Kelimeler arşivi içinde; başında "efe" olan, toplam 47 adet kelime bulunmaktadır. efe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu efe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde efe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EFENDİBABACIK, EFENDİKÖPRÜSÜ
EFENDİCESİNE
EFENDİBABA, EFENÇUKURU
EFELEKOTU, EFENDİCİK, EFELEŞMEK, EFELENMEK, EFENDİKÖY, EFENDİLİK
EFEAĞILI, EFELEKLİ, EFENDİCE, EFELEMEK, EFELENİŞ, EFELENME, EFENDİLİ, EFELEŞME, EFEMERAL
EFENDİM, EFETUFA, EFEMİNE, EFEDRİN, EFEKOTU, EFEKTÖR, EFEKTİF
EFERİM, EFENEK, EFEYİK, EFESEK, EFENDİ, EFELİK, EFELER, EFELEK, EFEKÖY, EFEKAN, EFEDİK
EFELİ, EFEKT, EFENG, EFENK, EFEDİ, EFECE
EFEN, EFEK
EFE
EFE
Yiğit, özellikle Batı Anadolu köy yiğidi, zeybek. Ağabey. Kaptan. Kabadayı.
EFELEŞMEK
Efe durumuna gelmek.
EFENDİBABACIK
Efendibaba sözünün sevgiyle dolu söylenen biçimi.
EFELEKLİ
Aceleci, çok telâşlı, delimsi hareketleri olan.
EFENDİKÖY
Kırıkkale ili, Keskin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
EFELEKOTU
Yabani yonca, fiğ.
EFELEMEK
Rüzgâr esmek. Yıkamak.
EFENDİLİK
Efendiye yakışır özellik, efendice davranış.
EFENDİCESİNE
Efendice.
EFEAĞILI
Tunceli ilinde, Kırmızıköprü bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
EFELENMEK
Diklenmek, kafa tutmak.
EFENÇUKURU
İzmir şehri, Menderes ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
EFENDİCİK
Efendi sözünün sevgiyle dolu söylenen biçimi. Davranışları efendiliğe yakışmayan kimse.
EFENDİCE
Efendi gibi. (efendi'ce) Efendiye yaraşır bir biçimde, efendicesine.
EFENDİKÖPRÜSÜ
Kütahya şehrinde, Çavdarhisar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
EFENDİBABA
Bazı ailelerde çocukların babaları, gelinlerin kayınpederleri için kullandıkları saygı sözü.
Bu bölümde tanımı içerisinde EFE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞVURU
Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.
AYRILAŞMAK
Benzerleri arasında ayrı bir yeri ve önemi olmak, teferrüt etmek.
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.
BAŞÇIK
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık, haşefe.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
BEYEFENDİLİK
Beyefendi olma durumu.
BENİÇİNCİLİK
Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.
BAŞEFENDİLİK
Başefendi olma durumu.
AYKIRILIK
Aykırı olma durumu, mugayeret, muhaliflik, muhalefet, tehalüf.
AYRINTILI
Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.
AYRILAŞMA
Ayrılaşmak durumu, teferrüt.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
ASTIM
Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı.
BALIK
Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
BALİSTİK
Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.