Kelimeler arşivi içinde; başında "ako" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. ako ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ako ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ako olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
AKORTSUZLAŞTIRMA
AKORTSUZLAŞMAK, AKONDROGENEZİS
AKORTSUZLAŞMA
AKONDROPLAZİ, AKOMPANYATÖR
AKORTSUZLUK, AKORTLANMAK, AKORDİYONCU, AKORTLATMAK, AKOMODASYON
AKORTLANMA, AKORDEONCU, AKORTLAMAK, AKORTLATMA, AKORTÇULUK
AKONTİYUM, AKORDEDER, AKORDİYON, AKORTLAMA
AKONİTAZ, AKONİTİN, AKONİTUM, AKORTSUZ, AKORDEON
AKOLÜRİ, AKORTÇU, AKORLUK, AKOBBAH, AKORTLU
AKOZAN, AKOLUK, AKOCAK
AKORT, AKONT, AKOLİ, AKOBA, AKOVA
AKOR, AKOL, AKOB, AKOS, AKOZ
AKO
AKO
Deli, serseri.
AKONDROGENEZİS
Ayak ve bacak kemiklerinin, kemik ve kıkırdaklardaki bozukluklar nedeniyle, aşırı derecede kısalmasıyla belirgin bir yapılış bozukluğu.
AKORDİYONCU
Akordiyon çalan kimse, akordeoncu.
AKORTLANMA
Akortlanmak işi.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
AKORTLANMAK
Akortlama işi yapılmak.
AKORTSUZLAŞMA
Akortsuzlaşmak durumu.
AKONDROPLAZİ
Fibroblast çoğalmasını düzenleyen genin mutasyonundan kaynaklanan, iskelet sistemindeki kıkırdak doku gelişiminin az veya hiç olmamasıyla belirgin, en önemli cücelik nedeni olarak değerlendirilen genetik bozukluk. Kimi köpek ırklarının doğal vücut yapısı bu özelliktedir.
AKORTSUZLAŞTIRMA
Akortsuzlaştırmak işi.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
AKOMPANYATÖR
Bir parça çalındığı zaman ses veya bir aletle ona eşlik eden kimse.
AKOMODASYON
Uyum, uyum süreci. Farklı mesafelerdeki cisim görüntülerinin retina üzerine net düşmesini sağlamak için kaslar aracılığıyla göz merceğinin bu değişik mesafelere kendisini ayarlaması veya uyum sağlama mekanizması.
AKORTLATMAK
Akortlama işini yaptırmak.
AKORDEONCU
Akordiyoncu.
AKORTSUZLAŞMAK
Akordu bozulmak.
AKORTLAMAK
Akort etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAT
Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir takoz türü.
BESİ
Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
BÖCEK
Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.
ISTAKOZ
Istakozlardan, suda yaşayan, birinci ayak çifti güçlü iki kıskaç durumunda gelişmiş bulunan, beyaz eti için avlanan iri bir böcek (Homarus vulgaris).
AKORTLATMA
Akortlatmak işi.
ÇAKOZLAMA
Çakozlamak durumu.
DÜZENLEMEK
Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Düzenleme yapmak. Müzik aletlerini akort etmek. Yapmak, hazırlamak.
HÜCUMBOT
Görevi saldırmak olan, torpidolarla donatılmış, keşif ve karakol görevlerini de yapan, çok hızlı, küçük savaş gemisi.
FARMAKODİNAMİK
Farmakodinami ile ilgili.
ARPEJ
Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.
AKORTLU
Akordu olan, akort edilmiş.
DEVRİYE
Karakol. Osmanlılarda ilmiye sınıfından olan kimselere verilen derece.
ARMONİKA
Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.
BAŞAKORTÇU
Müzik aletlerini akort edenlerin başı.
AKORTSUZ
Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
AKORDEON
Akordiyon.
AKORTLAMA
Akortlamak işi.
HIZÖLÇER
Motorlu araçlarda hız ölçüm aygıtı, takograf, takometre, takigraf.