Sonu EBİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ebi" olan, toplam 56 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ebi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ebi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ebi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

MUSTAFAÇELEBİ

12 harfli kelimeler

DEMİRLEBLEBİ, MEHMETÇELEBİ

11 harfli kelimeler

ELVANÇELEBİ, HASANÇELEBİ, İSHAKÇELEBİ

10 harfli kelimeler

SAYRANNEBİ

9 harfli kelimeler

MUHALLEBİ, AYDIHNEBİ, ÇİNÇİLEBİ, EYYÜPNEBİ, İŞKENCEBİ, MEHELLEBİ, TAHANNEBİ

8 harfli kelimeler

PETECEBİ

7 harfli kelimeler

LEBLEBİ, CEBCEBİ, GEBGEBİ, GEPGEBİ, GÖKNEBİ, KEPKEBİ, LELBEBİ, MALLEBİ, TERNEBİ

6 harfli kelimeler

ÇELEBİ, ECNEBİ, CELEBİ, EJNEBİ, ERNEBİ, GAZEBİ, GEREBİ, GIREBİ, GİREBİ, GOREBİ, GÖREBİ, GÖZEBİ, GUREBİ, GÜREBİ, HALEBİ, HAŞEBİ, HEDEBİ, HELEBİ, KÖREBİ, KUREBİ, KÜREBİ, YÜLEBİ

5 harfli kelimeler

ASEBİ, EDEBİ, ESEBİ

4 harfli kelimeler

DEBİ, NEBİ, BEBİ, KEBİ, REBİ, TEBİ

3 harfli kelimeler

EBİ

Bazı kelimelerin anlamları

EBİ

Şaşma bildirir ünlem. Hindi. Öbür.

DEMİRLEBLEBİ

Başarılması çok güç iş.

ÇİNÇİLEBİ

Su tası, maşrapa.

ELVANÇELEBİ

Çorum şehri, Mecitözü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

MUHALLEBİ

Süt, şeker ve pirinç ununun kaynatılmasıyla yapılmış olan bir tatlı.

HASANÇELEBİ

Malatya şehrinde, Hasançelebi nahiyesine bağlı bir bölge.

AYDIHNEBİ

Şeyh.

İŞKENCEBİ

Nane suyu, şeker ve sirke ile yapılan bir çeşit şurup.

MUSTAFAÇELEBİ

Çorum şehrinde, Cemilbey bucağına bağlı bir yer.

PETECEBİ

Ceketin yaka cebi. (Güdül Ankara).

SAYRANNEBİ

Siyerinebi, bk. seyrennebi.

MEHELLEBİ

Muhallebi.

İSHAKÇELEBİ

Manisa ili, Saruhanlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

TAHANNEBİ

Uzun, sarı, küçük çekirdekli, tatlı bir çeşit üzüm.

EYYÜPNEBİ

Şanlıurfa şehrinde, Viranşehir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

MEHMETÇELEBİ

Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında EBİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EBİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

AĞAÇ

Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

ALDIRMAK

Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

ALPAKS

Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

ALTILI

Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.

ALOTROPİ

Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.

ALTAYİSTİK

Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.

AĞARTI

Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.

AKIŞKAN

Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

AKPAS

Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.