EGE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ege" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. ege ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ege ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ege olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

EGEMENLİK, EGELLİYET

8 harfli kelimeler

EGEBİNDE

7 harfli kelimeler

EGEBERİ, EGEŞMEK, EGESYON, EGELMEK

6 harfli kelimeler

EGEKÖY, EGESEL, EGERTİ, EGENUR, EGENOZ, EGEMEN, EGELİK

5 harfli kelimeler

EGEMİ, EGEÇİ, EGERE, EGECE, EGEZE

4 harfli kelimeler

EGEÇ, EGEF, EGER, EGEK, EGEŞ, EGEV

3 harfli kelimeler

EGE

Bazı kelimelerin anlamları

EGE

Veli.

EGENUR

Aydınlık saçan kimse.

EGEKÖY

Giresun ili, Çanakçı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

EGEMEN

Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim. Sözünü geçiren, üstünlük kazanan.

EGEBERİ

Öteberi, ufak tefek.

EGESEL

Egeyle ilgili olan.

EGENOZ

Bozukluk para.

EGELLİYET

Arapça kökenli akalliyet: akalliyet; yabancı etnik unsur, azınlık.

EGEMİ

Herhangi bir iş ya da zanaatta acemilik devresini geçirmiş kişi.

EGEBİNDE

Arapça kökenli akab: akabinde; sonunda.

EGELİK

velâyet.

EGEMENLİK

Egemen olma durumu. Milletin ve onun tüzel kişiliği olan devletin yetkilerinin hepsi, hükümranlık, hâkimiyet.

EGELMEK

Getirmek, celbetmek.

EGESYON

Artık maddelerin sindirim ve boşaltım kanalları yoluyla organizmadan uzaklaştırılması.

EGEŞMEK

İddialaşmak.

EGERTİ

İri yapraklı meşe ağacı.

  -   -   -  

Anlamında EGE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EGE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİAT

Bir kimsenin egemenliğini tanıma. Osmanlı Devleti'nde padişah öldüğünde tahta geçecek oğlunun devlet yönetimindeki etkili gruplarca kabul edilip onaylanması.

EFSANE

Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye vb. Olağanüstü bir başarı elde etmiş kimse, kurum vb.

DEMOKRASİ

Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi, el erki, demokratlık.

BENGİ

Sonu olmayan, hep kalacak olan, ölümsüz, ebedî. Ege ve Güney Marmara bölgesinin halk oyunlarından biri.

DELEGELİK

Delegenin görevi, murahhaslık.

DENİZLİ

Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

ÇİĞNEMEK

Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek. Egemenliği altına almak, hükmetmek. Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak. Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek.

BATMAK

Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

ANAERKİLLİK

Kadının üstünlüğüne dayalı toplumsal örgütlenme düzeni, maderşahilik. Ananın egemen olduğu aile hayatı.

DÜNYA

Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.

BAŞÜLKE

Sömürge imparatorluklarında sömürgelere egemen olan ülke.

AYDIN

Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

DİKTATÖRLÜK

Diktatör olma durumu. Egemen ve mutlak siyasi bir gücün, bir veya birçok kişinin oluşturduğu bir yürütme organınca, denetimsiz olarak yürütüldüğü siyasi düzen. Bir diktatör tarafından yönetilen ülke.

EĞİLMEK

Bir yana doğru eğik duruma gelmek. Başkasının baskısını veya egemenliğini benimsemek, kabul etmek. İnsan, bir işi yapmak için belini eğmek. Bir işi önemseyip ele almak.

AFYONKARAHİSAR

Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

DİYAGONAL

Eğri bir biçimde dokunmuş kumaş. Köşegen.

BUYRUK

Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, buyuru, emir, ferman. Egemenlik.

CUMHURİYET

Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi. Cumhuriyet altını.

ALTINBAŞ

Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun.