Kelimeler arşivinde; içinde "akk" olan, toplam 366 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu akk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TOPRAKKAZANGİLLER
AKKORLAŞTIRILMAK, HOMOPOLİSAKKARİT, KUYUCAKKARAPINAR, LİPOPOLİSAKKARİT, MUKOPOLİSAKKARİT
AKKORLAŞTIRILMA, SAKKARİFİKASYON
AKKORLAŞTIRMAK, ÇANAKKALELİLİK, MEŞAKKATSİZLİK
AYAKKABICILIK, HAKKIMÜKTESEP, SICAKKANLILIK, TERAKKİPERVER, SAKKAROZÖLÇER, AİRSAKKULİTİS, AKKORLAŞTIRMA, ÇORAKKADİRLER, HAKKEDEBİLMEK, KAYAKKIÇIRĞAN, OLİGOSAKKARİT
AKKARINCALAR, MUVAKKİTHANE, YAPRAKKURUSU, ZAKKUMGİLLER, ZAKKUMLAŞMAK, HÜSNÜTELAKKİ, SAKKAROMETRE, ÇAKKALABADAM, ÇOMAKKURTLAR, HAKKARİLİLİK, HAKKEDEBİLME, ÖKSÜZTAKKASI, POLİSAKKARİT, SAKKARİMETRE, SAKKARİMETRİ, SAKKAROFİLİK, TARLABAKKALI
AYAKKABILIK, BACAKKALEMİ, MEŞAKKATSİZ, ZAKKUMLAŞMA, AKKORLAŞMAK, ASALAKKIRAN, BAKACAKKADI, BAKKARİNOİT, ÇANAKKALELİ, DAYAKKESİRİ, GAKKIRDAMAK, HAKKILDAMAK, HAKKIRDAMAK, KAYRAKKEŞLİ, KEÇİZAKKUMU, OĞLAKKARASI, PARMAKKAĞNI, PARMAKKURDU, SUSAKKABAĞI, ŞAKKILDAMAK, TAKKADARTAN, TAKKALANMAK, TOPRAKKAZAN
AYAKKABICI, BACAKKIRAN, HAKKANİYET, HAKKIHIYAR, HAKKISÜKUT, MEŞAKKATLİ, MUVAKKATEN, MÜSAKKAFAT, MÜTEHAKKİM, MÜTEVAKKIF, MÜTEYAKKIZ, NAKKARHANE, SICAKKANLI, ŞIRAKKADAK, TOPRAKKALE, HAKKIHUZUR, AKKORLAŞMA, AKKOVANLIK, BAKKALBAZİ, CAKKIRAMAK, ÇAKKIRAMAK, ÇAKMAKKAYA, ÇANAKKIRAN, DİSAKKARİT, GAKKALAMAK, GAKKILAMAK, GAKKIRAMAK, HAKKIBEYLİ, ISLAKKARGA, KABAKKAĞNI, Devamını Oku »»
AKKARAMAN, AKKARINCA, AKKELEBEK, BAKKALİYE, BAKKALLIK, BOZBAKKAL, ÇANAKKALE, HAKKETMEK, MÜTERAKKİ, NAKKAŞLIK, ŞAKKETMEK, UŞAKKAPAN, AKKAYACIK, AKKOYUNLU, ÇAKKILDAH, ÇAKMAKKÖY, ÇARDAKKÖY, HAKKARİLİ, KAPAKKAYA, KAPIHAKKI, KAYNAKKÖY, KONAKKALE, KUŞAKKAYA, OĞLAKKAYA, SANCAKKÖY, ŞAKKALGAN, ŞAKKALHAM, ŞAKKALHAN, ŞIRAKKADE, TIRAKKALI, Devamını Oku »»
AKKORLUK, AKKUYRUK, AYAKKABI, BİHAKKIN, HAKKETME, HAKKINDA, HAKKIYLA, MEŞAKKAT, MUHAKKAK, MUHAKKİK, MUVAKKAT, MUVAKKİT, RAKKASLI, ŞAKKADAK, ŞAKKETME, TAHAKKUK, TAHAKKÜM, TAKKADAK, TAKKESİZ, TEVAKKUF, TEYAKKUZ, ZAKKUMLU, AKKADİNA, AKKAYNAK, AKKAYRAK, AKKAYŞAK, AKKEÇİLİ, AKKERKES, AKKERMAN, AKKERMAZ, Devamını Oku »»
AKKAVAK, AKKEFAL, AKKIŞLA, MUAKKİP, MUSAKKA, NAKKARE, RAKKASE, TAKKELİ, TELAKKİ, TERAKKİ, TEVAKKİ, AKKABAK, AKKADIN, AKKAKIK, AKKANAT, AKKATIK, AKKEMİK, AKKILIÇ, AKKIRAÇ, AKKİRAZ, AKKİRPİ, AKKONAK, AKKONDU, AKKOŞAN, AKKOZAK, AKKÖPRÜ, AKKÖZLÜ, AKKULAK, AKKULUT, AKKUTLU, Devamını Oku »»
