EBE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ebe" olan, toplam 94 adet kelime bulunmaktadır. ebe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ebe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ebe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

EBEGÜMECİGİLLER

14 harfli kelimeler

EBEDİLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

EBEDİLEŞTİRME, EBEMSECCADESİ

12 harfli kelimeler

EBEMGİRGULAÇ, EBERDİVERMEK

11 harfli kelimeler

EBEMKURŞAĞI, EBEDİLEŞMEK, EBEĞİMSAĞMA, EBERİVERMEK, EBEMBULGURU

10 harfli kelimeler

EBEMKUŞAĞI, EBEMPİSİĞİ, EBEMEKŞİSİ, EBEMEŞKİSİ, EBEMGÖMECİ, EBEMGUŞAĞI, EBEMKÖMECİ, EBEMKÖMESİ, EBEMKUŞAĞA, EBEBULGURU, EBEDİLEŞME, EBERTLEMEK

9 harfli kelimeler

EBEHÖRLÜM, EBELEŞMEK, EBEÇÖREĞİ, EBEMBÜKME, EBEMBÜLÜK, EBEKUŞAĞI, EBEKULAĞI, EBENLEMEK, EBEKÖMECİ, EBEMKEŞİK, EBEGÜMECİ, EBEGULAĞI, EBEGÖMECİ, EBEMKÖMCİ, EBEBULGUR, EBEYILANI, EBEZEMZEM

8 harfli kelimeler

EBEDİYET, EBEMKARI, EBEMGUŞA, EBECELİK, EBELEYİŞ, EBELEMEK, EBEDİYEN, EBEGEÇTİ, EBELEBEL, EBEDİLİK, EBEGÜMEÇ, EBERTMEK, EBENNEKA

7 harfli kelimeler

EBENENE, EBERMEK, EBEGARI, EBEVEYN, EBEKUŞA, EBEMEVİ, EBETMEK, EBETAŞI, EBELEME, EBESİLİ

6 harfli kelimeler

EBESÜT, EBESİZ, EBELOH, EBELİK, EBEBİN, EBECEN, EBEKÖY, EBEKAÇ, EBECİK, EBECÜK

5 harfli kelimeler

EBEDE, EBEBE, EBECE, EBEÇE, EBERU, EBEDİ, EBERE, EBENK, EBELİ

4 harfli kelimeler

EBEE, EBEM, EBEH, EBES, EBEÇ, EBEK, EBEŞ, EBET, EBER, EBEY, EBEN

3 harfli kelimeler

EBE

Bazı kelimelerin anlamları

EBE

Doğum işini yaptıran kadın. Genellikle çocuk oyunlarında baş olan, diğer çocuklara veya gruba karşı cezasını çekmek ve bundan kurtulmak için tek başına bütün sorumluluğu üzerine alan çocuk, oyun ebesi. Büyükanne, nine.

EBEMSECCADESİ

Gökkuşağı.

EBEMEKŞİSİ

Kuzukulağı.

EBEMKUŞAĞI

Gökkuşağı.

EBEDİLEŞMEK

Ebedi duruma gelmek, sonsuzlaşmak, ölümsüzleşmek.

EBEMBULGURU

Bulgur iriliğinde yağan kar. Bük üzümü.

EBEDİLEŞTİRME

Ebedileştirmek işi.

EBEDİLEŞTİRMEK

Ebedi duruma getirmek, sonsuzlaştırmak, ölümsüzleştirmek.

EBEĞİMSAĞMA

Gökkuşağı.

EBEMEŞKİSİ

Kuzukulağı.

EBERİVERMEK

Getirivermek. Çağırıvermek.

EBERDİVERMEK

Alıvermek, verivermek.

EBEMPİSİĞİ

Bir otun uçan tüylü tohumu, pisi pisi.

EBEMKURŞAĞI

Gökkuşağı.

EBEMGİRGULAÇ

Yuvarlak bir cismi sopalarla çukura sokma oyunu.

EBEGÜMECİGİLLER

Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, örnek bitkisi ebegümeci olan bir bitki familyası.

  -   -   -  

Anlamında EBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

AKSIRTMAK

Birinin aksırmasına sebep olmak, hapşırtmak.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

AĞIRCANLI

Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ALÇAKLAŞTIRMAK

Alçaklaşmasına sebep olmak.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

AGULAMAK

Bebek "agu" diye ses çıkarmak.

AĞDIRMAK

Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AKKELEBEK

Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AKLIEVVEL

Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.

AGLÜTİNİN

Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

ALDIRMAK

Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.