Kelimeler arşivi içinde; başında "düt" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. düt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu düt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde düt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DÜTÜZDÜRMEK
DÜTSÜDEN, DÜTÜNLÜK
DÜTMECE, DÜTTÜRÜ
DÜTMEK
DÜTÜN
DÜT
DÜT
Ayaktopu oyununda şut. Kaleye top girme, sayı, gol.
DÜTTÜRÜ
Dar ve kısa giysi. Açık saçık, tuhaf ve hafif giyimli (kadın).
DÜTSÜDEN
Buhurdan.
DÜTÜNLÜK
Baca.
DÜTÜN
Tütün. Duman.
DÜTMEK
Tütmek.
DÜTÜZDÜRMEK
Koku vermek için bir şey yakıp tüttürmek, tütsülemek.
DÜTMECE
Çekirdeği birşeyle dürtülerek çıkartılan ve kurutulan kaysı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DURAKSAMAK
Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek.
DAHTİRİ
Kadın donu, şalvar. Elbise. Kısa, düttürü (elbise için).
YENİLİK
Yeni olma durumu. Yenileşim. Eskimiş, zararlı veya yetersiz sayılan şeyleri yeni, yararlı ve yeterli olanlarıyla değiştirme, teceddüt. Yeni olan bir şeyin özelliği.
İÇTİHAT
Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç. Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış.
İKİRCİK
İşkil, şüphe, kuruntu. Kararsızlık, tereddüt.
DURAKSAMASIZ
Duraksaması olmayan, tereddütsüz.
ÇİZGİNMEK
Bir şeyin etrafında dönüp durmak. Tereddüt etmek.
MÜTEREDDİT
Tereddüt eden, çekingen, kararsız, ikircimli (kimse).
DEDİRGEME
Şüphe, tereddüt.
DURUKSAMAK
Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Akan sıvı durulur gibi olmak.
DURUKMAK
Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Düşünceye dalmak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Uslanmak. Konuşurken susuvermek. Durmak, dinmek: Fırtına biraz duruktu. Kımıldamamak. Atılan, düşen ya da suda hareket eden bir şey önüne gelen engele takılıp durmak. Yiyecek boğazda kalmak. Duruklamak. Durmak, karar kılmak.
ÇEKİNTİ
Duraksama, kararsızlık, tereddüt.
DURAKSAMA
Duraksamak işi, tereddüt.
ANIHLAMAK
Tereddüt etmek, karar verememek.
DURUHMAH
Durulmak, berraklaşmak. Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak.
KARARSIZLIK
Kararsız olma durumu, tereddüt. Düzensizlik, istikrarsızlık.
ÇİFLEMEK
Karar verememek, tereddüt etmek.
DURAKLAMAK
Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.
DURAKSAMALI
Duraksayan, tereddütlü.
KARARSIZ
Kararı olmayan. Dengesiz. Karar vermekte güçlük çeken, duruksun, tereddütlü, bikarar, mütereddit.