeği.
AŞAĞIDEREN
Şanlıurfa ilinde, Akçakale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
VAKIFGEÇİTVEREN
Bolu şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KİREÇYEREN
Kireçli topraktan hoşlanmayan, kireçli toprakta yetişmeyen, kireççil karşıtı.
YENİGEÇİTVEREN
Bolu şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AŞAĞIGÜLDEREN
Van ili, Çaldıran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇİÇEKVEREN
Muş şehri, Aktuzla nahiyesine bağlı bir bölge.
YUKARIDEREN
Şanlıurfa şehrinde, Akçakale ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GEÇİTVEREN
Ağrı ilinde, Taşlıçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli kenti, Darıkent bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde EREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
ALARM
Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.
ALINDI
Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ALFABE
Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIRCANLI
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).
AKSEDİR
Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).
AKKARINCA
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).
AKLAN
Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AHİLİK
Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.