Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ako" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ako ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ako olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ako olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GUANAKO, ŞAKŞAKO
KORAKO
SAKO, JAKO, KAKO, MAKO
AKO
AKO
Deli, serseri.
KAKO
Erkek kardeş. Akılsız.
MAKO
Dokuma tezgâhında ipliği çeken ağaç mekik.
JAKO
Guguksular (Cuculiformes) takımının, papağangiller (Psittacidae) familyasından, kanatları kırmızı renkli, Afrika'da yaşayan bir tür. (Psittacus erithacus), Guguksular (Cuculiformes) takımının papağangiller (Psittacidae) familyasından bir kuş türü. Külrengi olup kanatları kırmızıdır. Afrikanın ekvator bölgesinde yaşar.
GUANAKO
Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, devegiller (Camelidae) familyasından, 225 cm kadar uzunlukta, 115 cm kadar yükseklikte, 24 cm kadar kuyruğu olan, lama ve alpakanın atası olduğu zannedilen, postu ve eti için avlanan, Güney Amerika'da toplu olarak yaşayan bir tür. (Lama guanicoe), Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının devegiller (Camelidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 225, yüksekliği 115, kuyruğu 24 cm. Kalın, yumuşak ve açık kahverengi tüyleri olan zarif bir hayvandır. Lama ve alpakanın atası olduğu zannedilmektedir. Postu ve eti için avlanır. Güney Amerikada toplu halde yaşar.
ŞAKŞAKO
Gelincik bitkisi.
SAKO
Paltoya benzer bir tür üstlük.
KORAKO
Karga, kuzgun, koraks.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKORTSUZLAŞMA
Akortsuzlaşmak durumu.
BESİ
Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.
AKORDİYONCU
Akordiyon çalan kimse, akordeoncu.
AKORTLU
Akordu olan, akort edilmiş.
AKORTLATMA
Akortlatmak işi.
AKORTLAMA
Akortlamak işi.
ARMONİKA
Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.
AKORTSUZ
Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.
BAT
Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir takoz türü.
AKORDEON
Akordiyon.
AKORTSUZLAŞMAK
Akordu bozulmak.
AKORTSUZLAŞTIRMA
Akortsuzlaştırmak işi.
AKORTLATMAK
Akortlama işini yaptırmak.
BAŞAKORTÇU
Müzik aletlerini akort edenlerin başı.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
AKORDEONCU
Akordiyoncu.
AKORTLANMAK
Akortlama işi yapılmak.
AKORTLANMA
Akortlanmak işi.
AKORTLAMAK
Akort etmek.
ARPEJ
Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.