Kelimeler arşivi içinde; başında "efi" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. efi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu efi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde efi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EFİLLENMEK, EFİRAĞIZLI
EFİLDEMEK, EFİNDEFİN, EFİNTEFİN, EFİRDEMEK
EFİLDEME, EFİLEMEK, EFİRİKLİ
EFİSMEK, EFİLEME
EFİYET, EFİYEN, EFİRTİ, EFİRLİ, EFİRGE, EFİLTİ, EFİCİK
EFİRA, EFİYE
EFİR, EFİN, EFİL, EFİK
EFİ
EFİ
Büyük kardeş, ağabey.
EFİLEMEK
Efil efil esmek. Korku ya da sevinç etkisiyle yürek çarpmak. Rüzgâr hafif hafif esmek. Hafif hafif esen rüzgârın etkisiyle bitkiler dalgalanmak. Yel esmek. Yel etkisiyle hafifçe dalgalanmak, sallanmak.
EFİRLİ
Ordu ilinde, Perşembe ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
EFİYET
Arapça kökenli afiyet: afiyet; sıhhat.
EFİRAĞIZLI
Kahramanmaraş ili, Andırın belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
EFİYEN
Ardıç meyvesi. Tütün tozu.
EFİSMEK
Taneli şeyleri kabuğundan ayırmak için tepside savurmak.
EFİRTİ
Serin serin esen rüzgâr.
EFİLLENMEK
Koku yayılmak.
EFİLDEMEK
Rüzgâr yavaş bir biçimde ve serin olarak esmek. Korku ya da sevinç etkisiyle yürek çarpmak. Titremek.
EFİLEME
Efilemek işi.
EFİRDEMEK
Rüzgâr hafif hafif esmek.
EFİRİKLİ
Düşüncesiz. Aceleci.
EFİLDEME
Efildemek işi.
EFİNTEFİN
Darmadağınık, karmakarışık.
EFİNDEFİN
Darmadağınık, karmakarışık.
Bu bölümde tanımı içerisinde EFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEZLEMEK
Bir yeri ölçmek. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak. Okun gezini kirişe yerleştirmek.
BÜTEN
Olefin grubundan C4H8 formülünde iki hidrokarbonun adı.
BAHARAT
Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II).
ARKADAŞ
Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.
ALÇAKÇA
Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.
ÇETREFİLLİK
Çetrefil olma durumu.
AGEL
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.
GÖMÜ
Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, define.
HAVLICAN
Zencefilgillerden, aynı adla anılan kök sapları baharat olarak kullanılan güzel kokulu bir bitki (Galanga officinalis).
DİTİRAMP
Eski Yunanların Dionysos şerefine okudukları tören şarkısı. Lirik şiir.
BAĞDAŞTIRMACILIK
Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.
DEFİNECİLİK
Definecinin yaptığı iş.
CEBRİNEFİS
Nefis zorlaması.
ÇETREFİLLEŞMEK
Çetrefil duruma gelmek.
ÇETREFİLCE
Biraz çetrefil.
ÇETREFİLLİLİK
Çetrefilli olma durumu.
BAĞLAŞIK
Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).
ELÇİLİK
Elçi olma durumu. Elçinin görevini yaptığı yapı, sefaret, sefarethane. Elçinin yaptığı iş, sefirlik, sefaret.
HANEFİLİK
Hanefi olma durumu.
GEMİ
Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.