İçinde EGO geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ego" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ego bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ego ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ego olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

BEGONYAGİLLER

11 harfli kelimeler

EGOSANTRİST, DÖKÜLEGOMAK, EGOSANTRİZM

10 harfli kelimeler

KATEGORİZE, ARKEGONYUM, ARKEGONİUM, EGOSANTRİK

9 harfli kelimeler

GECEGONDU, EGOİSTLİK, KATEGORİK

8 harfli kelimeler

ALEGORİK, KATEGORİ, BEGONVİL

7 harfli kelimeler

EGOTİZM, BEGONYA, ARKEGON, ALEGORİ, KOREGOS

6 harfli kelimeler

EGOİZM, LEGORN, EGOİST

5 harfli kelimeler

ZEGON

4 harfli kelimeler

BEGO, EGOS

3 harfli kelimeler

EGO

Bazı kelimelerin anlamları

EGO

Ben (III).

ARKEGONİUM

Arkegonyum.

EGOSANTRİZM

Beniçincilik.

GECEGONDU

Gecekondu.

EGOSANTRİK

Beniçincilik yanlısı.

KATEGORİZE

"Sınıflamak, ayıklamak" anlamlarındaki kategorize etmek birleşik fiilinde kullanılır.

EGOİSTLİK

Bencillik.

EGOSANTRİST

Beniçinci.

DÖKÜLEGOMAK

Dökülekalmak (ilenç).

KATEGORİ

Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tamamı, grup, ulam. Ulam.

ARKEGONYUM

Genellikle şişe şeklinde bir sıra verimsiz hücre tabakası ile çevrilmiş boyun, karın kanal hücreleri ile yumurta hücresinden meydana gelmiş üreme organı. Genellikle şişe biçiminde, bir sıra verimsiz hücre tabakasıyla çevrilmiş, boyun, karın, kanal hücreleri ve yumurta hücresinden meydana gelmiş üreme organı, arkegonium.

BEGONYAGİLLER

İki çeneklilerden, örneği begonya olan bir bitki familyası.

BEGONVİL

Akdeniz bölgesinde yaygın olan, beyaz, kırmızı, pembe, turuncu renklerde çiçekleri olan bir bitki.

ALEGORİK

Alegori ile ilgili, yerinel.

KATEGORİK

Kesin, açık. Kesinlikle, şartsız olarak.

EGOTİZM

Benlikçilik.

  -   -   -  

Anlamında EGO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EGO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BENLİKÇİLİK

Benlikçi olma durumu. Kendi benliğinin gelişimini, bütün davranışlarının ilkesi yapan kişinin niteliği, egotizm.

BENİÇİNCİ

Beniçincilik görüşünü benimseyen, benmerkezci, egosantrist.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

TANDEM

İki kişilik bisiklet. Futbolda savunmanın gerisinde görev yapan oyuncunun arkasındaki tek kişi. İki kişilik yamaç paraşütüyle yapılmış olan uçuş. Kürek sporunda ikişer kürek kullanılarak yapılmış olan tekne yarışı kategorisi.

BENCİLİK

Benci olma durumu, hodpesentlik, egoizm. Kendi benini ve çıkarını hayatın mutlak ilkesi yapan anlayış. İnsanın bütün eylemlerinin ben sevgisiyle belirlenmiş olduğunu, buna göre ahlaklılığın da yalnızca kendini koruma içgüdüsünün bir biçimi olduğunu ileri süren öğreti.

GRUPOİD

Her oku tersinir olan bir kategori.

BEGONYA

Begonyagillerden, dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan, pek çok çeşidi bulunan sıcak ülke bitkisi (Begonia).

BENİÇİNCİLİK

Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.

BAGUNYA

Bir süs bitkisi: begonya.

GAGO

Ağabey, bk. gego, kako.

PAŞAÇADIRI

Begonyagillerden, kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak, üstü koyu yeşil, gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi (Begonia feasti).

HODUK

Sıpa. Tavşan yavrusu. Deve yavrusu. Manda yavrusu. Kedi yavrusu. Yeşil kabuklu fındık. Salkımdan ayrılmış üzüm taneleri. Dengeyi sağlayan, destek olarak konulan çubuk: Şu begonya büyüyecek ama yanında bir hoduğu var. Tuhaf, acayip şey. Domuz yavrusu.

BENCİL

Yalnız kendini düşünen, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün tutan, hodbin, hodkâm, egoist. Bencilik öğretisine inanan.

BENCİLLİK

Bencil olma durumu, hodbinlik, hodkâmlık, egoistlik, egoizm, enaniyet.

YERİNE

Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

MİT

Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikâyesi, mitos. Efsaneleşen kavram veya kişi.

ULAM

Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü, makule, kategori. Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, ilişkilerini yansıtan temel kavramların her biri, nicelik, nitelik, bağıntı, makule, kategori.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

GÖRÜNÜŞ

Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.

SINIF

Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.