AKI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "akı" olan, toplam 108 adet kelime bulunmaktadır. akı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu akı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde akı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

AKILSALLAŞTIRMAK, AKIŞKANLAŞTIRMAK

15 harfli kelimeler

AKILSALLAŞTIRMA, AKIMMIKNATISLIK, AKIŞKANLAŞTIRMA

13 harfli kelimeler

AKILLANDIRMAK, AKILSIZCASINA, AKIŞKANLAŞMAK

12 harfli kelimeler

AKILLANDIRMA, AKILLICASINA, AKILLILAŞMAK, AKINTISIZLIK, AKIŞKANLAŞMA, AKIŞKANSILIK

11 harfli kelimeler

AKILLILAŞMA, AKINTIÖLÇER, AKITABİLMEK, AKITIVERMEK

10 harfli kelimeler

AKILLANMAK, AKILSIZLIK, AKIMSAKLAR, AKIMTOPLAR, AKINKAYASI, AKIŞKANLIK, AKIŞMAZLIK, AKITABİLME, AKITIVERME

9 harfli kelimeler

AKILALMAZ, AKILCILIK, AKILLANMA, AKILLILIK, AKILSIZCA, AKIMÖLÇER, AKINCIBAY, AKINCILAR, AKINCILIK, AKINDIRIK, AKINTISIZ, AKIRBALIK, AKIRCINLI, AKIRHERGİ, AKIŞBİLİM, AKIŞKANSI, AKIŞMASIZ, AKIŞÖLÇER, AKITMACIK, AKITMATOR, AKIVERMEK

8 harfli kelimeler

AKICILIK, AKILLICA, AKINOĞLU, AKINTILI, AKINYOLU, AKIÖLÇER, AKIRAZGI, AKIRTMAÇ, AKIŞMALI, AKITMALI, AKIVERME

7 harfli kelimeler

AKILLIM, AKILSAL, AKILSIZ, AKINALP, AKINCAK, AKINERİ, AKINGAN, AKINMAK, AKINTAN, AKIPRIK, AKIRABA, AKIRDAK, AKIRGAN, AKIŞKAN, AKIŞMAK, AKIŞMAZ, AKIŞSIZ, AKITMAÇ, AKITMAK

6 harfli kelimeler

AKIBET, AKILCI, AKILLI, AKIMAN, AKIMCI, AKIMLI, AKINAL, AKINCI, AKINER, AKINTI, AKIRAP, AKIRAZ, AKIRBA, AKISGA, AKIŞKI, AKIŞLI, AKIŞMA, AKIŞTA, AKITAÇ, AKITIŞ, AKITMA

5 harfli kelimeler

AKICI

4 harfli kelimeler

AKIL, AKIM, AKIN, AKIR, AKIS, AKIŞ, AKIT

3 harfli kelimeler

AKI

Bazı kelimelerin anlamları

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.

AKILLICASINA

Akıllıca.

AKIMMIKNATISLIK

Elektrik akımlarının mıknatıssal özelliklerini ve uygulamalarını inceleyen doğabilim dalı.

AKILLANDIRMA

Akıllandırmak işi.

AKILLANDIRMAK

Aklını kullanmasını sağlamak, aklını başına getirmek.

AKIŞKANLAŞTIRMA

Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.

AKIŞKANLAŞMA

Akışkanlaşmak durumu.

AKIŞKANLAŞMAK

Akışkan duruma gelmek.

AKILLILAŞMA

Akıllılaşmak durumu.

AKILSALLAŞTIRMA

Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.

AKILSALLAŞTIRMAK

Bir şeyi akılsal duruma getirmek.

AKILLILAŞMAK

Akıllı duruma gelmek.

AKIŞKANSILIK

Akışkanların, kendi içlerindeki bağıl devinime gösterdikleri direnme özelliği.

AKINTISIZLIK

Akıntısız olma durumu.

AKIŞKANLAŞTIRMAK

Akışkan duruma getirmek.

AKILSIZCASINA

Akılsızca.

  -   -   -  

Anlamında AKI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ABLALIK

Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

AGANTA

Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

ACEM

Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ADAMCA

İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.

AĞIRAYAK

Doğurması yakın (kadın).

AĞALANMAK

Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.

AÇIT

Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.