Kelimeler arşivi içinde; sonunda "düt" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu düt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında düt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde düt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TECEDDÜT, TEREDDÜT
TAADDÜT
HÜDÜT
DÜT
DÜT
Ayaktopu oyununda şut. Kaleye top girme, sayı, gol.
HÜDÜT
Sınır.
TAADDÜT
Çoğalma, sayısı artma.
TECEDDÜT
Yenilik.
TEREDDÜT
Kararsızlık, duraksama, ikircik, ikirciklik.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YENİLİK
Yeni olma durumu. Yenileşim. Eskimiş, zararlı veya yetersiz sayılan şeyleri yeni, yararlı ve yeterli olanlarıyla değiştirme, teceddüt. Yeni olan bir şeyin özelliği.
DAHTİRİ
Kadın donu, şalvar. Elbise. Kısa, düttürü (elbise için).
ÇİFLEMEK
Karar verememek, tereddüt etmek.
DURUKSAMAK
Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Akan sıvı durulur gibi olmak.
ÇİZGİNMEK
Bir şeyin etrafında dönüp durmak. Tereddüt etmek.
ANIHLAMAK
Tereddüt etmek, karar verememek.
İKİRCİK
İşkil, şüphe, kuruntu. Kararsızlık, tereddüt.
ÇEKİNTİ
Duraksama, kararsızlık, tereddüt.
DURAKLAMAK
Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.
MÜTEREDDİT
Tereddüt eden, çekingen, kararsız, ikircimli (kimse).
KARARSIZLIK
Kararsız olma durumu, tereddüt. Düzensizlik, istikrarsızlık.
DEDİRGEME
Şüphe, tereddüt.
DURUHMAH
Durulmak, berraklaşmak. Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak.
DURAKSAMAK
Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek.
KARARSIZ
Kararı olmayan. Dengesiz. Karar vermekte güçlük çeken, duruksun, tereddütlü, bikarar, mütereddit.
DURAKSAMALI
Duraksayan, tereddütlü.
DURAKSAMA
Duraksamak işi, tereddüt.
İÇTİHAT
Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç. Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış.
DURAKSAMASIZ
Duraksaması olmayan, tereddütsüz.
DURUKMAK
Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Düşünceye dalmak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Uslanmak. Konuşurken susuvermek. Durmak, dinmek: Fırtına biraz duruktu. Kımıldamamak. Atılan, düşen ya da suda hareket eden bir şey önüne gelen engele takılıp durmak. Yiyecek boğazda kalmak. Duruklamak. Durmak, karar kılmak.