Kelimeler arşivi içinde; sonunda "den" olan, toplam 244 adet kelime bulunmaktadır. Sonu den ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında den olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde den olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KENDİLİĞİNDEN, FERROMOLİBDEN, İHTİYOLEPİDEN
CANIGÖNÜLDEN, DESTEÇÜRÜDEN, DEVEÇÖKERDEN, KARABÜZEYDEN
KESTİRMEDEN, DEPEREMEDEN, DEVEÇÖKÜDEN, GELİNCİKDEN, HEBERSİZDEN, KENDÖZÜNDEN, KENDÜLERDEN, TERSLEMEDEN, YUKARIMADEN
GİBİLERDEN, MÜNFERİDEN, MÜSTENİDEN, MÜTTEHİDEN, AŞAĞIMADEN, GİBİSİNDEN, HELALİNDEN, İLERÜKİDEN, KIZILÖZDEN, KOYUNGÜDEN, KÖRLEMEDEN, ÖYLESİNDEN, SÜMEYMEDEN, TEZBERİDEN, YENİSİNDEN
İKTİSADEN, İSTİNADEN, KENDİNDEN, TAAMMÜDEN, ASALETDEN, ASİLEDDEN, BEDNİNDEN, BİRGÜNDEN, BÜRÜMEDEN, DÖRTGİDEN, GICIMADEN, GÖRMEZDEN, GÖYNÜNDEN, HÜRÜMADEN, KUZUGÜDEN, MEZKERDEN, MÜEBBEDEN, NASİRİDEN, ODEĞİLDEN, SÜMİYEDEN, SÜRÜGÜDEN, TEPERİDEN
DERİNDEN, ERKENDEN, EVVELDEN, EZBERDEN, HAYBEDEN, MOLİBDEN, ŞİMDİDEN, TEZELDEN, YÜZÜNDEN, BEGİRDEN, BİREZDEN, BİSELDEN, BİŞİŞDEN, BÜZEYDEN, CİPİLDEN, CİRPEDEN, CİRPİDEN, ÇİĞİRDEN, ÇİPİLDEN, ÇÖMÜLDEN, DİYEKDEN, DOSDODEN, DÖMBEDEN, DÜMENDEN, DÜTSÜDEN, ENSİZDEN, ERTTEDEN, GÖNÜLDEN, GÜLBEDEN, GÜRPEDEN, Devamını Oku »»
ESKİDEN, İNCEDEN, İSNADEN, ÖNCEDEN, ÖNÜNDEN, SAHİDEN, TEKİDEN, YENİDEN, ANELDEN, ARGÜDEN, ARİFDEN, BARADEN, BİSEDEN, BÜZİDEN, EKENDEN, ELFEDEN, ELPEDEN, ERGÜDEN, ERPEDEN, ESGİDEN, EZELDEN, HANİDEN, İNCİDEN, İPİRDEN, İRPEDEN, İŞGÜDEN, İTGÜDEN, KÜRÜDEN, KÜTEDEN, LİPİDEN, Devamını Oku »»
ANİDEN, BİRDEN, CİDDEN, DENDEN, DÜNDEN, GULDEN, MONDEN, NAKDEN, ŞİRDEN, TÜMDEN, BADDEN, BELDEN, BİSDEN, CİLDEN, ÇİŞDEN, DİLDEN, EBODEN, EVEDEN, EYİDEN, FİSDEN, GERDEN, GESDEN, GİLDEN, GÖĞDEN, GÜLDEN, GÜNDEN, HANDEN, HEDDEN, HEGDEN, HEĞDEN, Devamını Oku »»
BEDEN, DÜDEN, ELDEN, ERDEN, GÖDEN, LADEN, MADEN, NEDEN, ÖZDEN, ARDEN, CÜDEN, DÖDEN, DUDEN, GADEN, GEDEN, GİDEN, GODEN, GÜDEN, HADEN, İKDEN, İLDEN, İRDEN, MEDEN, NİDEN, ÖĞDEN, ÖNDEN, ÖRDEN, ÖTDEN, SEDEN, UNDEN, Devamını Oku »»
ADEN, ÖDEN
DEN
DEN
Ekmek ve yemek kırıntısı. Derece. Tane. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Hububat tanesi, örgüde ilmik. Tane fasulye. Tane, tohum. Buyurun(yemek için): Den bakalım yemek yiyelim. Haydi.
GELİNCİKDEN
Gelince.
CANIGÖNÜLDEN
İçtenlikle, çok isteyerek, canıyürekten.
TERSLEMEDEN
Elin tersiyle.
DEPEREMEDEN
Birdenbire, ani.
HEBERSİZDEN
Ansızın, birden bire.
DEVEÇÖKÜDEN
Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.
FERROMOLİBDEN
Yaklaşık %2 molibden içeren, 1325 derecede eriyen ve yüksek hızlı tornaların imalinde kullanılan bir tür çelik.
DESTEÇÜRÜDEN
Ekin tarlalarında yetişen yabani bir bitki.
KENDİLİĞİNDEN
İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.
KENDÖZÜNDEN
Kendiliğinden.
DEVEÇÖKERDEN
Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.
KARABÜZEYDEN
Ağdalaştırılmış üzüm pekmezi.
KENDÜLERDEN
Kendilerinden, kendiliklerinden.
KESTİRMEDEN
En kısa yoldan, en kısa bir biçimde.
İHTİYOLEPİDEN
Çoğu kemikli balıkların pullarında bulunan iki albuminoit proteinden birisi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ACIPAYAM
Denizli iline bağlı ilçelerden biri.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ACIGÖL
Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AÇIKAĞIZ
Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris).
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.