Kelimeler arşivi içinde; başında "alaş" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. alaş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alaş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALAŞIMLAMAK
ALAŞIMLAMA
ALAŞLAMAK
ALAŞARLI, ALAŞEHİR
ALAŞAĞA, ALAŞAĞI, ALAŞALİ, ALAŞMAN
ALAŞIK, ALAŞUR, ALAŞKA, ALAŞIM, ALAŞAV, ALAŞAR
ALAŞO, ALAŞA
ALAŞ
ALAŞ
Siyahla beyaz karışık renk, siyahlı beyazlı. Sıcak su. Pis su. Büyük ve siyahlı beyazlı bostan köpeği. Yeşil başlı erkek ördek. Kula at. İkiyüzlü, ara bozucu. Obur, çok yiyen. Köpekleri uyarmada kullanılan bir çağrı.
ALAŞKA
Alay, şaka.
ALAŞAV
Çeşitli renkler.
ALAŞARLI
İzmir kenti, Kaymakçı bucağına bağlı bir yer.
ALAŞAR
Yüzü beyaz, lekeli adam. Yüzünde ak lekeler, kabarcıklar bulunan genç. Balıkesir kenti, Tütüncü bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Muğla kenti, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ALAŞUR
Bulut sıcağı, sıkıcı, boğucu hava: Alaşur bastı.
ALAŞALİ
Oynak, cilveli (hayvanlar hakkında).
ALAŞAĞA
Bayburt barlarından olan Sıksaray oyununda söylenen bir söz.
ALAŞIM
Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.
ALAŞMAN
Karışık, melez.
ALAŞAĞI
Bayburt barlarından olan Sıksaray oyununda söylenen bir söz.
ALAŞEHİR
Manisa iline bağlı ilçelerden biri.
ALAŞIMLAMA
Alaşımlamak işi.
ALAŞIMLAMAK
Metale, alaşım elementlerini eriterek katmak.
ALAŞIK
Eğreti, geçici: Evi alaşık örttüm. Yaylalarda sütü korumak veya kaymak dondurmak için kamıştan yapılan çit, çadır. Üzeri çulla örtülü ve çadır yerine kullanılan, 16 çubuktan yapılmış barınak.
ALAŞLAMAK
İhtiyarlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞDALANMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalaşmaya başlamak. Ağda bulaşmak.
ALATURKALAŞTIRMA
Alaturkalaştırmak işi.
ALAFRANGALAŞTIRMA
Alafrangalaştırmak işi.
AĞDALAŞTIRMA
Ağdalaştırmak işi.
ANTİMON
Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ARAPÇALAŞTIRMA
Arapçalaştırmak işi, Arabizasyon.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
AĞDALAŞMA
Ağdalaşmak durumu.
ALFENİT
İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım.
ALAFRANGALAŞMA
Alafrangalaşmak durumu.
BAŞKALAŞMA
Başkalaşmak işi. Oğulcuk evresinden ergin olana değin bir hayvanın geçirdiği biçim ve yapı değişimleri, istihale, metamorfoz.
BUDALALAŞMA
Budalalaşmak işi.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
ALATURKALAŞTIRMAK
Alaturkalaşmasını sağlamak.
ANALAŞTIRMA
Analaştırmak işi.
BEDAVALAŞMA
Bedavalaşmak durumu.
ALATURKALAŞMA
Alaturkalaşmak durumu.
ACAYİPLEŞMEK
Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.
ARTMAK
Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.