Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aki" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aki ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aki olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aki olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARAABDÜLBAKİ
GAYRİAHLAKİ
DORUKTAKİ, MİKROFAKİ, MOLLABAKİ, HÜVELBAKİ, ABDÜLBAKİ, MONOBRAKİ
PAMUĞAKİ, AKROPAKİ, PAMUKAKİ, BABAHAKİ, MÜTEBAKİ, SÖBÜLAKİ, LAHURAKİ, KOPANAKİ, İNSİYAKİ, İLTİSAKİ, HARAMAKİ, EMRİVAKİ
DAĞDAKİ, HASLAKİ, BELBAKİ, KANDAKİ, LEYLAKİ, MAVRAKİ, TİRYAKİ, SONRAKİ, SİRTAKİ, NEMBAKİ, NURBAKİ, OYUSAKİ, TAKTAKİ, FİLVAKİ
KAZAKİ, OLSAKİ, İLLAKİ, ENDAKİ, TİRAKİ, AHLAKİ, CURAKİ, MÜLAKİ, OYSAKİ, ÖSTAKİ, PİLAKİ, SOMAKİ, ŞALAKİ, TELAKİ, ZORAKİ, LİMAKİ, BALAKİ, BÖLAKİ, ÇÜLAKİ
AHAKİ, ARAKİ, İSAKİ, AFAKİ, OGAKİ, OTAKİ
TAKİ, ŞAKİ, MAKİ, ZAKİ, PAKİ, SAKİ, NAKİ, VAKİ, BAKİ, HAKİ
AKİ
AKİ
Kardeş.
DORUKTAKİ
Kolan, ya da piramidin en üstündeki kişi.
MİKROFAKİ
Göz merceğinin doğuştan küçük olması. Köpek, buzağı ve kedilerde göz merceğinin yer değiştirmesi, mikroftalmi, katarak ve ön göz kamarası mezenkim anomalileriyle birlikte görülür.
SÖBÜLAKİ
Yumurta biçimi, oval. 1.Çok uzun, yadırganan boyda (insan, ağaç ve benzerleri için).
PAMUĞAKİ
Bir çeşit pamuklu bez.
MÜTEBAKİ
Geri kalan, kalan.
BABAHAKİ
Diyarbakır şehrinde, Bismil belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HÜVELBAKİ
"Baki kalan Allah'tır." anlamında ve genellikle mezar taşlarına yazılan bir söz.
PAMUKAKİ
Beyaz iş işlemekte kullanılan bir tür parlak pamuk ipliği.
LAHURAKİ
Lahor'da yapılmış olan (bir tür şal kumaşı), lahuri.
MOLLABAKİ
Muş kenti, Malazgirt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
MONOBRAKİ
Ön bacaklardan birinin yokluğu.
ABDÜLBAKİ
Her zaman var olan Tanrı'nın kulu.
AKROPAKİ
Hipertrofik osteopati.
GAYRİAHLAKİ
Ahlaka aykırı.
KARAABDÜLBAKİ
Kocaeli kenti, Akmeşe bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
AHLAKLILIK
Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.
AKILLI
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
AHLAF
Bizden sonrakiler, eslaf karşıtı.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AFYONKEŞ
Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.