Kelimeler arşivinde; içinde "eren" olan, toplam 245 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eren bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eren ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eren olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DİFERENSİYASYON, KAHVERENGİLEŞME, SİRKUMFERENSİYA, SÜPERENFEKSİYON, TERVUERENKÖPEĞİ, VAKIFGEÇİTVEREN
DEFERENTEKTOMİ, YENİGEÇİTVEREN, YILANAAĞIVEREN, YUKARIGÜLDEREN
KAHVERENGİMSİ, AŞAĞIGÜLDEREN, İZOPROTERENOL, SESVERENPINAR
DEFERENTİTİS, DİFERENSİYEL, HİPERENDEMİK, KESTANERENGİ
RENKGİDEREN, GERENLENMEG, GÜNDÖNDEREN, İNDİFFERENS, İNTERFERENS, KÖSTERENLİK, ÖLKERENGELİ, YUKARIDEREN
KAHVERENGİ, MÜKERREREN, ŞECERENAME, KİREÇYEREN, AŞAĞIDEREN, BERENGHARİ, ÇİÇEKVEREN, GEÇİTVEREN, GERENGİLİK, GERENLEMEK, GERENNEMEK, GERENSEMEK, GÖVERENLİK, GÜGERENLİĞ, GÜMÜŞSEREN, İŞVERENLİK, KANATGEREN, KERENSEMEK, KIZILGEREN, PERENDEBAZ, PERENLEMEK, PERENNİYAL, SERENAĞACI, ŞEHİTVEREN, YEDDİVEREN, YEMİŞVEREN, YUMRUVEREN, YÜREKVEREN
YEDİVEREN, ARPADEREN, BERENAĞRI, BERENARAN, BERENARIN, DARIVEREN, EKİNVEREN, ERENDEMİR, ERENKAVAK, GERENİMEK, GERENKOVA, GÜVERENTİ, HEDERENGİ, IŞIKVEREN, OĞULVEREN, RENKVEREN, SARIGEREN, UĞURVEREN, ÜRÜNVEREN, ÜZÜMVEREN, ZERENGADE
BERENARI, GÖSTEREN, ISIVEREN, SERENCAM, TERENNÜM, AFFERENT, ALİVEREN, BALVEREN, BERENARA, BERENARİ, CANVEREN, ÇAĞVEREN, DEFERENS, DERENECİ, DİLDEREN, DUTVEREN, EFFERENS, EFFERENT, ERENBAĞI, ERENKARA, ERENKAYA, ERENKOCA, ERENTEPE, ERENTÜRK, ERENULUĞ, ERENYAKA, ERENYOLU, ERENYURT, EREPEREN, GERENCİK, Devamını Oku »»
ALPEREN, ERENDİZ, İŞVEREN, ÖZVEREN, PERENDE, SERENAT, SERENDİ, AYCEREN, AYSEREN, BERENDİ, CERENLİ, CERENÜK, ÇÖKEREN, DERENDE, DERENEL, DERENTİ, DÜZEREN, EĞSEREN, ELVEREN, ERENALP, ERENCAN, ERENCİK, ERENGÜÇ, ERENGÜL, ERENGÜN, ERENKÖY, ERENLER, ERENSOY, EYSEREN, GERENEK, Devamını Oku »»
DERENE, DERENİ, ENEREN, ERENAY, ERENCE, ERENDE, ERENEL, ERENLİ, ERENÖZ, ERENSÜ, ESEREN, EVEREN, FERENK, GERENG, HERENE, HERENİ, HERENK, NERENE, ÖZEREN, PERENE, SEREND, SERENT, SÜEREN, ZERENE
CEREN, GEREN, PEREN, SEREN, BEREN, ÇEREN, DEREN, ERENE, FEREN, HEREN, KEREN, MEREN, ŞEREN, TEREN, VEREN, ZEREN
EREN
EREN
Ermiş. Olağanüstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimse.
DEFERENTİTİS
Sperma kanalının yangısı.
YUKARIGÜLDEREN
Van şehri, Çaldıran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
AŞAĞIGÜLDEREN
Van ili, Çaldıran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DEFERENTEKTOMİ
Sperma kanalının cerrahi işlemle çıkarılmasıyla yapılan kısırlaştırma.
VAKIFGEÇİTVEREN
Bolu şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YILANAAĞIVEREN
Zehirli, yeşil renkli bir kertenkele.
DİFERENSİYASYON
Hücre farklılaşması.
KAHVERENGİMSİ
Rengi kahverengiyi andıran, kahverengiye benzeyen.
TERVUERENKÖPEĞİ
Tüyleri çift katlı ve gür, orta uzunlukta veya uzun, bacakların arka yüzlerinde, boyun çevresinde ve kuyrukta tüyleri daha gür ve uzun, tüy rengi kahverengi, kızıl veya seyrek olarak gri, tüylerinin uçları siyah renkte olması nedeniyle vücutta Alman kurt köpeğinde olduğu gibi siyah renk geçişi bulunan Belçika çoban köpeği.
KAHVERENGİLEŞME
Maillart reaksiyonu.
SESVERENPINAR
Diyarbakır kenti, Ergani ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YENİGEÇİTVEREN
Bolu şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
İZOPROTERENOL
Adrenalin gibi güçlü bronş genişletici etkili olan ancak damarlarda genişlemeye neden olan beta almaç uyarıcısı sentetik ilaç, izoprenalin.
SÜPERENFEKSİYON
Birincil bir enfeksiyon varken, bunun yanında ikinci bir enfeksiyonun oluşması.
SİRKUMFERENSİYA
Çevre, çember, bir şeyin etrafında dönme.
Bu bölümde tanımı içerisinde EREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
AHİLİK
Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AKKARINCA
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
ALINDI
Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AKLAN
Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.
AKSEDİR
Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
AĞIRCANLI
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).
ALFABE
Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
ALARM
Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.