BAKKAL, NAKKAŞ, RAKKAS, ZAKKUM, AKKALE, AKKAYA, AKKEÇİ, AKKENT, AKKESE, AKKİSE, AKKOCA, AKKÖSE, AKKURT, AKKUYU, CAKKAL, CAKKAV, CAKKIL, CAKKOL, CAKKUL, ÇAKKAL, ÇAKKIL, DAKKIÇ, GAKKAK, GAKKUÇ, HAKKAK, HAKKAP, HAKKAŞ, HAKKAT, HAKKEM, KAKKAK, Devamını Oku »»
AKKOR, AKKÖY, AKKUŞ, TAKKE, AKKAN, AKKAP, AKKAR, AKKAŞ, AKKER, AKKIN, AKKIZ, AKKİL, AKKOÇ, AKKOZ, AKKÖZ, AKKUM, AKKUR, BAKKA, CAKKA, DAKKA, DAKKE, DAKKI, GAKKA, GAKKI, GAKKO, HAKKI, KAKKI, KAKKO, LAKKA, SAKKA, Devamını Oku »»
AKKA, AKKI, AKKO, HAKK
AKK
AKK
Hak.
MUKOPOLİSAKKARİT
Glikozaminoglikan.
TERAKKİPERVER
İlerici.
LİPOPOLİSAKKARİT
Lipitlerin polisakkaritlerle birleşmesinden oluşan herhangi bir molekül.
HAKKIMÜKTESEP
Kazanılmış hak.
SAKKARİFİKASYON
Şekere dönüştürme. Şeker çözeltileriyle doyurma, arpadan malt yapmada olduğu gibi.
AKKORLAŞTIRILMAK
Akkor durumuna getirilmek.
SICAKKANLILIK
Sıcakkanlı olma durumu. Bir insanın bir başkasına karşı doğal ve içgüdüsel olarak bir eğilim, sevgi ve yakınlık duyması, cana yakınlık, sempati, sempatiklik.
MEŞAKKATSİZLİK
Meşakkatsiz olma durumu.
TOPRAKKAZANGİLLER
Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişliler (Simplicidentata) alt takımının, sıçanımsılar (Myomorpha) bölümünden, yapılan tıknaz ve kuyrukları küt, gözleri ve kulakları küçük, yaşayışları köstebeğe benzeyen türlere sahip bir familya.
ÇANAKKALELİLİK
Çanakkaleli olma durumu.
AKKORLAŞTIRILMA
Akkorlaştırılmak işi.
AYAKKABICILIK
Ayakkabıcının yaptığı iş, pabuççuluk.
HOMOPOLİSAKKARİT
Nişasta, selüloz gibi aynı tip monosakkarit monomerlerinden oluşmuş, dallanmış veya tek zincir durumunda olan polisakkarit, homoglikan.
AKKORLAŞTIRMAK
Akkor durumuna getirmek.
KUYUCAKKARAPINAR
Manisa ilinde, Demirci ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKÇAKAVAK
Akkavak.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AMPUL
İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
BAĞIŞLAMAK
Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.
ATMACA
Kartalgillerden, ava alıştırılabilen küçük bir yırtıcı kuş, akkuş (Accipiter nisus).
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
AYAKKABILIK
Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
AKKORLUK
Akkor olma durumu.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
AYVACIK
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri. Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AYAKKABICI
Ayakkabı yapan veya satan kimse, başmakçı, pabuççu. Ayakkabı satılan yer.