Sonu AKI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akı" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında akı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

HÜSEYİNFAKI

10 harfli kelimeler

HİMMETFAKI, KANCIKŞAKI, NUSRATFAKI, EVLİYAFAKI, DURSUNFAKI

9 harfli kelimeler

HABİPFAKI, HASANFAKI, AHLETGAKI, ERKEKŞAKI, İLYASFAKI, BARAKFAKI

8 harfli kelimeler

ADAMFAKI, ÖMERFAKI, MUŞAMAKI, BALIFAKI, KURUBAKI

7 harfli kelimeler

FAKFAKI, KUTBAKI, ÜSTTAKI, LAKLAKI, POSTAKI, RAZDAKI, ŞAKŞAKI, TAHTAKI, TAKTAKI, TEZYAKI, TOKTAKI, ÇAKÇAKI, ALAFAKI, ALIFAKI, ALİFAKI, ALTTAKI, BAKBAKI, BAŞFAKI, BAZRAKI, BURDAKI, CAKCAKI, CARLAKI, CILLAKI

6 harfli kelimeler

BIRAKI, BAYAKI, KIYAKI, RAZAKI

5 harfli kelimeler

ARAKI, IRAKI

4 harfli kelimeler

FAKI, BAKI, ÇAKI, RAKI, TAKI, ŞAKI, YAKI, DAKI, NAKI, KAKI

3 harfli kelimeler

AKI

Bazı kelimelerin anlamları

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.

ERKEKŞAKI

Kirmenin ağaç kanatları. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

HASANFAKI

Sakarya ilinde, Söğütlü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

ÖMERFAKI

Kütahya şehri, Örencik nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

AHLETGAKI

Yassı taşlarla oynanan bir çocuk oyunu. Dilimlenerek kurutulmuş ahlat kurusu.

MUŞAMAKI

Pencere kenarı (Çayağzı).

HÜSEYİNFAKI

Çanakkale ilinde, Ayvacık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

BARAKFAKI

Bursa ilinde, Kestel belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

ADAMFAKI

Sivas ilinde, Zara belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

HABİPFAKI

Samsun ilinde, Beşpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KANCIKŞAKI

Kirmenin iki kanadından üst orta kısmı çukur olanı. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

HİMMETFAKI

Sivas ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

NUSRATFAKI

Tekirdağ ili, İnecik bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

EVLİYAFAKI

Ankara kenti, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

İLYASFAKI

Çanakkale şehrinde, Ayvacık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

DURSUNFAKI

Bolu şehrinde, Gerede ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında AKI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞALANMAK

Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.

AÇIT

Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

ABLALIK

Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

AGANTA

Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

ACEM

Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ADAMCA

İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AĞIRAYAK

Doğurması yakın (kadın).