DÜT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "düt" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. düt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu düt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde düt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

DÜTÜZDÜRMEK

8 harfli kelimeler

DÜTSÜDEN, DÜTÜNLÜK

7 harfli kelimeler

DÜTMECE, DÜTTÜRÜ

6 harfli kelimeler

DÜTMEK

5 harfli kelimeler

DÜTÜN

3 harfli kelimeler

DÜT

Bazı kelimelerin anlamları

DÜT

Ayaktopu oyununda şut. Kaleye top girme, sayı, gol.

DÜTTÜRÜ

Dar ve kısa giysi. Açık saçık, tuhaf ve hafif giyimli (kadın).

DÜTSÜDEN

Buhurdan.

DÜTÜNLÜK

Baca.

DÜTÜN

Tütün. Duman.

DÜTMEK

Tütmek.

DÜTÜZDÜRMEK

Koku vermek için bir şey yakıp tüttürmek, tütsülemek.

DÜTMECE

Çekirdeği birşeyle dürtülerek çıkartılan ve kurutulan kaysı.

  -   -   -  

Anlamında DÜT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DURAKSAMAK

Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek.

DAHTİRİ

Kadın donu, şalvar. Elbise. Kısa, düttürü (elbise için).

YENİLİK

Yeni olma durumu. Yenileşim. Eskimiş, zararlı veya yetersiz sayılan şeyleri yeni, yararlı ve yeterli olanlarıyla değiştirme, teceddüt. Yeni olan bir şeyin özelliği.

İÇTİHAT

Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç. Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış.

İKİRCİK

İşkil, şüphe, kuruntu. Kararsızlık, tereddüt.

DURAKSAMASIZ

Duraksaması olmayan, tereddütsüz.

ÇİZGİNMEK

Bir şeyin etrafında dönüp durmak. Tereddüt etmek.

MÜTEREDDİT

Tereddüt eden, çekingen, kararsız, ikircimli (kimse).

DEDİRGEME

Şüphe, tereddüt.

DURUKSAMAK

Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Akan sıvı durulur gibi olmak.

DURUKMAK

Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Düşünceye dalmak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Uslanmak. Konuşurken susuvermek. Durmak, dinmek: Fırtına biraz duruktu. Kımıldamamak. Atılan, düşen ya da suda hareket eden bir şey önüne gelen engele takılıp durmak. Yiyecek boğazda kalmak. Duruklamak. Durmak, karar kılmak.

ÇEKİNTİ

Duraksama, kararsızlık, tereddüt.

DURAKSAMA

Duraksamak işi, tereddüt.

ANIHLAMAK

Tereddüt etmek, karar verememek.

DURUHMAH

Durulmak, berraklaşmak. Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak.

KARARSIZLIK

Kararsız olma durumu, tereddüt. Düzensizlik, istikrarsızlık.

ÇİFLEMEK

Karar verememek, tereddüt etmek.

DURAKLAMAK

Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.

DURAKSAMALI

Duraksayan, tereddütlü.

KARARSIZ

Kararı olmayan. Dengesiz. Karar vermekte güçlük çeken, duruksun, tereddütlü, bikarar, mütereddit.