Kelimeler arşivi içinde; başında "akk" olan, toplam 84 adet kelime bulunmaktadır. akk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu akk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde akk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AKKORLAŞTIRILMAK
AKKORLAŞTIRILMA
AKKORLAŞTIRMAK
AKKORLAŞTIRMA
AKKARINCALAR
AKKORLAŞMAK
AKKORLAŞMA, AKKOVANLIK
AKKELEBEK, AKKAYACIK, AKKOYUNLU, AKKARINCA, AKKARAMAN
AKKINMAK, AKKIRKAZ, AKKORLUK, AKKERPİÇ, AKKUNDUZ, AKKOCALI, AKKERMAZ, AKKERMAN, AKKERKES, AKKORIŞI, AKKOŞNİL, AKKEÇİLİ, AKKUZULU, AKKADİNA, AKKUYRUK, AKKAYNAK, AKKAYRAK, AKKAYŞAK
AKKÖPRÜ, AKKEFAL, AKKABAK, AKKÖZLÜ, AKKONDU, AKKONAK, AKKULAK, AKKADIN, AKKEMİK, AKKULUT, AKKAKIK, AKKİRPİ, AKKİRAZ, AKKOZAK, AKKIŞLA, AKKANAT, AKKIRAÇ, AKKUYAŞ, AKKILIÇ, AKKUTLU, AKKATIK, AKKAVAK, AKKOŞAN
AKKÖSE, AKKOCA, AKKİSE, AKKURT, AKKESE, AKKENT, AKKEÇİ, AKKAYA, AKKUYU, AKKALE
AKKUM, AKKUR, AKKUŞ, AKKÖZ, AKKİL, AKKÖY, AKKOZ, AKKOR, AKKOÇ, AKKIZ, AKKIN, AKKER, AKKAŞ, AKKAR, AKKAP, AKKAN
AKKO, AKKI, AKKA
AKK
AKK
Hak.
AKKORLAŞTIRMAK
Akkor durumuna getirmek.
AKKARINCALAR
Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu, termitler.
AKKOYUNLU
Afyon kenti, Başmakçı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Afyon ilinde, Çobanlar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır şehrinde, Yoğun bucağına bağlı bir yerleşim yeri. İzmir şehri, Tire ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Şırnak ili, Haberli bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
AKKORLAŞTIRILMA
Akkorlaştırılmak işi.
AKKORLAŞMA
Akkorlaşmak durumu.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AKKARINCA
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).
AKKORLAŞMAK
Akkor durumuna gelmek.
AKKORLAŞTIRILMAK
Akkor durumuna getirilmek.
AKKIRKAZ
Kartal cinsinden, kanatlarının ucu siyah bir kuş.
AKKOVANLIK
Muğla kenti, Milâs belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
AKKINMAK
Özenmek, meyletmek, gönül vermek, sevmek.
AKKAYACIK
Yuvasını kayaların derin kovuklarında yapan, kanatları siyah tüylü küçük bir kuş.
AKKORLAŞTIRMA
Akkorlaştırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
AYAKKABICI
Ayakkabı yapan veya satan kimse, başmakçı, pabuççu. Ayakkabı satılan yer.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
AYAKKABICILIK
Ayakkabıcının yaptığı iş, pabuççuluk.
AKÇAKAVAK
Akkavak.
AMPUL
İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
AYVACIK
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri. Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
AKKORLUK
Akkor olma durumu.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AYAKKABILIK
Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).
ATMACA
Kartalgillerden, ava alıştırılabilen küçük bir yırtıcı kuş, akkuş (Accipiter nisus).